Ana içeriğe geç
Sözlük

gün ile cümle

gün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir gün daha geçti.Another day passed.
Geçen gün için sana hâlâ teşekkür etmedim. Bunu gerçekten takdir ediyorum.I still haven't thanked you for the other day. I really appreciate it.
Her geçen gün daha fazla insan sigaranın zararlarının farkına varıyor.More and more people are becoming aware of the dangers of smoking.
Gerçek dost kara günde belli olur.A friend in need is a friend indeed.
Ak akçe kara gün içindir.You must provide for a rainy day.
Kötü bir gün için tedarikli olmalısın.You must provide for a rainy day.
O kötü bir gün için kendini sigortalattı.He insured himself for a rainy day.
Kötü bir gün için tasarruf yapın.Save for a rainy day.
Kara gün için tasarruf edin.Save for a rainy day.
Kötü bir gün için her zaman para biriktirmelisin.You should always save money for a rainy day.
Sıkıntılı günlere karşı biraz para biriktirmelisiniz.You should save some money against a rainy day.
Kötü bir gün için bir kenara bir şey koymalısın.You should lay by something against a rainy day.
Sıkıntılı bir gün için bir şey saklayın.Keep something for a rainy day.
Mike günde en az üç yüz dolar kazanır.Mike earns no less than three hundred dollars a day.
Mike günlüklerinden kaba bir tablo yaptı.Mike made a rude table from the logs.
Mike'a onun doğum gününde ne verdin?What did you give Mike on his birthday?
Onu tam birkaç gün önce gördüm.I saw her just the other day.
Bob cumartesi günü bakkalda bir kâtip olarak çalıştı.Bob worked as a clerk in the grocery store on Saturday.
O neredeyse her gün nehire gidip balık avlıyor.Almost every day he goes to the river and fishes.
Birçok Japon her gün banyo yapar.Most Japanese take a bath every day.
Çoğu Japon en az günde bir kez pirinç yer.Most Japanese eat rice at least once a day.
Boston'a bir günde kaç uçuşunuz var?How many flights to Boston do you offer a day?
Yarın benim izin günüm.Tomorrow is my day off.
Ben öğrenciyken İngilizce günlük tutardım.I used to keep a diary in English when I was a student.
Dedem güzel günlerde yürüyüşe gider.My grandfather goes for a walk on fine days.
Paul bu günlerde çok sıkı çalışıyor.Paul studies very hard these days.
Paula ve ben pazar günü akşam yemeği pişirdik.Paula and I cooked dinner on Sunday.
Her gün yatağımı toplamam gerekir mi?Should I make my bed every day?
Fred bütün günü bir iş arayarak geçirdi.Fred spent all day looking for a job.
Haftanın hangi günü Blue Sky Sports'un kapalı olduğunu hatırlıyor musun?Do you remember what day of the week Blue Sky Sports is closed?
Fransa İngiltere'nin güneyindedir.France is to the south of England.
Frank hasta olamaz. O bütün gün tenis oynuyordu.Frank can't have been ill. He was playing tennis all day.
O bir gün bile şarapsız kalamayacağını söylüyor.He says he can't go without wine even for a day.
Güneşteyken başınızı örtün.Cover your head when you are in the sun.
Piknik günü geldi.The day of the picnic has arrived.
Sevgililer Günü'nde onlara çikolata vermeyi durduracağız.I'll stop giving them chocolate on Valentine's Day.
Sevgililer Günü'nde çikolata göndermek, Hristiyan olmayanlar için aptalca bir başlangıç.It is a silly practice for non-Christians to send chocolates on St. Valentine's Day.
Sevgililer Günün kutlu olsun.Happy Valentine's Day.
Sevgililer Günün kutlu olsun!Happy Valentine's Day.
Kasırganın kurbanları üç gündür gıdanın tadına bakmadı.The victims of the hurricane have not tasted food for three days.
Patty plajda sırtını güneşe maruz bıraktı.Patty exposed her back to the sun on the beach.
Pat Jim'in doğum günü partisine gidiyor.Pat's going to Jim's birthday party.
Yürüyüş günümüz için bir öğle yemeği getir.Bring a lunch for our day of hiking.
Lütfen doğum günü pastasına birkaç mum koy.Please put some candles on the birthday cake.
Doğum günü pastası üzerindeki tüm mumları bir kerede üfle.Blow out all the candles on the birthday cake at once.
Ne güzel bir günbatımı!What a beautiful sunset!
Ne güzel bir gündoğumu o!What a beautiful sunrise it is!
Güneşin doğuşu ne kadar da güzeldir!How beautiful a sunrise is!
Ne hoş bir gün.What a lovely day!
Ne güzel bir gün!What a lovely day!
Ne sıcak bir gün!What a hot day it is!
Her nedense zor bir gün oldu.Somehow it's been a rough day.
Neden her gün öğle yemeği yemiyorsun?Why do you skip lunch every day?
Savaşı gündelik gerçeklik yaparak, bu savaşa sebep olan politik görüştür.Because it is politics that has caused this war, making the war our everyday reality.
Neden her gün çalışıyorsun?Why do you study every day?
Niçin her gün İngilizce çalışıyorsun?Why do you study English every day?
Herkesin şansı bir gün dönebilir.Every dog has his day.
Güneş altında herhangi bir şey hakkında konuşabilirsiniz.You can talk about anything under the sun.
Gün gelir, devran döner.Every cloud has a silver lining.
Her ne kadar sıkı denesen de onu bir gün içinde bitiremezsin.However hard you try, you can't finish it in a day.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod