gününü ile cümle
gününü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Geçen doğum gününüzde doğum günü partiniz var mıydı?Did you have a birthday party on your last birthday?
Tom her sene Mary'nin doğum gününü unutur.Tom forgets Mary's birthday every year.
On gününü aldı.It took him ten days.
Kız arkadaşının doğum gününü unuttuğu için kendisini affetmesini istedi.He asked his girlfriend to pardon him for forgetting her birthday.
Doğum gününü hastanede geçirmek zorunda kalmaktan korkuyordu.He dreaded having to spend his birthday in the hospital.
Doğum gününü hastanede geçirmek zorunda olmasından ötürü çok üzgündü.He was very unhappy about having to spend his birthday in the hospital.
Tom 29 Şubat'ta doğduğu için doğum gününü dört yılda bir kutluyor.Since he was born on February 29th, Tom celebrates his birthday every four years.
Dersler tekrar başlamadan önceki son birkaç gününü nasıl geçireceksin?How are you going to spend your last few days before classes start again?
Uzun yıllar boyunca Tom'un doğum gününü (8 Kasım) kendisininki olarak kullandı.For many years she used Tom's birthday (November 8) as her own.
1938 yılında, Planck, 80. doğum gününü kutladı.In 1938, Planck celebrated his 80th birthday.
Bu, ilk Küresel El Yıkama Gününün 15 Ekim 2008'de gerçekleştiği anlamına gelir.This means that the first Global Handwashing Day took place on 15 October 2008.
5 Aralık 2006'da Heesters, Wiener Konzerthaus'da yaptığı bir konser ile 103. yaş gününü kutladı.On 5 December 2006, Heesters celebrated his 103rd birthday with a concert at the Wiener Konzerthaus.
Televizyon ve radyoda yayın gününün başında ve sonunda çalınır.It is played on television and radio at the beginning and end of the broadcast day.
I. Dünya Savaşı 11. ayın 11. gününün 11. saatinde resmi olarak bitti.The end of World War One became official on the 11th hour of the 11th day of the 11th month.
Bugün şanslı gününüzdesiniz.It is his lucky day.
Tutuklanan 101 subay Godman Üssüne geri götürülüp dava gününü beklemeye koyulurlar.The 101 arrestees were returned to Godman Field to await trial.
Dolayısıyla, “canavarın işareti” bunun zıddı, yani Pazar gününün Sebt olarak tutulmasıdır.Therefore, the "mark of the beast" is the opposite, or the keeping of Sunday as the Sabbath.
Sporcu doğum günününden bir gün önce ulaştığı bu başarıyı "mükemmel bir hediye" diye niteledi.He achieved this feat one day before his birthday and considered it as a "wonderful gift".
VE Gününün yıldönümünde, (8 Mayıs), anıta çelenkler konulur.On the anniversary of VE Day, (8 May), wreath-laying ceremonies are held at the memorial.
Kasım ayında Grandüşes Olga, 16. doğum gününü sarayda kutlar.In November Grand Duchess Olga Nikolaevna celebrated her 16th birthday at Livadia.
Millî darphane, yavrunun doğum gününü kutlamak için 25.000 adet gümüş hatıra sikkesi bastırdı.The national mint also issued 25,000 special commemorative silver coins to mark his birthday.
İşletme gününün sonunda geçiş kartının süresi biter.The pass expires at the end of the operating day.
Her yıl eylül ayında Gürcüler Didgori gününü festivallerle kutlamaktadırlar.Each August, citizens celebrate their heritage with the Onion Days Festival.
100'üncü yaş gününü 2017'de kutladı.It celebrated its 100th anniversary in 2017.
Sebt’ten ilk olarak yaratılışın yedinci gününü tasvir eden kutsal yazı anlatısında söz edilmiştir.The sabbath was first described in the biblical account of the seventh day of creation.
Nişan gününü kadınlar kararlaştırır.The Designing Women Reunion.
Fakat o an Yahudiler, Hamursuz Bayramı' nın sekizinci gününü kutlamaktaydılar.The second charter he granted them an eight-day fair to celebrate St. Martin's Day.
2002'de kulüp, Gamper'in 125. yaş gününü kutladı.In the year 2002, the golf club celebrated 125 years of golf.
1968, 5 Haziran gününün sabah saatleri....Early morning hours on May 8th...
Haftanın 4 gününü alkole, 3 gününü ise majuna ayırmıştı.He drank for two days, he drank for three days, for a week.
Olay sonunda yakalanan hırsız, üç gününü hastanede geçirdi.Wounded in the accident, he spent three months in hospital.
Tüm gününüzü alacaktır.It would take you all day.
Bu onun gününü değiştirirdi değil mi?It would change his day, all right?
Cumartesi gününüzü boşa harcamayın... ...ve mümkün olduğu kadar çalışın.Don't waste your Saturday... ...and study as much as you can.
Normal bir gününüzde sabah umutla mı uyanıyorsunuz, sıkıntıyla mı?On a typical day, do you wake up with hope or gloom? Eve Ensler:
Tüm bu olay 7 günlük haftanın 2 gününü alırdı.The whole thing took two days out of the seven-day week.
Ve ilk sözleri söylediğim yer Washington, DC, idi, dünya gününün 20. yıldönümünde.And the first words that I spoke were in Washington, D.C., on the 20th anniversary of Earth Day.
Ve Dünya gününde, 1990'da, Dünya gününün 20. yıldönümü, bu konuşmaya başladığım zamandı.And on Earth Day, 1990 -- the 20th anniversary of Earth Day -- that's when I began to speak.
Yoksa erkek arkadaşının doğum gününü ikinci kez mi kutladınız?Or did your poet have 2 birthdays in a row?
Bu arada insanların neden cuma gününü pazar gününden daha çok sevdiklerinin nedeni de bu.This is, by the way, why people prefer Friday to Sunday.
Ve hedefimiz olabildiğince çok kişi toplayarak caine'in en mutlu gununu geçirmesini sağlamaktı.I thought, is it easy now?
4 e 4 bütün gününüzü alır.4x4 will take you all day.
Ya daha dün biz senin 40. yaş gününü 5. kez kutlamadık mı...Didn't we celebrate your 40th Birthday for the 5th time last...
Sizinse 12 gününüz var.You have 12 days.
"Vajinanıza bakmak bütün gününüzü alacak bir iştir." dedi."Looking at your vagina," she said, "is a full day's work."
Ve gününüz gerçekten uzun sürecekse değiştirir, adada turlamaya devam edebilirsiniz.And if you really have a long day you can switch, and keep on driving around the island.
Uçak rötar yaptý ama yetiţtim iţte. Ablamýn yaţ gününü kaçýrýr mýyým ben?The plain was delayed but I reached.How can I miss my sister's birtday.
Dođum gününüz kutlu olsun.Happy birtday.
"Her gününüzü son gününüz gibi yaşayın," demişti Mahatma Gandhi."Live each day as if it is your last," said Mahatma Gandhi.
Ve sanata aşık sizler beni gününüzü aydınlatmam için buraya davet ettiğinize memnun değil misiniz?And for those of you who love the arts, aren't you glad you invited me here to brighten your day?
Buranın müstakbel hanımı olarak, gününü göstereyim mi?Shall I go and give her a piece of my mind as the first lady to-be? Hey, hey! Oh geez!
Ya da işteki son gününüz bile olabilir.Or you can have your last day at work.
Sonuçta, bu sizin özel gününüz.After all, it's your special day.
Gününü hep dikkati dağılmış olarak geçiren kimse üretken olamıyor.People who spend their work days distracted can hardly produce.
Eğer iyileşirsem, sana gününü göstereceğimDang, I'll sue you if you get to me too late!
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Except, I've never lived one day of my life there.
Gününüze bakarsınız ve bugün hiç bir şey yapmadım dersiniz.You look back on your day, and you're like, "I got nothing done today.
Gününü geçirmesini sağlayan seyler bunlardır,And these are the things that get him through his day.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.[wind whistling]
Dünyada doğum gününüzü kutlayan ilk kişi olmak istemiş.He wanted to be the first in the world, to wish you a happy birthday.