günleri ile cümle

günleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Babam nadiren, kırk yılda bir, Pazar günleri dışarı çıkar.My father rarely, if ever, goes out on Sundays.
Anne pazar günleri kurabiyeler pişirir.Mother bakes cookies on Sundays.
Pazar günleri her zaman evde değiliz.We are not always at home on Sundays.
Yaşlılık günlerim için para tasarruf ediyorum.I'm saving money for my old age.
O şarkıyı duyduğumda, gençlik günlerimi hatırlarım.When I hear that song, I remember my younger days.
O şarkıyı duyduğum her zaman,lise günlerimi düşünürüm.Every time I hear that song, I think of my high school days.
Ben onlara düğün günlerinin ne zaman olduğunu sormak istiyorum.I want to ask them when their wedding day is.
Pazar günleri çoğunlukla onunla tenis oynardım.I often used to play tennis with him on Sundays.
Pazar günleri her zaman boş olmayabilirim.I may not always be free on Sundays.
Rüzgarlı günleri sevmiyorum.I don't like windy days.
Pazar günleri okula gitmem.I don't go to school on Sundays.
Giriş ücreti 6 £ ama Pazar günleri ücretsiz.The admission costs six euros but on Sundays it's free.
Kütüphane pazar günleri kapalıdır.The library is closed on Sundays.
Almanca dersleri haftada iki kez yapılmaktadır- Pazartesi ve Çarşamba günleri.German classes are held twice a week - on Mondays and Wednesdays.
Cumartesi günleri kız arkadaşı ile buluşur.He meets his girlfriend on Saturdays.
Bu albüm mutlu okul günlerimi hatırlatıyor.That album reminds me of the school happy days.
Bu mağaza pazar günleri açık mı?Is this store open on Sundays?
O, gençlik günlerine geri gitmek istiyor.She would love to go back to the days of her youth.
Ama eski günlerin karları nerede?But where are the snows of olden days?
Düğün günlerinde çok duygular hissettiler.They felt many emotions on their wedding day.
Tokyo sokakları Cumartesi günleri doludur.The streets in Tokyo are full on Saturdays.
Pazartesi günleri çalışmıyorum.I'm not working on Mondays.
Cumartesi günleri asla alışverişe gitmem.I never go shopping on Saturdays.
Jefferson 1801'in o ilk günlerinde mutlu bir başkan oldu.Jefferson was a happy president in those early days of 1801.
Okul günlerinizin hayatınızın en mutlu günleri olduğunu düşünüyor musunuz?Do you think your schooldays are the happiest days of your life?
Tatillerde, ben günleri hiçbir şey yapmadan geçirdim.In the holidays, I spent days doing nothing.
Pazar günleri dinlenirim.On Sundays I rest.
Yaşlılar, Usenet günlerinde internetin daha özgür olduğunu iddia edebilirler.Old-timers might argue the Internet was freest during the Usenet days.
Buraya genellikle salı günleri gelir.She usually comes here on Tuesdays.
Mutlu okul günlerimi derinlemesine düşündüm.I reflected on my happy school days.
Doğum günlerinin önemli olduğunu hissediyor musunuz?Do you feel birthdays are important?
Onlar cuma günleri balık yerler.They eat fish on Fridays.
Birçok katolik Cuma günleri niçin balık yer?Why do many Catholics eat fish on Fridays?
Tom'un sorunçıkaran günleri bitti.Tom's troublemaking days are over.
Tom'un günleri sayılı.Tom's days are numbered.
Tom çoğu günleri turistik yerlerin önünde para istemek için harcadı.Tom spent most days begging for money in front of tourist attractions.
Tom Pazar günleri neredeyse her zaman evdedir.Tom is almost always at home on Sundays.
Tom pazartesi günleri çalışmak zorunda değildir.Tom doesn't have to work on Mondays.
Tom Pazar günleri kitap okumaktan başka hiçbir şey yapmaz.Tom does nothing but read books on Sundays.
Tom Pazar günleri kurabiye pişirir.Tom bakes cookies on Sundays.
Tom ve Mary genellikle Pazar günleri dinlenirler.Tom and Mary usually take it easy on Sundays.
Onlar her zaman, pazar günleri bile, erken kalkarlar.They always wake up early, even on Sundays.
Banka cumartesi günleri açık değil.The bank is not open on Saturdays.
Çocuklar Pazar günleri nehre gittiler.Kids went to the river on Sundays.
Bankalar cumartesi günleri açık değildir.The banks aren't open on Saturdays.
Müze Pazar günleri açık değil.The museum isn't open on Sundays.
Ah, o bana eski günleri hatırlatır.Ah, that reminds me of the old days!
Cumartesi günleri okula gitmem.I don't go to school on Saturdays.
Tatillerde günleri bir şey yapmadan geçiririm.Over the holidays, I spent days doing nothing.
Jack ve ben cumartesi günleri ofiste sırayla çalışmayı kabul ettik.Jack and I agreed to take turns working at the office on Saturdays.
Pazar günleri tenis oynamak ister misiniz?Would you like to play tennis on Sundays?
Pazar günleri büyük ebeveynlerimi ziyaret ederim.I visit my grandparents on Sundays.
Güzellik salonu cumartesi günleri doludur.The beauty salon is full on Saturdays.
O, Pazar günleri nadiren evde kalır.He seldom stays home on Sundays.
Onlar pazar günleri kiliseye giderler.They go to church on Sundays.
Hepimizin iyi ve kötü günleri vardır.We all have our ups and downs.
Ben o şarkıyı ne zaman duysam daha genç günlerimi hatırlarım.Whenever I hear that song, I think of my younger days.
Patron şimdiye kadar hiç pazar günleri çalışmanı istedi mi?Has the boss ever asked you to work on Sundays?
Pazar günleri çalışır mısın?Do you work on Sundays?
Mike pazartesi günleri basketbol oynamaz.Mike doesn't play basketball on Mondays.
İlgili Sayfalar