güreş ile cümle
güreş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Lisede güreş takımına girdim, takım kaptanı oldum, harika birşeydi.In der Schule konnte ich ringen. Ich wurde Teamkapitän, und das war klasse.
Lisede güreş takımına girdim, takım kaptanı oldum, harika birşeydi.J'ai rejoint l'équipe de lutte au lycée. J'en suis même devenu le capitaine, et c'était génial.
Lisede güreş takımına girdim, takım kaptanı oldum, harika birşeydi.고등학교에서는 레슬링도 할 수 있었습니다. 팀에서 주장도 맡았는데 정말 좋았죠.
Lisede güreş takımına girdim, takım kaptanı oldum, harika birşeydi.Mohl zápasit na střední škole. Stal jsem se kapitánem týmu a to bylo skvělé.
Lisede güreş takımına girdim, takım kaptanı oldum, harika birşeydi.Podia fazer luta-livre na escola. Tornei-me capitão da equipa, o que foi ótimo.
Lisede güreş takımına girdim, takım kaptanı oldum, harika birşeydi.Tôi có thể đấu vật trong trường. Tôi còn trở thành đội trưởng của đội tuyển trường, thật tuyệt làm sao.
Lisede güreş takımına girdim, takım kaptanı oldum, harika birşeydi.Tuve la oportunidad de luchar en la secundaria. Llegué a ser capitán del equipo y eso fue genial.
Lisede güreş takımına girdim, takım kaptanı oldum, harika birşeydi.W liceum zostałem nawet zapaśnikiem. Zostałem kapitanem drużyny, i to było wspaniałe.
Lisede güreş takımına girdim, takım kaptanı oldum, harika birşeydi.Zelfs om op de middelbare school te gaan worstelen. Ik werd de kapitein van het team, dat was geweldig.
Lisede güreş takımına girdim, takım kaptanı oldum, harika birşeydi.Μπορούσα να κάνω πάλη στο γυμνάσιο. Έγινα αρχηγός της ομάδας και αυτό ήταν σπουδαίο.
Lisede güreş takımına girdim, takım kaptanı oldum, harika birşeydi.Бях в състояние дори да се боря в гимназията. Станах капитан на отбора, и това беше страхотно.
Lisede güreş takımına girdim, takım kaptanı oldum, harika birşeydi.Я мог заниматься борьбой в школе. Я стал капитаном команды, все стало замечательно.
Lisede güreş takımına girdim, takım kaptanı oldum, harika birşeydi.בתיכון יכולתי להתאבק. הייתי הקפטן של הנבחרת וזה היה נהדר.
Lisede güreş takımına girdim, takım kaptanı oldum, harika birşeydi.أصبحت قادراً على المصارعة في المدرسة الثانوية. أصبحت كابتن الفريق، وكان هذا أمراً رائعاً.
Lisede güreş takımına girdim, takım kaptanı oldum, harika birşeydi.チームのキャプテンになって 最高でした 友達とも普通の子として遊べました
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.A títo muži si slobodne volia prísť na našu vedeckú prednášku namiesto sledovania televízie či vzpierania.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.En de mannen hier kozen ervoor om naar onze lessen te komen in plaats van televisie te kijken of te sporten.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.És az itteni férfiak tévézés és súlyemelés helyett saját maguk döntöttek úgy, hogy az előadásainkra jönnek.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.여기있는 남성들은 티비 시청 혹은 운동대신에 과학 강연을 선택한 이들입니다.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.TVや重量挙げの代わりです それは動きだと思います
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.Więźniowie wybierają wykłady zamiast telewizji czy siłowni.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.Y los presos prefieren venir a nuestras charlas de ciencia a mirar TV o hacer pesas.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.Και αυτοί οι άνδρες επιλέγουν να παραβρεθούν στις ομιλίες μας αντί να βλέπουν τηλεόραση ή να σηκώνουν βάρη.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.И люди предпочитали наши научные лекции просмотру телевизора и занятиям тяжелой атлетикой.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.И хората тук са избрали да дойдат на нашите научни лекции, вместо да гледат телевизия или да вдигат тежести.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.І люди надавали перевагу нашим науковим лекціям перед переглядом телевізора чи заняттями важкою атлетикою.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.והאנשים כאן בוחרים להגיע להרצאות המדעיות שלנו במקום לצפות בטלויזיה או להרים משקולות.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.و يختار الشخص هنا أن يأتي الى محاضرتنا العلمية عوضا عن مشاهدة التلفاز أو ممارسة رفع الأثقال.
"Profesyonel güreşçi" olacağım dedim ben de.Allora dissi: "Wrestler professionista".
"Profesyonel güreşçi" olacağım dedim ben de.Alors j'ai dit, "Catcheur professionnel".
"Profesyonel güreşçi" olacağım dedim ben de.Also sagte ich: "Profi-Wrestler."
"Profesyonel güreşçi" olacağım dedim ben de.Așa că am spus: "Luptător profesionist."
"Profesyonel güreşçi" olacağım dedim ben de.Azt mondtam: "Profi pankrátor."
"Profesyonel güreşçi" olacağım dedim ben de.Então eu disse: "Lutador profissional."
"Profesyonel güreşçi" olacağım dedim ben de.Entonces dije, "Luchador profesional".
"Profesyonel güreşçi" olacağım dedim ben de.Jadi aku berkata, "Pegulat profesional."
"Profesyonel güreşçi" olacağım dedim ben de.Ja na to: "Zawodowy zapaśnik".
"Profesyonel güreşçi" olacağım dedim ben de.그래서 제가 말했죠, "프로 레슬러요."
"Profesyonel güreşçi" olacağım dedim ben de.Na to sem dejal: "Poklicni rokoborec."
"Profesyonel güreşçi" olacağım dedim ben de."Professioneel worstelaar."
"Profesyonel güreşçi" olacağım dedim ben de.Så, jag sade, "professionell fribrottare".
"Profesyonel güreşçi" olacağım dedim ben de.Så jeg sagde, "Professionel wrestler."
"Profesyonel güreşçi" olacağım dedim ben de."Showpainija."
"Profesyonel güreşçi" olacağım dedim ben de.Tak jsem řekl, "Profesionální zápasník."
"Profesyonel güreşçi" olacağım dedim ben de.Thế rồi tôi nói 'Đấu vật chuyên nghiệp'
"Profesyonel güreşçi" olacağım dedim ben de.Οπότε είπα, "Επαγγελματίας παλαιστής."
"Profesyonel güreşçi" olacağım dedim ben de."Професионален борец".
"Profesyonel güreşçi" olacağım dedim ben de.Тогда я сказал: "Буду профессиональным борцом".
"Profesyonel güreşçi" olacağım dedim ben de.אז אמרתי, "מתאבק מקצועי."
"Profesyonel güreşçi" olacağım dedim ben de.فقلت، "مصارع محترف".
"Profesyonel güreşçi" olacağım dedim ben de.ふざけるなと返された
Sorunlarla düşüncelerle güreştiren bir süreç.그리고 중요한 쟁점이나 견해와 계속 씨름하는 것입니다.
Sorunlarla düşüncelerle güreştiren bir süreç.מאבק עם נושאים ורעיונות.
Sorunlarla düşüncelerle güreştiren bir süreç.تصارعا مع المسائل واﻷفكار.
Sorunlarla düşüncelerle güreştiren bir süreç.疑いと 手を取り合いながら
Vay anasını, Amanda, az önce Miley'i yere yatırdı. Bu iki deli sürtük şimdi güreşiyor.Отакої, Аманда щойно збила Майлі з ніг, тепер ці дві божевільні сучки б'ються.
Yakup ana rahminde kardeşinin topuğunu tuttu, Büyüyünce Tanrıyla güreşti.(12:4) Dans le sein maternel Jacob saisit son frère par le talon, Et dans sa vigueur, il lutta avec Dieu.
Yakup ana rahminde kardeşinin topuğunu tuttu, Büyüyünce Tanrıyla güreşti.Anyja méhében sarkon fogta bátyját, és mikor erõs volt, küzdött az Istennel.
Yakup ana rahminde kardeşinin topuğunu tuttu, Büyüyünce Tanrıyla güreşti.En el vientre suplantó a su hermano y en su edad viril contendió con Dios
Yakup ana rahminde kardeşinin topuğunu tuttu, Büyüyünce Tanrıyla güreşti.(-) Er hat in Mutterleibe seinen Bruder an der Ferse gehalten, und in seiner Kraft hat er mit Gott gekämpft.