Ana içeriğe geç
Sözlük

güven ile cümle

güven kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Suriye'deki Birleşik Devletler elçisi güvenlik nedenlerinden dolayı ülkeyi terk etti.The United States Ambassador in Syria left the country for security reasons.
Birbirimize güvenmemiz lazım.We need to trust each other.
Tom güven ve kibir arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't understand the difference between confidence and arrogance.
Kendinize olan güveni asla kaybetmeyin... Yapmak istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz.Never lose faith in yourself. You can do everything you want to do.
Bana güvenmedin.You didn't trust me.
Sen benim güvenimi kötüye kullandın.You've abused my trust.
Gitmek için güvenli olup olmadığını görmek için Tom pencereden dışarı baktı.Tom peeked out the window to see if it was safe to leave.
Onlar Tom'un güvendiği tek insan.They're the only ones Tom can trust.
Tom'a bunun güvenli olmayacağını söyledim.I told Tom that it wouldn't be safe.
Tom ve Mary şimdi John'a güvenmiyorlar.Tom and Mary just don't trust John.
Güvenebileceğimiz birini tanıyor musun?Do you know someone we could trust?
Sizin güvenilmez olduğunuzu sandık.We thought you were untrustworthy.
Tom Mary'nin güvendiği tek kişi.Tom is the only one Mary trusts.
Güvenebileceğin birine ihtiyacı var.You need someone you can trust.
Tom ve Mary her ikisi de John'a güveniyordu.Tom and Mary both trusted John.
Tom ve Mary birbirlerine güvenirler.Tom and Mary trust each other.
Tom kendini güvende hissetmediğini söyledi.Tom said he didn't feel safe.
Tom hiçbirimize güvenmez.Tom doesn't trust any of us.
Tom benimle güvende olacak.Tom will be safe with me.
Tom hiç Mary'ye güvenmedi.Tom never trusted Mary.
Tom çok kendine güvenen değil.Tom isn't so confident.
Onların kendilerini güvende hissetmeleri gerek.They need to feel safe.
Tom ve Mary güvendeler.Tom and Mary are safe.
Tom henüz güvenli değil.Tom isn't safe yet.
Tom güvenli bir yere kaçtı.Tom ran for cover.
Kadınlara güvenmem.I don't trust women.
Kadınlara güvenmiyorum.I don't trust women.
Tom bizi hep aldattı; ona güvenmiyorum.Tom always deceives us; I don't trust him.
Ona güvenebilir miyiz?Can we trust her?
Sorun sana güvenebilip güvenemeyeceğimi hâlâ bilmediğimdir.The problem is I still don't know if I can trust you.
Sorunum sana güvenmememdir.My problem is I don't trust you.
Ders kitabıma güvenemem.I can't trust my textbook.
Tom meslektaşlarının güvenini kaybetti.Tom lost his colleagues' trust.
Onlar Tom'a olan güvenlerini kaybettiler.They lost their trust in Tom.
Tom onların güvenini kaybetti.Tom lost their trust.
Bir büyük girişimin ana elemanı kendine güvendir.Self-confidence is the principal element of any great endeavor.
Bana güvenebileceğini biliyorsun.You know you can trust me.
Sanırım artık güvendeyiz.I think we're safe now.
Tom'un güvenilir olduğuna gerçekten inanıyor musun?Do you really believe that Tom is reliable?
Burada kaldığınız sürece güvendesiniz.You're safe as long as you stay here.
Olduğun yerde daha güvendesin.You're safer where you are.
Burada benimle güvendesin.You're safe here with me.
Benimle güvende olacaksın.You'll be safe with me.
O güvenli değil.That's not safe.
Sana güvenilemeyeceğini bilmeliydim.I should've known you couldn't be trusted.
Sana güvenmemeyi bilmeliydim.I should've known not to trust you.
Sana tekrar güvenmemem gerektiğini bilmeliydim.I should've known better than to trust you again.
Bana güvenmeliydin.You should've trusted me.
Bana güvenmeliydiniz.You should've trusted me.
Jack'e güvenebilirsiniz.You can rely on Jack.
Bu fırsatı bize duyduğunuz güvene teşekkür etmek için değerlendirmekten memnun olurum.I'd like to take this opportunity to thank you for all the trust you've placed in us.
Jack'e güvenebilirsin.You can depend on Jack.
Tom güvenirliğini kaybetti.Tom lost his credibility.
Artık Tom'a güvenmiyoruz.We don't trust Tom anymore.
Kendine daha çok güvenin olmalı.You should have more faith in yourself.
Güvenli hissetmelisin.You should feel confident.
Öyle çantalarla yürümek güvenli değil.It is not safe to walk with the bags like that.
Tom hâlâ Mary'ye o kadar çok güvenmiyor.Tom still doesn't trust Mary all that much.
Tom hâlâ Mary'ye çok fazla güvenmiyor.Tom still doesn't trust Mary very much.
Tom'a hâlâ o kadar çok güvenmiyorum.I still don't trust Tom all that much.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod