günahı ile cümle
günahı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Suçumu itiraf ediyorum, Günahım yüzünden kaygılanıyorum.Het lijkt er inderdaad op dat ik zal struikelen; voortdurend denk ik aan al mijn ellende.
Suçumu itiraf ediyorum, Günahım yüzünden kaygılanıyorum.Îmi mărturisesc fărădelegea, mă doare de păcatul meu.
Suçumu itiraf ediyorum, Günahım yüzünden kaygılanıyorum.Kajti krivico svojo pripoznavam in greh moj me skrbi.
Suçumu itiraf ediyorum, Günahım yüzünden kaygılanıyorum.내 죄악을 고하고 내 죄를 슬퍼함이니이다
Suçumu itiraf ediyorum, Günahım yüzünden kaygılanıyorum.Lebo stojím nahnutý na bok, a moja bolesť je vždycky predo mnou,
Suçumu itiraf ediyorum, Günahım yüzünden kaygılanıyorum.Poiché io sto per cadere e ho sempre dinanzi la mia pena
Suçumu itiraf ediyorum, Günahım yüzünden kaygılanıyorum.Poněvadž k snášení bíd hotov jsem, anobrž bolest má vždycky jest přede mnou.
Suçumu itiraf ediyorum, Günahım yüzünden kaygılanıyorum.Por eso confesaré mi iniquidad; me acongojaré por mi pecado
Suçumu itiraf ediyorum, Günahım yüzünden kaygılanıyorum.Sillä minä olen kaatumaisillani, ja minun tuskani on aina edessäni;
Suçumu itiraf ediyorum, Günahım yüzünden kaygılanıyorum.thi jeg må bekende min Skyld må sørge over min Synd.
Suçumu itiraf ediyorum, Günahım yüzünden kaygılanıyorum.Ty jag är nära att falla, och min plåga är alltid inför mig;
Suçumu itiraf ediyorum, Günahım yüzünden kaygılanıyorum.Vì tôi sẽ xưng gian ác tôi ra, Tôi buồn rầu vì tội lỗi tôi.
Suçumu itiraf ediyorum, Günahım yüzünden kaygılanıyorum.Vì tôi sẽ xưng gian_ác tôi ra , Tôi buồn_rầu vì tội_lỗi tôi .
Suçumu itiraf ediyorum, Günahım yüzünden kaygılanıyorum.Επειδη εγω θελω αναγγελλει την ανομιαν μου, θελω λυπεισθαι δια την αμαρτιαν μου.
Suçumu itiraf ediyorum, Günahım yüzünden kaygılanıyorum.Понеже аз ще призная беззаконието си, Ще тъжа за греха си.
Suçumu itiraf ediyorum, Günahım yüzünden kaygılanıyorum.כי עוני אגיד אדאג מחטאתי׃
Suçumu itiraf ediyorum, Günahım yüzünden kaygılanıyorum.لانني اخبر باثمي واغتم من خطيتي.
Suçumu itiraf ediyorum, Günahım yüzünden kaygılanıyorum.我 要 承 認 我 的 罪 孽 . 我 要 因 我 的 罪 憂 愁
Suçumu itiraf ediyorum, Günahım yüzünden kaygılanıyorum.我 要 承認 我 的 罪孽 . 我 要因 我 的 罪憂愁
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Ai dos que puxam a iniqüidade com cordas de falsidade, e o pecado como com tirantes de carros!
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!¡Ay de los que arrastran la iniquidad con cuerdas de vanidad, y el pecado como con coyundas de carreta
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Běda těm, kteříž táhnou nepravost za provazy marnosti, a jako provazem u vozu hřích;
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Beda tým, ktorí ťahajú neprávosť za lano márnosti a jako za povraz u voza hriech!
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Biada tym, którzy ciągną nieprawość powrozami marności, a grzech jako powrozem wozowym!
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Celakalah kamu yang berdosa terus-menerus
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Gorje jim, ki vlečejo za seboj krivico z vrvmi ničemurnosti, greh pa kakor z debelo žrdjo!
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Guai a coloro che si tirano addosso il castigo con corde da buoi e il peccato con funi da carro
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Jaj azoknak, a kik a vétket hazugságnak kötelein vonszák, és a bûnt mint szekeret köteleken;
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Khốn thay cho kẻ lấy sự dối trá làm dây kéo sự gian ác theo sau, và như dùng đỏi xe kéo tội lỗi;
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Khốn thay cho kẻ lấy sự dối_trá làm dây kéo sự gian_ác theo sau , và như dùng đỏi xe_kéo tội_lỗi ;
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!거짓으로 끈을 삼아 죄악을 끌며 수레 줄로 함 같이 죄악을 끄는 자는 화 있을찐저
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Malheur à ceux qui tirent l`iniquité avec les cordes du vice, Et le péché comme avec les traits d`un char,
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Vai de ceice trag după ei nelegiuirea cu funiile minciunii, şi păcatul, cu şleaurile unei căruţe,
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Ve dem, der trækker Straffen hid med Brødens Skagler og Syndebod hid som med Vognreb,
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Ve dem som draga fram missgärningsstraff med lögnens tåg och syndastraff såsom med vagnslinor,
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Ve dem som drar på misgjerningen med løgnens tauger og på synden som med vognrep,
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Voi niitä, jotka vetävät perässänsä rangaistusta turhuuden köysillä, synnin palkkaa kuin vaunujen valjailla;
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Weh denen, die am Unrecht ziehen mit Stricken der Lüge und an der Sünde mit Wagenseilen
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Горе тем, которые влекут на себя беззаконие вервями суетности, и грех – как быремнями колесничными;
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Горко на ония, които теглят беззаконието си с въжета от лъжи*, И грехът като с ремъци от товарна кола, -
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!הוי משכי העון בחבלי השוא וכעבות העגלה חטאה׃
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!ويل للجاذبين الاثم بحبال البطل والخطية كانه بربط العجلة
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!禍 哉 、 那 些 以 虛 假 之 細 繩 牽 罪 孽 的 人 、 他 們 又 像 以 套 繩 拉 罪 惡
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!禍哉 、 那些 以 虛假 之 細繩牽 罪孽 的 人 、 他 們 又 像 以 套繩拉 罪惡
‹‹ ‹Suç ve günah sunuları için aynı yasa geçerlidir. Et, sunuyu sunarak günahı bağışlatan kâhinindir.속건제나 속죄제는 일례니 그 제육은 속하는 제사장에게로 돌아갈 것이요
‹‹ ‹Suç ve günah sunuları için aynı yasa geçerlidir. Et, sunuyu sunarak günahı bağışlatan kâhinindir.כחטאת כאשם תורה אחת להם הכהן אשר יכפר בו לו יהיה׃
‹‹ ‹Suç ve günah sunuları için aynı yasa geçerlidir. Et, sunuyu sunarak günahı bağışlatan kâhinindir.ذبيحة الاثم كذبيحة الخطية. لهما شريعة واحدة. الكاهن الذي يكفّر بها تكون له.
‹‹ ‹Suç ve günah sunuları için aynı yasa geçerlidir. Et, sunuyu sunarak günahı bağışlatan kâhinindir.贖 罪 祭 怎 樣 、 贖 愆 祭 也 是 怎 樣 、 兩 個 祭 是 一 個 條 例 . 獻 贖 愆 祭 贖 罪 的 祭 司 、 要 得 這 祭 物
‹‹ ‹Suç ve günah sunuları için aynı yasa geçerlidir. Et, sunuyu sunarak günahı bağışlatan kâhinindir.贖罪祭 怎 樣 、 贖愆祭 也 是 怎樣 、 兩個 祭 是 一 個 條例 . 獻贖愆 祭贖 罪 的 祭司 、 要得 這 祭物
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››Afligiré a la descendencia de David por causa de esto, pero no para siempre.'
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››a potrápim semeno Dávidovo pre tú vec, avšak nebudem ho trápiť po všetky dni.
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››E por isso afligirei a descendência de Davi, todavia não para sempre.
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››És megsanyargatom ezért a Dávid magvát: de még sem örökre.
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››In zaradi tega bom poniževal seme Davidovo, a ne vse dni.
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››I trapić będę nasienie Dawidowe dla tego; a wszakże nie po wszystkie dni.
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››Ja, för den sakens skull skall jag ödmjuka Davids säd, dock icke för alltid.»
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››J`humilierai par là la postérité de David, mais ce ne sera pas pour toujours.
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››Karena Salomo berdosa, Aku akan menghukum keturunan Daud, tetapi tidak untuk selama-lamanya.'
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››내가 이로 인하여 다윗의 자손을 괴롭게 할 터이나 영원히 하지는 아니하리라 하셨느니라 한지라
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››Maar om Salomo's zonde zal Ik de nakomelingen van David vernederen; maar niet voor altijd."