günleri ile cümle

günleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tiyatro pazar günleri açardı.The theater used to open on Sundays.
Tiyatro sadece pazartesi günleri açardı.The theater used to open on Mondays only.
Tiyatro cumartesi günleri bile açılırdı.The theater used to open up even on Saturdays.
Normalde pazar günleri evde kalırım.Normally, I stay at home on Sundays.
Bu bana güzel eski günleri hatırlatıyor.It reminds me of the good old days.
O ona birlikte yaşadıkları mutlu günleri ona hatırlatacak bir hediye verdi.He gave her a gift that would remind her of the happy days they experienced together.
İş günlerinde saat kaçta kalkıyorsun.What time do you get up on workdays?
Pazar günleri ne zaman kalkarsın?What time do you get up on Sundays?
Pazar günleri çalışmaya karşıyım.I am against working on Sundays.
Anneme o günleri hatırlatmak istiyorum.I like to remind my mother of those days.
O, cuma günleri genellikle sahile giderdi.He usually went to the beach on Friday.
Doğum günleri önemlidir.Birthdays are important.
Tatil günlerinin tadını çıkarıyor musun?Are you enjoying the holidays?
Bu düğün günlerinde mutlu bir çiftin resmi.This is a picture of the happy couple on their wedding day.
Tüm gelinler düğün günlerinde güzeldirler.All brides are beautiful on their wedding days.
Bu restoran cumartesi günleri daha yoğun.This restaurant is busier on Saturdays.
Pazar günleri müze açık değil.On Sundays, the museum is not open.
Cumartesi günlerini seviyorum.I like Saturdays.
Bu çevrede pazar günleri çok az etkinlik var.There's very little activity around here on Sundays.
İyi günlerim ve kötü günlerim var.I have good days and bad days.
Cumartesi günleri çoğunlukla uğrayan üç arkadaşım var.I have three friends that often drop by on Saturdays.
Eski iyi günleri özlüyorum.I miss the good old days.
O günleri hatırlıyorum.I remember those days.
Müze pazar günleri kapalıdır.The museum is closed Sundays.
Soğuk kış günlerinden nefret ederim.I hate cold winter days.
Soğuk kış günlerinden nefret ediyorum.I hate cold winter days.
Tom cumartesi günleri genellikle kütüphaneye gider.Tom often goes to the library on Saturdays.
Biz cappuccino içtik ve eski günleri anımsadık.We drank cappuccinos and reminisced.
Pazartesi günleri genellikle burada değilim.I'm usually not here on Mondays.
Tom'un iyi günleri ve kötü günleri var.Tom has good days and bad days.
Hayatımın en güzel günlerini yaşıyorum.I'm having the time of my life.
Özellikle bulutlu günleri severim, neden? Bilmiyorum.I especially like cloudy skies, why? I don't know.
Tom pazartesi günleri çalışmadığını söyledi.Tom said he doesn't work on Mondays.
Tom'un pazartesi günleri bütün gün toplantıları var.Tom has meetings all day on Mondays.
Tom cumartesi günleri neredeyse hiç çalışmaz.Tom almost never works on Saturday.
Hepimizin izin günleri var.We all have our off days.
Sorunu tespit etmek günlerimizi aldı.It took us days to track down the problem.
Cuma günleri ne yaparsın?What do you do on Fridays?
Salı ve perşembe günleri 2.30'da eve gelirim.I come home at 2:30 on Tuesdays and Thursdays.
Almanya'da bir günleri daha kalmıştı.They had one more day left in Germany.
Haftanın günlerinin isimlerini söyle.Say the names of the days of the week.
Tom pazar günleri çalışır.Tom works on Sundays.
O, pazar günleri çalışır.He works Sundays.
Pazar günleri hiç kimse çalışmaz.No one works on Sundays.
Erken kalkmak zorundayım, hatta pazar günleri bile.I have to get up early, even on Sundays.
Tom her zaman pazar günleri öğleye kadar yatakta kalır.Tom always stays in bed until noon on Sundays.
Tom bana neden pazartesi günleri ofise gelmediğimi sordu.Tom asked me why I never came into the office on Mondays.
Tom Mary'nin cumartesi günleri her zaman alışverişe gitmemesini istiyor.Tom wishes Mary wouldn't always go shopping on Saturdays.
Tom genellikle pazartesi günleri oraya gittiğimi biliyor.Tom knows I usually go there on Mondays.
Hafta içi günleri : Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe ve Cuma'dır.The weekdays are: Monday, Tuesday, Wednesday, Thursday, and Friday.
Tom cumartesi günleri evde neredeyse hiç kalmaz.Tom hardly ever stays home on Saturdays.
Tom pazartesi günleri buraya gelirdi.Tom used to come here on Mondays.
Sana eski güzel günleri anlatayım.Let me tell you about the good old days.
Ben o güzel günleri hatırlıyorum.I remember those beautiful days.
Giriş pazar günleri ücretsizdir.Admission is free on Sundays.
Biz İnsanlık Müzesini görmeye gittik ama o, salı günleri kapalıymış.We went to see the Museum of Humankind, but it is closed on Tuesdays.
İşaret "Pazartesi günleri kapalı" diyor.The sign says, "Closed on Mondays".
O, perşembe günleri oynar.He plays on Thursdays.
O, pazartesi günleri sık sık okula geç kalır.He is often late for school on Mondays.
Biz pazartesi günleri her zaman evde değiliz.We're not always at home on Mondays.
İlgili Sayfalar