28 Şubat 2011'de New Jersey Nets ile 10 günlük sözleşme imzaladı.On February 14, 2012, he signed a 10-day contract with the New Jersey Nets.
Gazeteciliğe 1982 yılında Malatya’da yerel günlük Görüş gazetesinde başladı.This began in 1983, when an April Fools' Day article appeared in a newspaper in Durand, Michigan.
Dört günlük Noel tatili ile birlikte bu hasılat 4.4 milyon dolara ulaştı.For the four-day Christmas holiday weekend, it took in $42.2 million.
A590: Günlük 14,000 vasıta taşıyan A590 karayolu Barrow-ın-Furness'i Kendal'a bağlar.The A590 links Barrow-in-Furness to Kendal with around 14,000 vehicles per day.
Aradaki temel fark, günlükleme özelliğinin eklenmiş olmasıdır.One major difference is that the addition of extra condiments is encouraged.
Sabun lyotrophic likit kristalin günlük yaşamımızdaki bir örneğidir.A mixture of soap and water is an everyday example of a lyotropic liquid crystal.
Günlük yaşamda yapılan her şey için insanlar enerji kullanır.Daily energy is that which we all employ during ordinary activity.
Standard Edition: Her çapta kuruluşun günlük gereksinimlerini karşılamak üzere tasarlamıştır.Her assistant Senx tends to look after the daily tasks of creation.
Konular günlük hayattan alınır.Exempla are drawn from daily life.
Şov Isaak ile başlar ve gelen konuklarla birlikte günlük problemleri tartışırlar.The show portrays Isaak and his band members as everyday people with everyday problems.
Günlük yaşam, savaş algısıyla bozuldu.Everyday Lives in War Engagement Centre.
Kâğıt, günlük yaşantıda önemli yer tutan malzemelerden biridir.This is one reason why parking is a major issue during the work week.
ABC İspanya'da yayımlanan günlük gazete.He writes in the Spanish newspaper ABC.
Romalılar için bu hamamlar günlük yaşamın önemli bir parçasıydı.For the Romans, religion was part of the daily life.
Flair'ın 147 günlük saltanatı sona ermiş oldu.This was Gray's second 147 break.
1 sene sonra ise bu devlet ile birlikte 13 günlüğüne Hollanda Krallığını yönetti.A year later, the king finally met with them at Dover.
MHP'nin resmi günlük gazetesi Hergün gazetesiydi.For years, The Daily Herald was an afternoon paper.
Günümüzde Arnavutların günlük giyimleri diğer Avrupa ülkeleri ile aynıdır.Contemporary dress in the Czech Republic does not differ from that of other Western countries.
O dönemde altı hatta günlük altmış sefer düzenlenmekteydi.Six to seven projects per month were realized during this time.
Almanak, günlük güncellenmektedir ve güncellenmiş Kepler parametrelerini kullanır.The almanac uses modified Keplerian parameters and is updated daily.
Bu kadro 20 günlük bir Anadolu turnesine çıktı.Rita traversed the basin along an erratic path for 22 days.
(Q Günlükleri.V-Diaries.
Dneven Trud (Bulgarca:Дневен Труд), Bulgaristan'da yayınlanan günlük gazete.Trud (Bulgarian: Труд, English: Labor), is the largest-circulation Bulgarian daily newspaper.
Günlük dilde ise tasarruf sıklıkla, masrafları kısmak anlamına gelmektedir.And if that costs money sometimes, then it costs money.
22 Ocak 2014 tarihinde Hawks ile 10 günlük bir sözleşme daha imzaladı.On January 22, 2014, he signed a second 10-day contract with the Hawks.
Günlük kullanımda kütle ve ağırlık sıklıkla karıştırabilmektedir.In everyday usage, mass and "weight" are often used interchangeably.
Sardunya ve ançuez Atinalılar için günlük bir yiyecek durumundaydı.Sardines and anchovies were regular fare for the citizens of Athens.
Yayınların ortalama uzunluğu günlük 12 saate ulaşmıştır.On average, customers received water 12 hours per day.
Başkent Helsinki'ye çok sayıda günlük uçuş vardır.There are around twenty daily flights to Helsinki.
The Detroit News Amerika Birleşik Devletleri'nde Detroit, Michigan merkezli günlük gazete.The Detroit Free Press is the largest daily newspaper in Detroit, Michigan, US.
Akutaq günlük yemek değildir ve özel günlerde özene bezene yapılır.It is meant to be enjoyed throughout the day and not eaten under rushed circumstances.
Söz konusu dokümanlar, "Darbe Günlükleri"ydi.The label name I put on them was 'Speech Development Records'.
Bu günlük bir harekettir.This is a daily service.
Âdet ve görenekler, günlük modern hayatın baskısına boyun eğmektedir.His major weakness is trying to adjust to modern-day life.
Aylık ve günlük aktivitelerinizi ve arasındaki her şeyi görmeniz için yerleştirilmiş bir takvim.Built in a calender to see your months activities or days activities and everything in between.
Anlaşılması gereken şey, günlük yaşantıda bu iki şeyin sabit olmadığıydı.What needed to be understood was that there was no real stability to these in everyday life.
En iyi 10 Mars bilim adamını Langley Araştırma Merkezi'ne iki günlüğüne çağırdık.We invited 10 of the top Mars scientists to the Langley Research Center for two days.
Bu yağı günlük olarak kullanabilirsiniz.A everyday facial moisturizer.
Günlük bir yüz nemlendiricisi olarakta kullanılabilir.You can add essential oils to it and make your own blend.
Günlük yaşantımızdan kaçmamızın en büyük sorunu sonunda probleme geri döneceğimizdir.And the problem with escaping your day-to-day life is that you have to come home, eventually.
Exxon'un 2005 yılında günlük kazancı bir milyar dolardı.Exxon's revenues in 2005 were a billion dollars a day.
Exxon'un günlük gelirinden daha az.Less than one day of Exxon's revenues.
Problemi ölçmek için, Çin'in bugün CO2 salınımı günlük 3.3 gton Amerika'nın ise 5.8 gton.To size the problem, China's CO2 emissions today are 3.3 gigatons; the U.S. is 5.8.
Günlük hayatımızda tabii ki de öyle!So in this situation, the company is worth what?
Gün boyunca dışarıda dolaşır, günlük ihtiyacını karşılar ve geri döner --Goes off during the day and does normal pigeon stuff.
Ben günlük tuttum mu?Did I keep a journal?
Aslında bu aynalarla günlük hayatta sıklıkla karşılaşıyoruz,And you see this type of mirrors all the time, especially around corners
30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim.I would never have been that adventurous before I started my 30-day challenges.
"Bize bu günlük oturup onlara bakmak istiyorum," dedi."Let us sit down on this log and look at them," she said.
"Güldü ve günlüğüne geri geldi ve tekrar çiçek tohumları hakkında konuşmaya başladı.He laughed and came back to the log and began to talk about the flower seeds again.
Mistress Mary kerede günlük kalktı.Mistress Mary got up from the log at once.
Aileler üç günlük pikniklerine hazırlanırken... ...kasaplar işlerini yapıyorlar.The butcher's doing brisk business as families prepare for a three-day picnic.
Mini proejelerin dört günlük süresi olduğunu göreceksiniz.You can see there are four dates attached to it.
Ve günlük kullandığımız bir çok metafor sineztetik.And many of the metaphors we use everyday are synesthetic.
Norton'a Bir Günlük Kraliçe mektubu teklif ettiler.They offered Norton what is know as a "Queen For A Day" letter or a proffer.
-Emin olmak için soruyorum, bu Bir Günlük Kraliçe teklifiydi deđil mi?But just to be clear, this is a "Queen For A Day" deal, a proffer. Right, a proffer letter.
İnsan vücudunda günlük olarak 100 milyara yakın hücre görev alırThere are on the order of 100 billion.
Tümör, günlük hayatta daha sık kullandığımız bir kelime.Tumor is the word we use more in our everyday vocabulary.
Filistinli bir kız öğrenci günlüğüne şöyle yazmış:In her journal, a Palestinian female student wrote:
Üç günlük.It is for 3 days.