Ana içeriğe geç
Sözlük

gür ile cümle

gür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bir an bile o gürültüye tahammül edemem.I can't endure that noise a moment longer.
O gürültü beni neredeyse deli ediyor.That noise is almost driving me mad.
O gürültü neydi?What was that noise?
Gürültülere yakında alışacaksın.You will soon get accustomed to the noises.
Babanla gurur duyuyor musun?Are you proud of your father?
İki yüz elli kilo, bir sumo güreşçisi için bile olağanüstü bir ağırlıktır.Two hundred fifty kilograms is an extraordinary weight even for a sumo wrestler.
Keiko ailesiyle gurur duymaktadır.Keiko is proud of her family.
Şiddetli bir gök gürültüsü vardı.There was a sharp peal of thunder.
Gururu böylesine ahlaksız bir şey yapmasına izin vermezdi.His pride wouldn't allow him to do such a mean thing.
Yoğun trafiğin gürültüsü o kadar çoktu ki polis kendini duyuramadı.The noisy of heavy traffic was such that the policeman could not make himself heard.
Siyah bulutlar gelen gök gürültülü fırtınayı bildirdi.Black clouds announced the coming thunderstorm.
Gürültü yüzünden işime konsantre olamıyorum.I can't concentrate on my work because of the noise.
Çocuklar o kadar gürültü yapıyordu ki çalışamadım.The children were so noisy that I couldn't study.
Gök gürültüsü çocukları korkuttu.The thunder scared the children.
Şirketimizdeki başka hiçbir kadın onun kadar gururlu değil.No other woman in our company is so proud as she.
Çocuklar evdeyken bir sürü gürültüye katlanmak zorundayız.We have to put up with a lot of noise when the children are at home.
Tavan arasında bir gürültü duydum gibi geliyor.It seems to me that I heard a noise in the attic.
Arkamda bir gürültü duydum.I heard a noise behind me.
Benim erkek çocuklarımla gurur duyuyorum.I'm so proud of my boys.
Kızım, Kate, bir şarkı yarışmasını kazandı ve ben onunla gurur duyuyorum.My daughter, Kate, won a singing competition and I'm proud of her.
Hindistan'daki bir guruyu ziyaret etmek için bir randevum var.I have an appointment to visit a guru in India.
Gürültülü müzik, rock gibi, sevmiyorum.I don't like noisy music, such as rock.
Gürültüden dolayı uyuyamadım.I could not sleep because of the noise.
Artık gürültüye katlanamam.I can't put up with the noise any longer.
Ben profesyonel güreşi seviyorum.I like pro wrestling.
Sizinle çalışmaktan gurur duyuyorum.I am proud to work with you.
Ben benim okulum ile gurur duyuyorum.I'm proud of my school.
Okula asla geç kalmamakla gurur duyuyorum.I am proud of never being late for school.
Ben tuhaf bir gürültü duydum.I heard a funny noise.
Erkek kardeşimle gurur duyuyorum.I'm proud of my brother.
Ben gürültülü çocuklara tahammül edemem.I cannot tolerate noisy children.
Kendime seçtiğim meslekten çok gururluyum.I'm very proud of the job I chose myself.
Doktor olmaktan gururluyum.I am proud of being a doctor.
Doktor olmakla gurur duyuyorum.I am proud of being a doctor.
O, oğlu ile gurur duyar.He is proud of his son.
Ben gürültüye alışkınım.I'm used to the noise.
Gürültüden dolayı kendimi duyuramadım.I could not make myself heard on account of the noise.
Gürültülü sınıfta kendimi duyuramadım.I couldn't make myself heard in the noisy class.
Oğlumla gurur duyuyorum.I'm proud of my son.
Ben cadde trafiğinin sürekli gürültüsünden bıktım.I got sick of the constant noise of the street traffic.
Babamın iyi bir aşçı olmasından gurur duyuyorum.I'm proud of my father being a good cook.
Babamla gurur duyuyorum.I'm proud of my father.
Babamla çok gurur duyuyorum.I'm very proud of my father.
Bir gök gürültüsü beni afallattı.I was taken aback by a thunderclap.
Onun gururu onun parayı almasına izin vermedi.His pride did not allow him to take the money.
İşinizle gurur duyuyor musunuz?Do you take pride in your work?
Trafik gürültüsü kulak için çok sert.Traffic noise is very harsh to the ear.
Oturanlar gürültü hakkında şikayette bulundular.The residents made complaints about the noise.
Onunla oldukça gurur duyuyorum.I'm rather proud of it.
Yatak odasında bir gürültü duydum.I heard a noise in the bedroom.
81 yaşındaki büyükbabası onunla gurur duyuyor.The new venture was financed by a group of entrepreneurs.
Ebeveynler, okulda başarılı olduklarında çocuklarıyla gurur duyuyorlar.Parents are proud of their children when they do well in school.
Keşke şu gürültü dursa. Sinirlerimi bozuyor.I wish that noise would stop. It gets on my nerves.
Bebek uyuyor. Gürültü yapmayın.The baby is asleep. Don't make a noise.
Sürekli gürültü bizi sağır etti.The continual noise deafened us.
Öğretmen, gürültücü olduğu için sınıfını azarladı.The teacher scolded her class for being noisy.
Tüm ekip, çalışmalarıyla gurur duyar.The entire crew takes pride in its work.
Hiç sumo güreşi izledin mi?Have you ever watched sumo wrestling?
Onun penceresinin dışındaki gürültü onun uyumasını engelledi.The noise outside his window prevented him from sleeping.
Gürültülü platformda birinin adımı seslendiğini duyabildim.I could hear someone calling my name on the noisy platform.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod