güvendi ile cümle

güvendi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Senin güvendiğin Tanrıdan korkun değil mi, Umudun kusursuz yaşamında değil mi?Ο φοβος σου δεν ειναι το θαρρος σου, και η ευθυτης των οδων σου η ελπις σου;
Senin güvendiğin Tanrıdan korkun değil mi, Umudun kusursuz yaşamında değil mi?Богобоязненность твоя не должна ли быть твоею надеждою, и непорочность путей твоих – упованием твоим?
Senin güvendiğin Tanrıdan korkun değil mi, Umudun kusursuz yaşamında değil mi?В страха ти от Бога не е ли твоето упование, И в правотата на пътищата ти твоята надежда?
Senin güvendiğin Tanrıdan korkun değil mi, Umudun kusursuz yaşamında değil mi?הלא יראתך כסלתך תקותך ותם דרכיך׃
Senin güvendiğin Tanrıdan korkun değil mi, Umudun kusursuz yaşamında değil mi?أليست تقواك هي معتمدك ورجاؤك كمال طرقك.
Senin güvendiğin Tanrıdan korkun değil mi, Umudun kusursuz yaşamında değil mi?你 的 倚 靠 、 不 是 在 你 敬 畏 神 麼 . 你 的 盼 望 、 不 是 在 你 行 事 純 正 麼
Senin güvendiğin Tanrıdan korkun değil mi, Umudun kusursuz yaşamında değil mi?你 的 倚靠 、 不 是 在 你 敬畏 神麼 . 你 的 盼望 、 不 是 在 你 行事 純正麼
Sonunda Action Yayımcılık buna gönüllü oldu ve bana güvendi, ve de diyeceklerimi dinlemeye hazırdı.자, 한 출판사, 액션 퍼블리싱 (Action Publishing)은, 도약하는것, 나를 신용하는 것, 또 내가 해야만 했던 말들을 듣는 것을 택했습니다.
Sonunda Action Yayımcılık buna gönüllü oldu ve bana güvendi, ve de diyeceklerimi dinlemeye hazırdı.Et forlag, Action Publishing, var villig til at tage chancen, og høre hvad jeg havde at sige.
Sonunda Action Yayımcılık buna gönüllü oldu ve bana güvendi, ve de diyeceklerimi dinlemeye hazırdı.Jedno wydawnictwo, Action Publishing postanowiło zaryzykować i zaufać mi, że mam coś do powiedzenia.
Sonunda Action Yayımcılık buna gönüllü oldu ve bana güvendi, ve de diyeceklerimi dinlemeye hazırdı.Один издатель, Action Publishing, решился совершить такой шаг и поверил мне, и услышал, что я хотела сказать.
Sonunda Action Yayımcılık buna gönüllü oldu ve bana güvendi, ve de diyeceklerimi dinlemeye hazırdı.כעת, מוציא לאור אחד בשם Action Publishing, הביע נכונות והיה מוכן לבטוח בי, ולשמוע את מה שהיה לי לומר.
Sonunda Action Yayımcılık buna gönüllü oldu ve bana güvendi, ve de diyeceklerimi dinlemeye hazırdı.ومن ثم قام أحدى الناشرون بنشر القصص مخاطراً بتلك المخاطرة وواثقاً بي وإستمع لما أريد قوله .
Sonunda Action Yayımcılık buna gönüllü oldu ve bana güvendi, ve de diyeceklerimi dinlemeye hazırdı.勇気を示して 私を信頼し 私が言いたかったことを聞いてくれました そして出版されたのが 私の最初の本「空飛ぶ指」です
Şu anda insanlar sırf sana güvendikleri için buna katlanıyorlarAdesso tutti ti seguono perche' si fidano di te.
Şu anda insanlar sırf sana güvendikleri için buna katlanıyorlarEn este momento todos hacen lo que se les ordena porque confían en ti.
Şu anda insanlar sırf sana güvendikleri için buna katlanıyorlarToată lumea se ocupă de asta pentru că au încredere în tine.
Şu anda insanlar sırf sana güvendikleri için buna katlanıyorlarVąichni zatím spolupracují, protoľe Vám věří.
Şu anda insanlar sırf sana güvendikleri için buna katlanıyorlarWszyscy godzą się na to co się dzieje tylko dlatego, że ci ufają.
Şu anda insanlar sırf sana güvendikleri için buna katlanıyorlarΓια την ώρα, όλοι ακολουθούν επειδή σε εμπιστεύονται.
Şu anda insanlar sırf sana güvendikleri için buna katlanıyorlarПока всё нормально потому, что люди вам доверяют.
Şu anda insanlar sırf sana güvendikleri için buna katlanıyorlarでも、彼らの肩の荷が重すぎて、すぐにあなたに疑問を持ち始めでしょう。
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.a súc cele istý toho, že to, čo zasľúbil, je mocný aj učiniť,
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.Będąc też tego pewien, że cokolwiek on obiecał, mocen jest i uczynić.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.deplin încredinţat că El ce făgăduieşte, poate să şi împlinească.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.e estando certíssimo de que o que Deus tinha prometido, também era poderoso para o fazer.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.És teljesen elhitte, hogy a mit õ ígért, meg is cselekedheti.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.et ayant la pleine conviction que ce qu`il promet il peut aussi l`accomplir.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.Hij was er absoluut van overtuigd dat God kon doen wat Hij beloofd had.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.Ia percaya sekali bahwa Allah dapat melakukan apa yang sudah dijanjikan-Nya
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.ja oli täysin varma siitä, että minkä Jumala on luvannut, sen hän voi myös täyttää.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.je bil popolnoma prepričan, da ima moč tudi storiti, kar je obljubil.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.Jsa tím jist, že cožkoli zaslíbil, mocen jest i učiniti.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.약속하신 그것을 또한 능히 이루실 줄을 확신하였으니
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.och var fullt viss om att vad Gud hade lovat, det var han också mäktig att hålla.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.og var fullt viss på at det han hadde lovt, det var han også mektig til å gjøre.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.og var overbevist om, at hvad han har forjættet, er han mægtig til også at gøre.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.pienamente convinto che quanto egli aveva promesso era anche capace di portarlo a compimento
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.plenamente convencido de que Dios, quien había prometido, era poderoso para hacerlo
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.und wußte aufs allergewisseste, daß, was Gott verheißt, das kann er auch tun.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.vì tin chắc rằng điều chi Ðức Chúa Trời đã hứa, Ngài cũng có quyền làm trọn được.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.vì tin chắc rằng điều chi Ðức_Chúa_Trời đã hứa , Ngài cũng có quyền làm trọn được .
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.και πεποιθως οτι εκεινο, το οποιον υπεσχεθη, ειναι δυνατος και να εκτελεση.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.и будучи вполне уверен, что Он силен и исполнить обещанное.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.і впевнившись, що Обіцявший вдолїє й зробити.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.וידע בלבב שלם כי את אשר הבטיח גם יכל לעשותו׃
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.وتيقن ان ما وعد به هو قادر ان يفعله ايضا.
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.且 滿 心 相 信 、 神 所 應 許 的 必 能 作 成
Tanrının vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.且 滿心 相信 、 神 所 應許 的 必能 作成
Tek yapmanız gereken düğmeyi tıklamaktır. Güvendiğiniz insanlardan sevdiğiniz şeyleri bulmanın yolu budur.Wystarczy kliknąć jeden przycisk, by się zalogować i odkrywać piękne rzeczy dzięki osobom, którym ufasz.
Ve onlardan sonra gelen nesillerin, ülkemizin kuruluşundaki öğretiyi güvence altında tutacaklarına güvendiler.200年以上にわたり
Ve onlardan sonra gelen nesillerin, ülkemizin kuruluşundaki öğretiyi güvence altında tutacaklarına güvendiler.모든 세대가 우리의 개국 신념을 지켜나가도록 맡겼습니다.
Ya, ben sanırım boğaya daha çok kararlılıktan biniyorum, kendime güvendiğimden değil.Bueno, creo que me motiva más la determinación que la confianza
Ya, ben sanırım boğaya daha çok kararlılıktan biniyorum, kendime güvendiğimden değil.Cred că eu călăresc mai mult din determinare decât din încredere.
Ya, ben sanırım boğaya daha çok kararlılıktan biniyorum, kendime güvendiğimden değil.Et bien je pense que je fais du rodéo davantage par détermination que par confiance.
Ya, ben sanırım boğaya daha çok kararlılıktan biniyorum, kendime güvendiğimden değil.Hmm, myślę, że jeżdżę bardziej dzięki determinacji niż pewności siebie.
Ya, ben sanırım boğaya daha çok kararlılıktan biniyorum, kendime güvendiğimden değil.Ik denk dat ik eerder rij uit vastberadenheid dan uit zelfvertrouwen.
Ya, ben sanırım boğaya daha çok kararlılıktan biniyorum, kendime güvendiğimden değil.Io credo di cavalcare più per determinazione che fiducia in me stesso.
Ya, ben sanırım boğaya daha çok kararlılıktan biniyorum, kendime güvendiğimden değil.제가 자신감보다 더 많은 확신을 가지고 있다고요.
Ya, ben sanırım boğaya daha çok kararlılıktan biniyorum, kendime güvendiğimden değil.Tôi nghĩ là tôi nỗ lực một cách ngoan cố nhiều hơn là tự tin.
İlgili Sayfalar