gündüz ile cümle

gündüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gündüz ders çalışmayı mı yoksa gece ders çalışmayı mı tercih ediyorsun?Do you prefer to study during the day or at night?
Gündüzleri çok güzel oluyor ama akşamları serin oluyor.During the day it's very nice, but the nights are chilly.
Gece gündüz seni düşünüyorum.I think of you 24 hours a day.
Şu an burada gece, ama Boston'da gündüz.It's night here, but it's daytime in Boston now.
Işığın Ruhu Güneş'e gitti ve oradan gündüzler boyunca Dünya'yı korur oldu.The Spirit of the Light went to the Sun and from there protected the Earth during the day.
(Bir ay tutulması Angel ve diğer vampirlerin gündüz vakti dolaşabilmelerini sağlar.)(A solar eclipse allows Angel and other vampires to be out in daytime.)
Güneş, bu kapıdan yeryüzüne (Imbar’a) geri dönüyor ve gündüz başlıyordu.He made the sun, the moon move correctly, and stipulated the days of a month, the months of a year.
"Neredeyse gündüz ve gece beni takip ediyorlar.""They follow me around pretty much all day and night."
Gündüz bakım ortamının hastalığın yayılması için mükemmel olduğu düşünülmektedir.It is thought that the day care environment is perfect for the spread of illness.
Uçak hem gece görevleri hem de gündüz görevleri için deniz üzerinde kullanılabilir.The aircraft can be used in both night and day operations at sea.
Gündüz duaları güneşe dönerek yapılır, geceleri ise aya bakarak dua edilirdi.Turks who worship Koyash turn towards the sunrise when praying.
Britanya'da, çeşitli Pasifik adalarında ve muhtemelen başka yerlerde de bazen gündüzleri avlanır.In Britain, on various Pacific Islands and perhaps elsewhere, it sometimes hunts by day.
Böylece takip eden her gece(ya da gündüz)ile ileride olacaktır.Then he spends the entire night defying Allah.
Gündüz gece koştururum (atımla) ben.Be thou my meditation by day and night.
150.000 çiçeği toplayabilmek için kırk gün boyunca gece gündüz çalışmak gerekir.Forty hours of labour are needed to pick 150,000 flowers.
Gündüz olmadan, gece; gece olmadan, gündüz açıklanamaz.Yet the life of an ant is not safe night or day.
Barınma ve gündüz gizlendikleri yerler sudan uzak değildir.They do not believe in eternal heaven or hell or judgment day.
Bazı ağaçlarla açık ülkenin gündüze ait bir kuşudur, çoğunlukla suya yakındır.This is a diurnal bird of open country with some trees, often near water.
Gündüz ile gecenin eşit olması durumudur.He devoutly stayed in worship day and night.
Kara balıkçıl gündüz avlanır ama günbatımını tercih eder.The black heron feeds by day but especially prefers the time around sunset.
MDC basın sözcüsü Nelson Chamisa sonuçlara "gündüz vakti soygun" gözüyle baktıklarını söyledi.MDC spokesperson Nelson Chamisa called the announced results "scandalous daylight robbery."
Otobüsün içi günün saatlerine göre değişir, gündüz oturaklar gece ise yataklar vardır.The interior of the bus changes depending on the time of day, having seats by day and beds by night.
Gündüzleri derin denizde geçirdikleri ve geceleri deniz yüzeyine doğru yükseldikleri bulunmuştur.He watched all day, but fell asleep during the night - whereupon they escaped into the water.
Aslolan gecedir, gündüz onun üzerine sonradan gelmektedir.It is nocturnal, roosting during the day and foraging at night.
Sirius koşullar uygun olduğunda gündüz bile çıplak gözle görülebilir.Sirius can be observed in daylight with the naked eye under the right conditions.
Buna rağmen cinayet fikri "gece gündüz aklından çıkmaz."Despite this, they say, the idea of murder "haunted me day and night."
30 ^ Gündüz, s.30, s.
Ramazan boyunca, gündüz saatlerinde kamusal alanlarda yemek yemek ve sigara içmek yasaktır.During Ramadan, eating, drinking, or smoking in public during daylight hours is not allowed.
5Işığa “Gündüz”, karanlığa “Gece” adını verdi.5God called the light "day," and the darkness he called "night."
Bunun için, "Tanrı'nın tahtı önünde duruyor, Tapınağında gece gündüz O'na tapınıyorlar.15 Therefore they are before the throne of God, and serve Him day and night in His temple.
Aynı zamanda gündüzlerde uzamıştır.It also reproduces during the day.
Sıcaklık aralığı genelde gündüz 30-35 °C ve gece 27-29 °C arasındadır.Temperature ranges generally between 30-35 °C during daytime and between 27-29 °C during night time.
Aşırı idrara çıkma gündüz ve gece boyunca devam eder.Extreme urination continues throughout the day and the night.
Saldırılar geceli ve gündüzlü organize edilmiş bir şekilde yapılıyordu.Severe and arbitrary beating occurred daily.
Gece-gündüz süreleri birbirine eşittir.Night they regard as bringing on day."
Gece gündüz bu kamplara varmaktaydılar.We used to camp down there every other night.
Gece -gündüz sıcaklık farkı azdır.The temperature difference between night and day is little.
Bu yüzden ona Gündüzyürüyen (veya Gündüzgezen) derler."Copper: "A Day To Give Thanks"".
Gece avcısıdır ve kesinlikle gündüz ava çıkmaz.It is mainly a nocturnal hunter, remaining motionless during the day.
Gece gündüz çalışmayla 10 günde inşa edilmiştir.It was built in ten days of round-the-clock work.
Gündüzleri yeraltına veya mezara girebilir.He may be equally descending into or our the tomb.
Gece ortaya çıkarlar. gündüz mağaralar gibi karanlık yerlerde uyurlar.It is nocturnal, roosting in sheltered places such as caves during the day.
Köleler gündüzleri istasyonlar ve "depolar"da durarak dinlenmekte ve gizlenmekteydi.They would stop at the so-called "stations" or "depots" during the day and rest.
Geceyi gündüz, gündüzü gece etme yavrum.He creates night and day, and the moon also.
Gemiler gündüzleri istim taktikleri eğitimi yaptılar.During the day the ships conducted training with steam tactics.
Gündüz iken kahramanların görüş alanı geceye göre daha fazladır.Generally, downlinks were more successful in the day than in the night.
İbo ise gündüzleri kahvede çalışıp, geceleri saz çalıp söyler.According to Norma they made coffee and talked all night about the future.
Geceli gündüzlü çalışarak 50 senede tekamül ettirdiğim sanatımı halkıma devretmek istedim.연기인생 50년 연극 '보물'로 감동 준 배우 전무송.
2002 Gelişim ve Öğrenme (editör), Gündüz Eğt.2002, Editor and Publisher, Columnist of the Year.
Park her gün gündüzleri halka açık olup, geceleri kapalıdır.It is open to the public during the day and closed at night.
Bu yıldan başlamak üzere gündüzlü kız ve erkek öğrenciler de okula kabul edilmeye başladı.Admission for both male and female students opened in the first year.
"Baba" lakaplı Gündüz Kılıç 17 Mayıs 1980'de New York'ta vefat etti.The player, whose nickname was "Father", died in New York City, USA on 17 May 1980.
Gündüzki çatışmalarda ciddi kayıplara uğranılmıştı.The combats of the day were severe.
Gece ve gündüz eşitlenmiştir.La Nuit et le Jour.
İnsanlar enformasyonu gece veya gündüz istedikleri zaman diliminde ulaşabilmektedirler.They have difficulty sleeping during the desired sleep portion of the day.
Bu konaklar gece ve gündüz aciktirlar .Strophes of the Night and Dawn.
Güneş ve Ay onun vücudu etrafında dolaşarak, gündüz ve geceyi meydana getirirlerdi.The sun shall not strike you by day, Nor the moon by night.
Phak bung fai daeng - Sarı fasulye ezmesiyle tavada kızartılan gündüz sefası.Phak bung fai daeng – stir fried morning glory with yellow bean paste.
Avlanma zamanı olarak geceden ziyade gündüzü tercih ederler.A night (oídhche) was used as a measure for time in preference to a day.
Masatoşi Gündüz İkeda Bilim ve Teknik dergisi, Ekim 1996Science & Technology Review January/February 1996

İlgili Sayfalar