Güneşlenmek istiyordum.I wanted to sunbathe.
William öğleden sonraki yürüyüşleri sırasında sıcak güneş ışığında güneşlenmeyi sever.William loves to bask in the warm sunshine during his afternoon walks.
Ortalama güneşlenme süresi 1800 saattir.The average annual sunshine is 1800 hours.
Yazın güneşlenmeyi sever.Me gusta el verano.
1940'lı yıllarda dergilerde verilen reklamlar güneşlenmenin teşvikine yol açtı.In the 1940s, advertisements started appearing in women’s magazines which encouraged sunbathing.
Güneşlenmeyi severler, kim sevmez ki?They like to sunbathe, can't blame them.
"Anı yaşıyorum, şuanda çalışmak yerine, güneşlenmek istiyorum" gibi."I don't want to work now, I live in the moment and want to sunbathe instead".
Kayak pistlerinin yakınında büfeler, güneşlenme noktaları ve dükkanlar bulunuyor.Close to the ski tracks are refreshment kiosks, sunbathing spots and shops.
Güneşlenmek için nadiren su dışına çıkar.No acostumbran a salir a tomar el sol.
Yazın güneşlenmeyi sever.Amano crogiolarsi al sole.
Ortalama güneşlenme süresi 1800 saattir.Средняя наработка на отказ 180 часов.
Yaz aylarının kısa geçmesine rağmen yeterli güneşlenme olanağı bulunur.Коротким летом на несколько месяцев невысоко поднимается полярное солнце.
Yazın güneşlenmeyi sever.في الصيف لازم نحب.
Üstsüzlük, karşımıza en çok güneşlenmede çıkar.Aparecem mais brilhantes quando estão em oposição ao Sol.
1940'lı yıllarda dergilerde verilen reklamlar güneşlenmenin teşvikine yol açtı.På 1940-talet började reklam förekomma i damtidningar som uppmuntrade solbad.
Ortalama güneşlenme süresi 1800 saattir.Тривалість сонячного сяяння за рік 1800 годин.
Yıllık güneşlenme süresi ise kuzeyden güneye doğru artış göstermektedir.Temperaturile medii anuale cresc dinspre nord spre sud.
Soğukkanlı olduklarından taşlar üzerinde güneşlenmeyi severler.Îi place să stea la soare pe stânci.
Ortalama güneşlenme süresi 2077 saattir.A napsugárzás évi átlaga 2073 óra.
Ortalama güneşlenme süresi 1800 saattir.A napsütéses órák száma évi átlagban 1800.
Üstsüzlük, karşımıza en çok güneşlenmede çıkar.Alakonjunktiossa Venus on lähimpänä meitä Auringon edessä.
Yazın ilk defa güneşlenmeye çıkanlar 30 dakikadan fazla kalmamalıdır.Sääennusteet ennustivat, ettei vettä tulisi ensimmäisen 30 minuutin aikana.
Ortalama güneşlenme süresi 1800 saattir.Số giờ nắng trung bình 180h/tháng.
Yazın güneşlenmeyi sever.夕陽を見るのが好き。
Gün ışığı veya güneşlenme süresi Karadeniz ile ortalama aynıdır.평균 태양시 또는 평균 항성시는 이러한 차이를 평균하여 나타낸다.
Yazın güneşlenmeyi sever.햇볕을 쬐는 것을 매우 좋아한다.
Ortalama güneşlenme süresi 1800 saattir.Средното количество на слънчевите часове е около 1600.
Klarnet çalmaktan, resim yapmaktan ve güneşlenmekten hoşlanır.Voli slikati i svirati klarinet.
Yazın güneşlenmeyi sever.Dienomis mėgsta šildytis saulėje.
Üstsüzlük, karşımıza en çok güneşlenmede çıkar.Vis dėlto ji yra artimiausia mūsų Saulei.
Yazın güneşlenmeyi sever.Neile meeldib süüa päikesepaistelisel päeval.
Soğukkanlı olduklarından taşlar üzerinde güneşlenmeyi severler.Ometi armastavad nad mängida soojal liival ja magada päikesest kuumaks köetud esemetel.
"Anı yaşıyorum, şuanda çalışmak yerine, güneşlenmek istiyorum" gibi."Ich will jetzt nicht arbeiten, ich lebe den Moment und will mich lieber stattdessen sonnen."
"Anı yaşıyorum, şuanda çalışmak yerine, güneşlenmek istiyorum" gibi.Jak "Nie chcę teraz pracować, żyję w tym momencie i chcę się zamiast tego opalać".
"Anı yaşıyorum, şuanda çalışmak yerine, güneşlenmek istiyorum" gibi."Teď se mi nechce pracovat, žiju okamžikem a tak se místo toho chci opalovat."
"Anı yaşıyorum, şuanda çalışmak yerine, güneşlenmek istiyorum" gibi."Δεν θέλω να δουλέψω τώρα, ζω στο παρόν και προτιμώ να κάνω ηλιοθεραπεία".
"Anı yaşıyorum, şuanda çalışmak yerine, güneşlenmek istiyorum" gibi."Я не хочу работать сейчас, я живу только один раз и хочу сейчас позагорать".
Güneşlenmeyi severler, kim sevmez ki?Amano crogiolarsi al sole, non sono da biasimare!
Güneşlenmeyi severler, kim sevmez ki?Gostam de apanhar sol, nada a censurar.
Güneşlenmeyi severler, kim sevmez ki?선탠하는것을 좋아하죠, 뭐라할수없어요.
Güneşlenmeyi severler, kim sevmez ki?Le place să se bronzeze şi nu-i putem învinovăţi.
Güneşlenmeyi severler, kim sevmez ki?Les gusta tomar el sol, no puedo culparlos.
Güneşlenmeyi severler, kim sevmez ki?Lubią się opalać - i wcale im się nie dziwię.
Güneşlenmeyi severler, kim sevmez ki?Sie sonnen sich gern, wer tut das nicht.
Güneşlenmeyi severler, kim sevmez ki?Szeretnek napozni, nem hibáztathatjuk őket érte.
Güneşlenmeyi severler, kim sevmez ki?Ze houden van zonnebaden.
Güneşlenmeyi severler, kim sevmez ki?Τους αρέσει η ηλιοθεραπεία, δεν τα κατηγορώ.
Güneşlenmeyi severler, kim sevmez ki?Обичат слънчевите бани, не можем да ги виним.
Güneşlenmeyi severler, kim sevmez ki?Они любят "солнечные ванны", не судите их строго.
Güneşlenmeyi severler, kim sevmez ki?הם אוהבים להשתזף בשמש, קשה להאשים אותם.
Güneşlenmeyi severler, kim sevmez ki?انها تأخذ حمام شمس .. لا يمكننا لومها على هذا
Güneşlenmeyi severler, kim sevmez ki?ただ海面に横たわるようにして