günahlar ile cümle
günahlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.A povedal jej: Odpustené sú tvoje hriechy.
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.E disse a ela: Perdoados são os teus pecados.
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.És monda annak: Megbocsáttattak néked a te bûneid.
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.Et il dit à la femme: Tes péchés sont pardonnés.
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.I řekl k ní: Odpuštěniť jsou tobě hříchové.
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.Jezus zei daarop tegen de vrouw: "U ontvangt vergeving voor al uw zonden."
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.이에 여자에게 이르시되 네 죄 사함을 얻었느니라 하시니
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.Lalu Yesus berkata kepada wanita itu, "Dosa-dosamu sudah diampuni.
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.Men han sagde til hende: "Dine Synder ere forladte!"
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.Ngài bèn phán cùng người đờn bà rằng : Tội_lỗi ngươi đã được tha rồi .
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.Ngài bèn phán cùng người đờn bà rằng: Tội lỗi ngươi đã được tha rồi.
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.Njej pa reče: Odpuščeni so ti grehi tvoji.
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.Og han sa til henne: Dine synder er dig forlatt.
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.Poi disse a lei: «Ti sono perdonati i tuoi peccati»
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.Sedan sade han till henne: »Dina synder äro dig förlåtna.»
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.Sitten hän sanoi naiselle: "Sinun syntisi ovat anteeksi annetut".
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.Und er sprach zu ihr: Dir sind deine Sünden vergeben.
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.--Y a ella le dijo--: Tus pecados te son perdonados
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.Και ειπε προς αυτην Συγκεχωρημεναι ειναι αι αμαρτιαι σου.
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.Ей же сказал: прощаются тебе грехи.
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.И рече -: Прощават ти се греховете.
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.Рече ж їй: Оставляють ся гріхи твої.
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.ויאמר אליה נסלחו לך חטאתיך׃
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.ثم قال لها مغفورة لك خطاياك.
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.於 是 對 那 女 人 說 、 你 的 罪 赦 免 了
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.於是 對 那 女人 說 、 你 的 罪 赦免 了
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››adaugă: ,,Şi nu-Mi voi mai aduce aminte de păcatele lor, nici de fărădelegile lor.``
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››A grzechów ich i nieprawości ich nie wspomnę więcej:
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››Allah juga berkata, "Aku akan melupakan dosa-dosa dan kejahatan-kejahatan mereka.
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››a na ich hriechy a na ich neprávosti viacej nikdy nespomeniem.
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››dice: iniquità
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››él añade: "Nunca más me acordaré de los pecados e iniquidades de ellos.
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››E não me lembrarei mais de seus pecados e de suas iniqüidades.
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››En Hij voegde eraan toe: "Ik zal nooit meer aan hun zonden denken." (B)
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››Et je ne me souviendrai plus de leurs péchés ni de leurs iniquités.
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››in njih grehov in pregreškov se ne bom spominjal več“.
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››ja: "heidän syntejänsä ja laittomuuksiansa en minä enää muista".
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››또 저희 죄와 저희 불법을 내가 다시 기억지 아니하리라 하셨으니
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››Lại phán : Ta sẽ chẳng còn nhớ đến tội_lỗi gian_ác của chúng_nó nữa .
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››Lại phán: Ta sẽ chẳng còn nhớ đến tội lỗi gian ác của chúng nó nữa.
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››och vidare: »Deras synder och deras orättfärdiga gärningar skall jag aldrig mer komma ihåg.»
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››og deres Synder og deres Overtrædelser vil jeg ikke mere ihukomme."
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››og deres synder og deres overtredelser vil jeg ikke mere komme i hu.
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››und ihrer Sünden und Ungerechtigkeit will ich nicht mehr gedenken."
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››Za tím řekl: A na hříchy jejich, i na nepravosti jejich nikoli nezpomenu více.
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››zután így szól:] És az õ bûneikrõl és álnokságaikról többé meg nem emlékezem.
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››Και τας αμαρτιας αυτων και τας ανομιας αυτων δεν θελω ενθυμεισθαι πλεον.
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››Защото, ако съгрешаваме самоволно, след като сме познали истината, не остава вече жертва за грехове,
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››и грехов их и беззаконий их не воспомяну более.
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››і гріхів їх і беззаконий їх не споминати му вже."
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››ולעונם ולחטאתם לא אזכר עוד׃
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››ولن اذكر خطاياهم وتعدياتهم في ما بعد.
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››以 後 就 說 、 『 我 不 再 記 念 他 們 的 罪 愆 、 和 他 們 的 過 犯 。
Sonra şunu ekliyor: ‹‹Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.››以 後 就 說 、 『 我 不 再 記念 他 們的 罪愆 、 和 他 們的過犯 。
Sonra, yedinci ayın onuncu günü, yani günahları bağışlatma günü, bütün ülkede yüksek sesle boru çalınacak.Bo obrócę się do was, a rozkrzewię was, i rozmnożę was, i utwierdzę przymierze moje z wami.
Sonra, yedinci ayın onuncu günü, yani günahları bağışlatma günü, bütün ülkede yüksek sesle boru çalınacak.de bazuinen luid en lang over het land laten schallen.
Sonra, yedinci ayın onuncu günü, yani günahları bağışlatma günü, bütün ülkede yüksek sesle boru çalınacak.In daj glasno trobentati deseti dan sedmega meseca; na dan sprave naj se razlega trobenta po vsej deželi vaši.
Sonra, yedinci ayın onuncu günü, yani günahları bağışlatma günü, bütün ülkede yüksek sesle boru çalınacak.칠 월 십 일은 속죄일이니 너는 나팔 소리를 내되 전국에서 나팔을 크게 불지며
Sonra, yedinci ayın onuncu günü, yani günahları bağışlatma günü, bütün ülkede yüksek sesle boru çalınacak.rồi đến ngày mồng mười tháng bảy , tức_là ngày chuộc tội , các ngươi phải thổi kèn vang trong khắp xứ .
Sonra, yedinci ayın onuncu günü, yani günahları bağışlatma günü, bütün ülkede yüksek sesle boru çalınacak.rồi đến ngày mồng mười tháng bảy, tức là ngày chuộc tội, các ngươi phải thổi kèn vang trong khắp xứ.