günden ile cümle
günden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Doğduğum günden beri sana güveniyorum, Beni ana rahminden çıkaran sensin. Övgülerim hep sanadır.Na tobiem spoległ zaraz z żywota; tyś mię wywiódł z żywota matki mojej; w tobie chwała moja zawżdy.
Doğduğum günden beri sana güveniyorum, Beni ana rahminden çıkaran sensin. Övgülerim hep sanadır.Reád támaszkodom születésem óta; anyámnak méhébõl te vontál ki engem; rólad szól az én dicséretem szüntelen.
Doğduğum günden beri sana güveniyorum, Beni ana rahminden çıkaran sensin. Övgülerim hep sanadır.Selama hidupku aku bertopang pada-Mu; Engkau melindungi aku sejak aku lahir maka aku selalu memuji Engkau
Doğduğum günden beri sana güveniyorum, Beni ana rahminden çıkaran sensin. Övgülerim hep sanadır.Sinä olet minun tukeni syntymästäni saakka, sinä päästit minut äitini kohdusta; sinua minä alati ylistän.
Doğduğum günden beri sana güveniyorum, Beni ana rahminden çıkaran sensin. Övgülerim hep sanadır.עליך נסמכתי מבטן ממעי אמי אתה גוזי בך תהלתי תמיד׃
Doğduğum günden beri sana güveniyorum, Beni ana rahminden çıkaran sensin. Övgülerim hep sanadır.عليك استندت من البطن وانت مخرجي من احشاء امي بك تسبيحي دائما.
Doğduğum günden beri sana güveniyorum, Beni ana rahminden çıkaran sensin. Övgülerim hep sanadır.我 從 出 母 胎 被 你 扶 持 . 使 我 出 母 腹 的 是 你 . 我 必 常 常 讚 美 你
Doğduğum günden beri sana güveniyorum, Beni ana rahminden çıkaran sensin. Övgülerim hep sanadır.我 從出 母 胎 被 你 扶持 . 使我 出 母腹 的 是 你 . 我 必 常常 讚 美 你
Doğduğumuz günden liseyi bitirene kadar birlikte bir aile gibi yaşadık.Dal giorno in cui siamo nati fino alla fine delle medie, abbiamo vissuto insieme come una famiglia.
Doğduğumuz günden liseyi bitirene kadar birlikte bir aile gibi yaşadık.De cand ne-am nascut pana in clasa a 9 a, am locuit impreuna ca o familie.
Doğduğumuz günden liseyi bitirene kadar birlikte bir aile gibi yaşadık.De notre naissance jusqu'au lycée, nous avons vécu comme une seule et même famille.
Doğduğumuz günden liseyi bitirene kadar birlikte bir aile gibi yaşadık.Fra den dag vi blev født indtil slutningen af Junior High School, har vi levet som en famillie
Doğduğumuz günden liseyi bitirene kadar birlikte bir aile gibi yaşadık.Från dagen vi föddes till vi gick ut högstadiet, så levde vi som en familj.
Doğduğumuz günden liseyi bitirene kadar birlikte bir aile gibi yaşadık.태어나서부터 중학교 졸업할때 까지 그냥 한 식구처럼 살았어.
Doğduğumuz günden liseyi bitirene kadar birlikte bir aile gibi yaşadık.Od dnia narodzin przez podstawówkę i szkołę średnią byliśmy jak rodzina!
Doğduğumuz günden liseyi bitirene kadar birlikte bir aile gibi yaşadık.Od nášho narodenia až po ukončenie nižšej strednej sme žili spolu, ako jedna rodina.
Doğduğumuz günden liseyi bitirene kadar birlikte bir aile gibi yaşadık.Sejak kami lahir hingga selesai SMP, kami hidup bersama seperti satu keluarga.
Doğduğumuz günden liseyi bitirene kadar birlikte bir aile gibi yaşadık.Születésünktõl a középiskola végéig úgy éltünk együtt, mint egy család.
Doğduğumuz günden liseyi bitirene kadar birlikte bir aile gibi yaşadık.Vom Tag meiner Geburt an bis zum Ende der Grundschule, lebten wir wie eine Familie zusammen.
Doğduğumuz günden liseyi bitirene kadar birlikte bir aile gibi yaşadık.Απ'την ημέρα που γεννηθήκαμε μέχρι που τελειώσαμε γυμνάσιο, μέναμε μαζί σαν μια οικογένεια
Doğduğumuz günden liseyi bitirene kadar birlikte bir aile gibi yaşadık.От деня в който се родихме до края на средното ни образование живяхме заедно като едно семейство
Doğduğumuz günden liseyi bitirene kadar birlikte bir aile gibi yaşadık.С того дня, как мы родились и до конца средней школы мы жили вместе, как семья.
Doğduğumuz günden liseyi bitirene kadar birlikte bir aile gibi yaşadık..מהיום שנולדנו עד היום שסיימנו חטיבה, חיינו יחד כמו משפחה
Doğduğumuz günden liseyi bitirene kadar birlikte bir aile gibi yaşadık.منذ اليوم الذي ولدت به حتى المدرسة الاعدادية كنا نعيش معا
Doğduğumuz günden liseyi bitirene kadar birlikte bir aile gibi yaşadık.だが 父さんが先にソウルに越して そのうちに連絡がつかなくなったんだ
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Albowiem jeźliby im Jozue odpocznienie sprawił, nie mówiłby był potem o inszym dniu.
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Căci, dacă le-ar fi dat Iosua odihna, n'ar mai vorbi Dumnezeu după aceea de o altă zi.
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Car, si Josué leur eût donné le repos, il ne parlerait pas après cela d`un autre jour.
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Denn so Josua hätte sie zur Ruhe gebracht, würde er nicht hernach von einem andern Tage gesagt haben.
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.For hadde Josva ført dem til hvile, da hadde han ikke derefter talt om en annen dag.
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Kajti ako bi jih bil Jozue vpeljal v pokoj, ne bi potem Bog govoril o drugem dnevu.
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.만일 여호수아가 저희에게 안식을 주었더면 그 후에 다른 날을 말씀하지 아니하셨으리라
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Lebo keby ich bol Jozua uviedol do odpočinku, nehovoril by po všetkom tomto o inom dni.
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Mert ha õket Józsué nyugodalomba helyezte volna, nem szólana azok után más napról.
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Nebo byť byl Jozue v odpočinutí je uvedl, nebylť by potom mluvil o jiném dni.
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Porque, se Josué lhes houvesse dado descanso, não teria falado depois disso de outro dia.
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Porque si Josué les hubiera dado el reposo, no se hablaría después de otro día
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Se Giosuè infatti li avesse introdotti in quel riposo, Dio non avrebbe parlato, in seguito, di un altro giorno
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Sillä jos Joosua olisi saattanut heidät lepoon, niin hän ei puhuisi toisesta, senjälkeisestä päivästä.
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Thi dersom Josva havde skaffet dem Hvile, da vilde han ikke tale om en anden Dag siden efter.
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Ty om Josua hade fört dem in i vilan, så skulle Gud icke hava talat om en annan, senare dag.
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Vả , nếu Giô-suê đã cho họ yên_nghỉ , thì chắc sau không còn nói về một ngày khác nữa .
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Vả, nếu Giô-suê đã cho họ yên nghỉ, thì chắc sau không còn nói về một ngày khác nữa.
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Διοτι εαν ο Ιησους σου Ναυη ειχε δωσει εις αυτους καταπαυσιν, δεν ηθελε μετα ταυτα λαλει περι αλλης ημερας.
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Бо коли б Ісус тих упокоїв, не говорив би про инший день після того.
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.Ибо если бы Иисус Навин доставил им покой, то не было бы сказано после того о другом дне.
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.כי אלו יהושע הניח להם לא היה מדבר אחרי זאת על יום אחר׃
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.لانه لو كان يشوع قد اراحهم لما تكلم بعد ذلك عن يوم آخر.
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.若 是 約 書 亞 已 叫 他 們 享 了 安 息 、 後 來 神 就 不 再 題 別 的 日 子 了
Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi.若是 約書亞 已 叫 他 們享 了 安息 、 後來神 就 不再 題別 的 日子 了
Elbette. İlk günden sana güvenmemiştim.Bien sûr, j'ai fouillé dans tes bagages.
Elbette. İlk günden sana güvenmemiştim.É claro que dei volta às tuas coisas!
Elbette. İlk günden sana güvenmemiştim.Hát persze, hogy átkutattam.
Fakat, Ayahuasca'nın işaret ettiği negatif davranışlar günden güne dozunu artırdı.Aber die negativen Gefühle die Ayahuasca mir aufzeigte, wurden schlimmer und schlimmer.
Fakat, Ayahuasca'nın işaret ettiği negatif davranışlar günden güne dozunu artırdı.Ale to negatywne zachowanie, które Ayahuasca mi pokazywała, stawało się coraz gorsze.
Fakat, Ayahuasca'nın işaret ettiği negatif davranışlar günden güne dozunu artırdı.Dar acel comportament dăunător asupra căruia Ayahuasca îmi atrăgea atenţia se înrăutăţea.
Fakat, Ayahuasca'nın işaret ettiği negatif davranışlar günden güne dozunu artırdı.Mais ce comportement négatif que l'Ayahuasca faisait remarquer s'est en fait empiré et empiré.
Fakat, Ayahuasca'nın işaret ettiği negatif davranışlar günden güne dozunu artırdı.Ma quegli atteggiamenti negativi che l'Ayahuasca mi faceva vedere continuarono a peggiorare.
Fakat, Ayahuasca'nın işaret ettiği negatif davranışlar günden güne dozunu artırdı.Pero ese comportamiento negativo que Ayahuasca me señalaba, realmente empeoró más y más.
Fakat, Ayahuasca'nın işaret ettiği negatif davranışlar günden güne dozunu artırdı.To negativní chování, na které mě ayahuasca upozorňovala, se ale zhoršovalo.
İlgili Sayfalar