gürbüz ile cümle
gürbüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.39
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
"Bağlarbaşı Futbol Takımı Lig'e Antrenör Bülent Gürbüz yönetiminde iddialı olarak hazırlanıyor"."Mac College head football coach abruptly resigns".
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››'Your silver and your gold is mine. Your wives also and your children, even the best, are mine.'"
Keşfedilen bu yeni türün adı, Latince "kısa, gürbüz ejderha" anlamına gelen Baladeur bondoc.It was called Baladeur bondoc -- Latin for "short, stocky dragon".
Emine Gürbüz'ün makalesi Manifestonun tam metni[ölü/kırık bağlantı]The article of Emine Gürbüz Full text of Manifest
Carbucketty – T.S. Elliot’un ‘gürbüz’ kediler için uygun bulduğu isimlerdendir.Carbucketty - è un gatto che è rimasto nelle idee di T. S. Eliot, doveva essere il "knockabout cat".
Aslıhan, aşağıdaki anlamlara gelebilir: Aslıhan Gürbüz (d.Vi si legge a un certo punto: «Quella canaglia di D.».
"Bağlarbaşı Futbol Takımı Lig'e Antrenör Bülent Gürbüz yönetiminde iddialı olarak hazırlanıyor".«Equipa sénior de andebol do Benfica já treina em Vouzela».
Gürbüz belediyesi 1994 yılında kurulmuştur.Wieżowiec został wybudowany w 1994.
"Bülent Gürbüz Çanakkale antrenörlüğüne yeniden getirildi".Повертався з волейбольного тренування.
Bülent Gürbüz'ün arkasında, takımın ikinci kalecisiydi.A CD Logroño után ez volt a város második csapata.
"Bülent Gürbüz Çanakkale antrenörlüğüne yeniden getirildi".Megkéri, hogy szerezze vissza az "áldott hangdobozát".
Gürbüz belediyesi 1994 yılında kurulmuştur.Οι Urker σχηματίστηκαν το 1994.
Milliyet. s. 13. ^ "Bülent Gürbüz Vefat Etti".3LW – 'Bout it Ciara feat.
"Bülent Gürbüz Çanakkale antrenörlüğüne yeniden getirildi".«Ble oppdaget tilfeldig på trenings-app.
"Bülent Gürbüz Çanakkale antrenörlüğüne yeniden getirildi".正确则返回一个有效的 struct hostent *。
6-7 ay sonra Osman Gürbüz’ü gördüğümde ‘Hablemitoğlu’nun parasını masalarda bitirdik’ dedi.”随后,薛蛮子时隔7个月后发表微博,表示“希望发挥正能量”。
Gürbüz belediyesi 1994 yılında kurulmuştur.Občino Jušinci so ustanovili decembra leta 1994.
Balinalar mükemmel durumdaydı, tombul ve sağlıklı, gürbüz, dolanma yaraları yok, yani olmaları gerektiği gibi.Bili so v odlični formi, zelo debeli in zdravi, krepki in brez brazgotin - takšni kot morajo biti.
Balinalar mükemmel durumdaydı, tombul ve sağlıklı, gürbüz, dolanma yaraları yok, yani olmaları gerektiği gibi.Były w doskonałej kondycji, zdrowe, dobrze odżywione, bez blizn - takie, jak powinny wyglądać.
Balinalar mükemmel durumdaydı, tombul ve sağlıklı, gürbüz, dolanma yaraları yok, yani olmaları gerektiği gibi.Erau într-o stare perfectă, foarte grase și sănătoase, robuste, fără cicatrici, așa cum trebuie să arate.
Balinalar mükemmel durumdaydı, tombul ve sağlıklı, gürbüz, dolanma yaraları yok, yani olmaları gerektiği gibi.그들은 완벽한 상태에 있었습니다. 매우 살찌고 건강하고, 원기 왕성하고, 그물에 걸린 상처도 전혀 없었습니다. 그들의 본연의 모습이었죠.
Balinalar mükemmel durumdaydı, tombul ve sağlıklı, gürbüz, dolanma yaraları yok, yani olmaları gerektiği gibi.Ήταν σε άψογη κατάσταση, πολύ παχιές και υγιείς, ακμαίες, χωρίς σημάδια από δίχτυα, όπως πρέπει να είναι.
Balinalar mükemmel durumdaydı, tombul ve sağlıklı, gürbüz, dolanma yaraları yok, yani olmaları gerektiği gibi.הם היו במצב מושלם, מאוד שמנים ובריאים, חסונים, ללא צלקות מהסתבכויות, הדרך שבה הם אמורים להיראות.
Balinalar mükemmel durumdaydı, tombul ve sağlıklı, gürbüz, dolanma yaraları yok, yani olmaları gerektiği gibi.وقد كانوا في حالة ممتازة ، سمينة جدا وصحية وقوية ، بدون أية ندوب ، هكذا يتوجب ان تكون الحيتان
Balinalar mükemmel durumdaydı, tombul ve sağlıklı, gürbüz, dolanma yaraları yok, yani olmaları gerektiği gibi.健康で、太っていて、がっしりしていて、漁具による傷もなく まさにあるべき姿でした。 入植者が1620年に
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››,Argintul şi aurul tău sînt ale mele, nevestele şi cei mai frumoşi copii ai tăi sînt tot ai mei.``
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››"Así ha dicho Ben-hadad: 'Tu plata y tu oro son míos; tus mujeres y los mejores de tus hijos son míos.'
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››A tua prata e o teu ouro são meus; e também, das tuas mulheres e dos teus filhos, os melhores são meus.
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››Bạc và vàng của ngươi thuộc về ta . Các cung_phi và những con_cái tốt nhất của ngươi cũng thuộc về ta .
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››Bạc và vàng của ngươi thuộc về ta. Các cung phi và những con cái tốt nhất của ngươi cũng thuộc về ta.
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››네 은금은 내 것이요 네 처들과 네 자녀들의 아름다운 자도 내것이니라 하매
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››Tvoje srebro in zlato je moje, in najboljše žene tvoje in otroci tvoji so tudi moji.
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››το αργυριον σου και το χρυσιον σου ειναι εμου και αι γυναικες σου και τα τεκνα σου τα ωραια ειναι εμου.
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››и сказал ему: так говорит Венадад: серебро твое и золото твое – мои, и жены твои и лучшие сыновья твои – мои.
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››Среброто и златото ти е мое; тоже и жените ти и най-добрите от чадата ти са мои.
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››ויאמר לו כה אמר בן הדד כספך וזהבך לי הוא ונשיך ובניך הטובים לי הם׃
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››لي فضتك وذهبك ولي نساؤك وبنوك الحسان.
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››你 的 金 銀 都 要 歸 我 、 你 妻 子 兒 女 中 最 美 的 也 要 歸 我
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››你 的 金銀 都 要 歸我 、 你 妻子 兒 女中 最 美 的 也 要 歸我