Artık Tom'a güvenemiyorum.I can no longer trust Tom.
Burada yüzmenin güvenli olduğunu sanmıyorum.I don't think it's safe to swim here.
Tom'a güvenilebileceğini bilmem gerekiyor.I need to know that Tom can be trusted.
Şimdiye kadar Tom'a güvenmemem gerektiğini bilmeliyim.I should know by now that I shouldn't trust Tom.
İçgüdülerime güvenmeyi artık bilmeliyim.I should know by now to trust my instincts.
Burada yüzmenin güvenli olduğunu düşünüyorum.I think it's safe to swim here.
Odanın sizi tatmin edeceğine güveniyorum.I trust the room will be to your satisfaction.
Sana başka birinden daha çok güveniyorum.I trust you more than anyone else.
Sana herkesten daha çok güveniyorum.I trust you more than anyone else.
Tom'a güvenmem gerekenden daha çok güvendim.I trusted Tom more than I should have.
Hislerime güvenmem gerekip gerekmediğini merak ediyorum.I wonder if I should trust my instincts.
Tom'a güvenebileceğimizden neredeyse eminim.I'm almost certain that we can trust Tom.
Birilerine sordum ve herkes sana güvenmememizi söylüyor.I've asked around and everybody says that we shouldn't trust you.
Bana sana güvenilemeyeceği söylendi.I've been told that you can't be trusted.
Bu köprüyü şimdi geçmek gerçekten güvenli değil.It's just not safe to cross this bridge right now.
Bu gerçekten güvenli değil.It's just not safe.
Artık onlara güvenemeyiz.We can't trust them now.
Bir güvenlik ihlâlimiz var.We have a security breach.
Onlara güvenmek zorundayız.We have to trust them.
Onlara güvenmeliyiz.We have to trust them.
Onlara güvenmemiz gerekiyor.We have to trust them.
Güvenilir kaynaklardan onun hakkında bilgi edindim.We learned about that from reliable sources.
Birbirimize güvenmeliyiz, Tom.We must trust each other, Tom.
Güvenebileceğimiz insanları istihdam etmeliyiz.We need to hire people we can trust.
Sana neden güvenmeliyiz?Why should we trust you?
Size neden güvenmeliyiz?Why should we trust you?
Neden sana güvenmeliyiz?Why should we trust you?
Neden size güvenmeliyiz?Why should we trust you?
Sana güvenmemizi istedin.You asked us to trust you.
Hepimize güvenebilirsin.You can trust all of us.
Hepimize güvenebilirsiniz.You can trust all of us.
Bana güvenebilirsin.You can trust me.
Tom'a güvenebilirsin.You can trust Tom.
Tom'a güvenebilirsiniz.You can trust Tom.
Bize güvenebilirsin.You can trust us.
Bize güvenebilirsiniz.You can trust us.
Bana güvenebilirdin.You could have trusted me.
Bize tamamen güvenmiyorsun, değil mi?You don't entirely trust us, do you?
Bize gerçekten güvenmiyorsun, değil mi?You don't really trust us, do you?
Siz arkadaşlar gerçekten güvenlik gözlükleri takıyor olmalısınız.You guys should really be wearing safety glasses.
İçgüdülerine güvenmelisin.You have to trust your instincts.
Kendinize güvenmelisiniz.You must trust in yourselves.
Bize güvenmelisin.You must trust us.
İnsanlara güvenmeyi öğrenmelisin.You need to learn to trust people.
Bana hiç güvenmedin.You never trusted me.
Bana güvenmen gerekecek.You'll have to trust me.
Güvenimizi ihlal ettin.You've violated our trust.
Tom güvenimi istismar etti.Tom abused my confidence.
Tom güvenimizi istismar etti.Tom abused our trust.
Tom güvenle geldi.Tom arrived safely.
Tom'a güven duyulabilir.Tom can be counted on.
Tom yardım için diğer insanlara neredeyse hiç güvenmez.Tom hardly ever relies on other people for help.
Tom diğer insanların yardımına neredeyse hiç güvenmez.Tom hardly ever relies on other people's help.
Tom bana hiç güvenmedi.Tom has never trusted me.
Tom'un bize güvenmekten başka hiç seçeneği yok.Tom has no choice but to trust us.
Tom bir güvenlik görevlisidir.Tom is a security officer.
Tom bir güvenlik uzmanıdır.Tom is a security specialist.
Tom eski ve güvenilir bir dosttur.Tom is an old and trusted friend.
Tom işsiz bir güvenlik görevlisidir.Tom is an unemployed security guard.
Tom'un çok güvenilir olduğu düşünülüyor.Tom is considered very reliable.