gündüz ile cümle

gündüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gündüz beyaz floresan (N 4600 - 5400K)light source
Gündüz beyaz floresan (N 4600 - 5400K)light source
Gündüz beyaz floresan (N 4600 - 5400K)light source
Gündüz beyaz floresan (N 4600 - 5400K)light source
Gündüz beyaz floresan (N 4600 - 5400K)light source
Gündüz beyaz floresan (N 4600 - 5400K)light source
Gündüz beyaz floresan (N 4600 - 5400K)Luz blanca fluorescente (N 4600 - 5400 K)light source
Gündüz beyaz floresan (N 4600 - 5400K)Luz branca do dia fluorescente (D 5700 - 7100K) light source
Gündüz beyaz floresan (N 4600 - 5400K)Nuageux (N4600 & #160; - 5400K)
Gündüz beyaz floresan (N 4600 - 5400K)Światło dzienne, białe, fluorescencyjne (N4600 - 5400K)
Gündüz beyaz floresan (N 4600 - 5400K)Tageslichtweiße Leuchtstoffröhre (N4600 - 5400K)
Gündüz beyaz floresan (N 4600 - 5400K)Φθορίζον λευκό ημέρας (N 4600 - 5400K)
Gündüz beyaz floresan (N 4600 - 5400K)Φθορίζον λευκό ημέρας (N4600 - 5400K)
Gündüz beyaz floresan (N 4600 - 5400K)Белая лампа дневного света (N 4600- 5400К)
Gündüz beyaz floresan (N 4600 - 5400K)Біла лампа денного світла (N 4600 - 5400 K) light source
Gündüz beyaz floresan (N 4600 - 5400K)Флуоресцентна лампа з білим світлом (N4600 - 5400K)
Gündüz beyaz floresan (N 4600 - 5400K)فلورسنت أبيض نهاري (N4600 - 5400K)
Gündüz beyaz floresan (N 4600 - 5400K)昼白色蛍光灯 (N 4600 - 5400K)
Gündüz beyaz floresan (N 4600 - 5400K)昼白色蛍光灯 (N4600 - 5400K)
Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.(77:14) и днем вел их облаком, а во всю ночь светом огня;
Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.De día los condujo con una nube, toda la noche con resplandor de fuego
Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.Er leitete sie des Tages mit einer Wolke und des Nachts mit einem hellen Feuer.
Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.Hän johdatti heitä päivän aikaan pilvellä ja tulen valolla kaiket yöt.
Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.Han ledde dem om dagen med molnskyn, och hela natten med eldens sken.
Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.han ledede dem ved Skyen om Dagen, Natten igennem ved Ildens Skær;
Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.I -a călăuzit ziua cu un nor, şi toată noaptea cu lumina unui foc strălucitor.
Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.Ia menuntun mereka dengan awan di waktu siang dan dengan terang api sepanjang malam
Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.Il les conduisit le jour par la nuée, Et toute la nuit par un feu éclatant.
Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.In spremljal jih je z oblakom po dnevi in vso noč s svetlobo ognja.
Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.낮에는 구름으로 온 밤에는 화광으로 인도하셨으며
Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.Li guidò con una nube di giorno e tutta la notte con un bagliore di fuoco
Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.Ngài dẫn dắt họ, ban ngày bằng áng mây, Trọn đêm bằng ánh sáng lửa.
Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.Ngài dẫn_dắt họ , ban_ngày bằng áng mây , Trọn đêm bằng ánh_sáng lửa .
Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.Og han ledet dem ved skyen om dagen og hele natten ved ildens lys.
Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.Overdag leidde Hij hen door een wolk, die hen voorging, en 's nachts door een helder licht.
Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.Prowadził ich w obłoku we dnie, a każdej nocy w jasnym ogniu.
Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.Também os guiou de dia por uma nuvem, e a noite toda por um clarão de fogo.
Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.Vedl je ve dne v oblace, a každé noci v jasném ohni.
Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.Vezette õket nappal felhõben, és egész éjen át tûznek világosságában.
Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.Viedol ich vodne v oblaku a každej noci vo svetle ohňa.
Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.και ωδηγησεν αυτους την ημεραν εν νεφελη και ολην την νυκτα εν φωτι πυρος.
Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.Води ги денем с облак, И цялата нощ с огнена виделина.
Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.וינחם בענן יומם וכל הלילה באור אש׃
Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.‎وهداهم بالسحاب نهارا والليل كله بنور نار‎.
Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.他 白 日 用 雲 彩 、 終 夜 用 火 光 、 引 導 他 們
Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.他 白日用 雲彩 、 終夜 用 火光 、 引導 他 們
Gündüz bulut sütunu, gece ateş sütunu halkın önünden eksik olmadı.Ban ngày trụ mây chẳng bao giờ cách xa dân sự, trụ lửa ban đêm cũng vậy.
Gündüz bulut sütunu, gece ateş sütunu halkın önünden eksik olmadı.Ban_ngày trụ mây chẳng bao_giờ cách xa dân_sự , trụ lửa ban_đêm cũng vậy .
Gündüz bulut sütunu, gece ateş sütunu halkın önünden eksik olmadı.De wolk week overdag niet van boven het volk en 's nachts was er altijd de zuil van vuur.
Gündüz bulut sütunu, gece ateş sütunu halkın önünden eksik olmadı.Die Wolkensäule wich nimmer von dem Volk des Tages noch die Feuersäule des Nachts.
Gündüz bulut sütunu, gece ateş sütunu halkın önünden eksik olmadı."낮에는 구름 기둥, 밤에는 불기둥이 백성 앞에서 떠나지 아니하니라"
Gündüz bulut sütunu, gece ateş sütunu halkın önünden eksik olmadı.La columna de nube nunca se apartó de día de delante del pueblo, ni la columna de fuego de noche
Gündüz bulut sütunu, gece ateş sütunu halkın önünden eksik olmadı.Molnstoden upphörde icke om dagen att gå framför folket, ej heller eldstoden om natten.
Gündüz bulut sütunu, gece ateş sütunu halkın önünden eksik olmadı.Não desaparecia de diante do povo a coluna de nuvem de dia, nem a coluna de fogo de noite.
Gündüz bulut sütunu, gece ateş sütunu halkın önünden eksik olmadı.Nem távozott el a felhõoszlop nappal, sem a tûzoszlop éjjel a nép elõl.
Gündüz bulut sütunu, gece ateş sütunu halkın önünden eksik olmadı.Neodjal sloupu oblakového ve dne, ani ohnivého sloupu v noci od tváři toho lidu.
Gündüz bulut sütunu, gece ateş sütunu halkın önünden eksik olmadı.Neučinil Hospodin tak, aby bol uhnul oblakový stĺp vodne alebo ohnivý stĺp vnoci zpred ľudu.
Gündüz bulut sütunu, gece ateş sütunu halkın önünden eksik olmadı.Nie odejmował słupa obłokowego we dnie, ani słupa ognistego w nocy od ludu.
Gündüz bulut sütunu, gece ateş sütunu halkın önünden eksik olmadı.Nikoli se ni umaknil oblakov steber po dnevi, ne ognjeni steber po noči izpred ljudstva.
Gündüz bulut sütunu, gece ateş sütunu halkın önünden eksik olmadı.Og Skystøtten veg ikke fra Folket om Dagen, ej heller Ildstøtten om Natten.

İlgili Sayfalar