günahlar ile cümle
günahlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Mesihin, günahları kaldırmak için ortaya çıktığını ve kendisinde günah olmadığını bilirsiniz.你 們 知 道 主 曾 顯 現 、 是 要 除 掉 人 的 罪 . 在 他 並 沒 有 罪
Mesihin, günahları kaldırmak için ortaya çıktığını ve kendisinde günah olmadığını bilirsiniz.你 們 知道 主曾 顯現 、 是 要 除掉 人 的 罪 . 在 他並沒 有罪
‹‹Neden bütün bunlar başıma geldi?›› dersen, Günahlarının çokluğu yüzünden eteklerin açıldı, Tecavüze uğradın.네가 심중에 이르기를 어찌하여 이런 일이 내게 임하였는고 하겠으나 네 죄악이 크므로 네 치마가 들리고 네 발뒤꿈치가 상함이니라
‹‹Neden bütün bunlar başıma geldi?›› dersen, Günahlarının çokluğu yüzünden eteklerin açıldı, Tecavüze uğradın.וכי תאמרי בלבבך מדוע קראני אלה ברב עונך נגלו שוליך נחמסו עקביך׃
‹‹Neden bütün bunlar başıma geldi?›› dersen, Günahlarının çokluğu yüzünden eteklerin açıldı, Tecavüze uğradın.وان قلت في قلبك لماذا اصابتني هذه. لاجل عظمة اثمك هتك ذيلاك وانكشف عنفا عقباك.
‹‹Neden bütün bunlar başıma geldi?›› dersen, Günahlarının çokluğu yüzünden eteklerin açıldı, Tecavüze uğradın.你 若 心 裡 說 、 這 一 切 事 為 何 臨 到 我 呢 . 你 的 衣 襟 揭 起 、 你 的 胠 跟 受 傷 、 是 因 你 的 罪 孽 甚 多
‹‹Neden bütün bunlar başıma geldi?›› dersen, Günahlarının çokluğu yüzünden eteklerin açıldı, Tecavüze uğradın.你 若 心 裡說 、 這一切事 為何 臨到 我 呢 . 你 的 衣襟 揭起 、 你 的 胠跟 受傷 、 是 因 你 的 罪孽 甚多
-Ne kadar berbat? (....günahları için cezalandırılmış.)-끔찍한 생각이 났어! -얼마나 끔찍한데? *자신의 범법 행위에 처벌을 받아야 합니다.*
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!"Autuaat ne, joiden rikokset ovat anteeksi annetut ja joiden synnit ovat peitetyt!
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!Beati quelli le cui iniquità sono state perdonate e i peccati sono stati ricoperti
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!Bem-aventurados aqueles cujas iniqüidades são perdoadas, e cujos pecados são cobertos.
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!"Berbahagialah orang yang kesalahan-kesalahannya dimaafkan dan dosa-dosanya diampuni Allah
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!„Blagor jim, ki so se jim odpustile nepostavnosti in ki so jim grehi prikriti.
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!Blahoslavení, jichžto odpuštěny jsou nepravosti a jejichžto přikryti jsou hříchové.
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!Blahoslavení, ktorým sú odpustené neprávosti, a ktorých hriechy sú prikryté!
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!Błogosławieni, których odpuszczone są nieprawości, a których zakryte są grzechy;
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!Boldogok, a kiknek megbocsáttattak az õ hamisságaik, és a kiknek elfedeztettek az õ bûneik.
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!diciendo: Bienaventurados aquellos cuyas iniquidades son perdonadas, y cuyos pecados son cubiertos
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!,,Ferice``, zice el, ,,de aceia ale căror fără de legi sînt iertate, şi ale căror păcate sînt acoperite!
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!"Gelukkig is hij wiens misstap vergeven en zonden niet meer gezien worden." zei hij.
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!Heureux ceux dont les iniquités sont pardonnées, Et dont les péchés sont couverts!
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!그 불법을 사하심을 받고 그 죄를 가리우심을 받는 자는 복이 있고
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!Phước thay cho kẻ , lỗi mình được tha_thứ , Tội mình được che_đậy !
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!Phước thay cho kẻ, lỗi mình được tha thứ, Tội mình được che đậy!
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!»Saliga äro de vilkas överträdelser äro förlåtna, och vilkas synder äro överskylda.
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!"Salige de, hvis Overtrædelser ere forladte, og hvis Synder ere skjulte;
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!Salige er de hvis overtredelser er forlatt, og hvis synder er skjult,
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!"Selig sind die, welchen ihre Ungerechtigkeiten vergeben sind und welchen ihre Sünden bedeckt sind!
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!Μακαριοι εκεινοι, των οποιων συνεχωρηθησαν αι ανομιαι και των οποιων εσκεπασθησαν αι αμαρτιαι
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!Блаженні, кому відпущено беззаконня, і кому прикрито гріхи.
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!Блаженны, чьи беззакония прощены и чьи грехи покрыты.
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!то как му се вмени? Когато беше обрязан ли, или необрязан? Не когато беше обрязан, но необрязан.
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!אשרי נשוי פשע כסוי חטאה׃
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!طوبى للذين غفرت آثامهم وسترت خطاياهم.
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!他 說 、 『 得 赦 免 其 過 、 遮 蓋 其 罪 的 、 這 人 是 有 福 的
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!他說 、 『 得 赦免 其過 、 遮蓋其罪 的 、 這人 是 有福的
Ne var ki, düşünmüyorlar, Kötülüklerini unutmadığımı. Günahları kuşatıyor onları, Gözümün önündeler.Będąć do mnie wołać: Boże mój! My, lud twój Izrael, znamy cię;
Ne var ki, düşünmüyorlar, Kötülüklerini unutmadığımı. Günahları kuşatıyor onları, Gözümün önündeler.De tænker ej på, at jeg husker al deres Ondskab. Nu står deres Gerninger om dem, de er for mit Åsyn.
Ne var ki, düşünmüyorlar, Kötülüklerini unutmadığımı. Günahları kuşatıyor onları, Gözümün önündeler.내가 그 여러 악을 기억하였음을 저희가 마음에 생각지 아니하거니와 이제 그 행위가 저희를 에워싸고 내 목전에 있도다
Ne var ki, düşünmüyorlar, Kötülüklerini unutmadığımı. Günahları kuşatıyor onları, Gözümün önündeler.ובל יאמרו ללבבם כל רעתם זכרתי עתה סבבום מעלליהם נגד פני היו׃
Ne var ki, düşünmüyorlar, Kötülüklerini unutmadığımı. Günahları kuşatıyor onları, Gözümün önündeler.ولا يفتكرون في قلوبهم اني قد تذكرت كل شرهم. الآن قد احاطت بهم افعالهم. صارت امام وجهي
Ne var ki, düşünmüyorlar, Kötülüklerini unutmadığımı. Günahları kuşatıyor onları, Gözümün önündeler.他 們 心 裡 並 不 思 想 我 記 念 他 們 的 一 切 惡 、 他 們 所 行 的 現 在 纏 繞 他 們 、 都 在 我 面 前
Ne var ki, düşünmüyorlar, Kötülüklerini unutmadığımı. Günahları kuşatıyor onları, Gözümün önündeler.他 們心裡並 不 思想 我 記念 他 們的 一切 惡 、 他 們所 行 的 現 在 纏繞 他 們 、 都 在 我 面前
O günahlarımızı, yalnız bizim günahlarımızı değil, bütün dünyanın günahlarını da bağışlatan kurbandır.A on je smierením za naše hriechy, no, nie len za naše, ale aj za hriechy celého sveta.
O günahlarımızı, yalnız bizim günahlarımızı değil, bütün dünyanın günahlarını da bağışlatan kurbandır.A on jest ubłaganiem za grzechy nasze; a nie tylko za nasze, ale też za grzechy wszystkiego świata.
O günahlarımızı, yalnız bizim günahlarımızı değil, bütün dünyanın günahlarını da bağışlatan kurbandır.A onť jest obět slitování za hříchy naše, a netoliko za naše, ale i za hříchy všeho světa.
O günahlarımızı, yalnız bizim günahlarımızı değil, bütün dünyanın günahlarını da bağışlatan kurbandır.E ele é a propiciação pelos nossos pecados, e não somente pelos nossos, mas também pelos de todo o mundo.
O günahlarımızı, yalnız bizim günahlarımızı değil, bütün dünyanın günahlarını da bağışlatan kurbandır.És õ engesztelõ áldozat a mi vétkeinkért; de nemcsak a mienkért, hanem az egész világért is.
O günahlarımızı, yalnız bizim günahlarımızı değil, bütün dünyanın günahlarını da bağışlatan kurbandır.in on je sprava za grehe naše, ne pa samo za naše, ampak tudi za vsega sveta grehe.
O günahlarımızı, yalnız bizim günahlarımızı değil, bütün dünyanın günahlarını da bağışlatan kurbandır.Ja hän on meidän syntiemme sovitus; eikä ainoastaan meidän, vaan myös koko maailman syntien.
O günahlarımızı, yalnız bizim günahlarımızı değil, bütün dünyanın günahlarını da bağışlatan kurbandır.저는 우리 죄를 위한 화목 제물이니 우리만 위할 뿐 아니요 온 세상의 죄를 위하심이라
O günahlarımızı, yalnız bizim günahlarımızı değil, bütün dünyanın günahlarını da bağışlatan kurbandır.och han är försoningen för våra synder, ja, icke allenast för våra, utan ock för hela världens.
O günahlarımızı, yalnız bizim günahlarımızı değil, bütün dünyanın günahlarını da bağışlatan kurbandır.og han er en Forsoning for vore Synder, dog ikke alene for vore, men også for hele Verdens.
O günahlarımızı, yalnız bizim günahlarımızı değil, bütün dünyanın günahlarını da bağışlatan kurbandır.og han er en soning for våre synder, dog ikke bare for våre, men og for hele verdens.
O günahlarımızı, yalnız bizim günahlarımızı değil, bütün dünyanın günahlarını da bağışlatan kurbandır.А Він вблаганнє за гріхи наші; не за наші ж тільки, а також цілого сьвіта.
O günahlarımızı, yalnız bizim günahlarımızı değil, bütün dünyanın günahlarını da bağışlatan kurbandır.Който люби брата си, той пребъдва в светлината; и в него няма съблазън.
O günahlarımızı, yalnız bizim günahlarımızı değil, bütün dünyanın günahlarını da bağışlatan kurbandır.Он есть умилостивление за грехи наши, и не только за наши, но и за грехи всего мира.
O günahlarımızı, yalnız bizim günahlarımızı değil, bütün dünyanın günahlarını da bağışlatan kurbandır.והוא כפרה על חטאתינו ולא על חטאתינו לבד כי גם על חטאת כל העולם׃
O günahlarımızı, yalnız bizim günahlarımızı değil, bütün dünyanın günahlarını da bağışlatan kurbandır.وهو كفارة لخطايانا. ليس لخطايانا فقط بل لخطايا كل العالم ايضا
O günahlarımızı, yalnız bizim günahlarımızı değil, bütün dünyanın günahlarını da bağışlatan kurbandır.他 為 我 們 的 罪 作 了 挽 回 祭 . 不 是 單 為 我 們 的 罪 、 也 是 為 普 天 下 人 的 罪