günaha ile cümle
günaha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?Τι είναι αυτό που κάνει την παράβαση να ισχυροποιεί τόσο πολύ τον πόθο;
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?Какво толкова има в трансгресията, че прави желанието толкова силно?
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?Что это за грех, который так сильно разжигает огонь страсти?
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?Що є такого в гріху, що робить бажання таким сильним?
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?מה יש בחטא שמעצים כל-כך את התשוקה?
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?ماذا عن العدوان الذي يجعل الرغبة قوية جدا؟
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?なぜセックスによって-
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.C'est une lutte intérieure, une lutte contre le vice, le péché la tentation, la luxure, la cupidité.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.Det är en kamp inom dig själv, en kamp mot fördärv, synd, frestelse, lust, girighet.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.E o luptă internă, împotriva viciului, a păcatului, tentațiilor, desfrâului.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.Es ist ein innerer Kampf gegen das Laster, die Sünde, die Versuchung, die Wolllust und die Habsucht.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.È una lotta interiore, contro il vizio, il peccato, la tentazione, la lussuria, l'avidità.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.Het is een innerlijke strijd tegen zonde, verleiding, lust en hebzucht.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.Je to boj uvnitř, boj proti zlozvykům, hříchu, pokušení, touze, chamtivosti.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.악, 죄, 유혹, 욕망, 탐욕 속에서 벌어지는, 그리고 그것에 맞선 투쟁입니다.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.la yihad es una lucha espiritual interior. Es una lucha interna, una lucha en contra del vicio, el pecado,
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.Nó là một cuộc chiến bên trong, một cuộc chiến chống lại xấu xa, tội lỗi, sự cám dỗ, dục vọng, lòng tham.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.To walka wewnętrzna, walka przeciwko rozpuście, grzechowi, pokusie, żądzy, chciwości.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.Това е борба против пороците, изкушенията, алчността.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.Это внутренняя борьба с пороком, грехом, искушением, похотью, жадностью.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.זהו מאבק פנימי, מאבק נגד שחיתות, נגד חטא, נגד פיתויים, תשוקה, תאוות-בצע.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.هو صراع مع النفس، نضال ضد السوء والخطيئة والاغراء و الشهوة و الجشع.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.それは個人の内面で起こる闘い 悪、罪、誘惑、欲望、貪欲に対する苦闘です コーランに書かれた道徳的規則に導かれて
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Ainda não resististes até o sangue, combatendo contra o pecado;
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Anh em chống trả với tội ác còn chưa đến mỗi đổ huyết;
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Anh_em chống_trả với tội_ác còn chưa đến mỗi đổ huyết ;
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Ännu haven I icke stått emot ända till blods, i eder kamp mot synden.
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Denn ihr habt noch nicht bis aufs Blut widerstanden in den Kämpfen wider die Sünde
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Endnu have I ikke stået imod indtil Blodet i eders Kamp imod Synden,
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Ennu har I ikke gjort motstand like til blodet i eders kamp mot synden,
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Ešte ste sa nesprotivili až do krvi v borbe proti hriechu
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Ette vielä ole verille asti tehneet vastarintaa, taistellessanne syntiä vastaan,
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Ještě jste se až do krve nezprotivili, proti hříchu bojujíce.
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Jeszczeście się aż do krwi nie sprzeciwili, walcząc przeciwko grzechowi.
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.너희가 죄와 싸우되 아직 피 흘리기 까지는 대항치 아니하고
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Maar u hebt nog niet op leven en dood tegen de zonde gestreden.
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Mert még végig nem állottatok ellent, tusakodván a bûn ellen.
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Niste se še do krvi ustavljali v boju z grehom,
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Non avete ancora resistito fino al sangue nella vostra lotta contro il peccat
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Pues todavía no habéis resistido hasta la sangre combatiendo contra el pecado
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Sebab dalam perjuanganmu melawan dosa, kalian belum pernah berjuang sampai harus menumpahkan darah
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Voi nu v'aţi împotrivit încă pînă la sînge, în lupta împotriva păcatului.
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Vous n`avez pas encore résisté jusqu`au sang, en luttant contre le péché.
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Δεν αντεσταθητε ετι μεχρις αιματος αγωνιζομενοι κατα της αμαρτιας,
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Вы еще не до крови сражались, подвизаясьпротив греха,
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.и направете за нозете си прави пътища, за да не се изкълчи куцото, но напротив, да изцелее.
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Ще ви аж до крові не стояли, борючись проти гріха,
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.עדין לא עמדתם עד לדם במלחמתכם עם החטא׃
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.لم تقاوموا بعد حتى الدم مجاهدين ضد الخطية
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.你 們 與 罪 惡 相 爭 、 還 沒 有 抵 擋 到 流 血 的 地 步
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.你 們與 罪惡相爭 、 還沒 有 抵擋 到 流血 的 地步
Haruna, ‹‹Bu halk sana ne yaptı ki, onları bu korkunç günaha sürükledin?›› dedi.A Mojžiš povedal Áronovi: Čo ti urobil tento ľud, že si naň uviedol veľký hriech?
Haruna, ‹‹Bu halk sana ne yaptı ki, onları bu korkunç günaha sürükledin?›› dedi.A řekl Mojžíš Aronovi: Coť učinil lid tento, že jsi uvedl na něj hřích veliký?
Haruna, ‹‹Bu halk sana ne yaptı ki, onları bu korkunç günaha sürükledin?›› dedi.E perguntou Moisés a Arão: Que te fez este povo, que sobre ele trouxeste tamanho pecado?.
Haruna, ‹‹Bu halk sana ne yaptı ki, onları bu korkunç günaha sürükledin?›› dedi.És monda Mózes Áronnak: Mit tett néked e nép, hogy ilyen nagy bûnbe keverted?
Haruna, ‹‹Bu halk sana ne yaptı ki, onları bu korkunç günaha sürükledin?›› dedi.Ia berkata kepada Harun, "Apa yang mereka buat kepadamu sehingga kaubiarkan mereka berdosa besar?
Haruna, ‹‹Bu halk sana ne yaptı ki, onları bu korkunç günaha sürükledin?›› dedi.In Mojzes reče Aronu: Kaj ti je storilo to ljudstvo, da si nadnje pripravil velik greh?
Haruna, ‹‹Bu halk sana ne yaptı ki, onları bu korkunç günaha sürükledin?›› dedi.I rzekł Mojżesz do Aarona: Cóż ci ten lud uczynił, żeś wprowadził nań grzech wielki?
Haruna, ‹‹Bu halk sana ne yaptı ki, onları bu korkunç günaha sürükledin?›› dedi.모세가 아론에게 이르되 이 백성이 네게 어떻게 하였기에 네가 그들로 중죄에 빠지게 하였느뇨
Haruna, ‹‹Bu halk sana ne yaptı ki, onları bu korkunç günaha sürükledin?›› dedi.Moise a zis lui Aaron: ,,Ce ţi -a făcut poporul acesta, de ai adus asupra lui un păcat atît de mare?``
İlgili Sayfalar