Maalesef pazartesi günü gidemeyiz.I'm afraid we can't go on Monday.
Kız kardeşim her pazar günü ayakkabılarını yıkar.My sister washes her shoes every Sunday.
Dick ile ilk karşılaştığımız günü hatırlıyor musun?Do you remember the day when we first met Dick?
İlk tanıştığımız günü hatırlıyor musun?Do you remember the day when we first met?
İlk karşılaştığımız günü hatırlıyorum.I remember the day when we first met.
İlk tanıştığımız günü asla unutmayacağım.I'll never forget the day when we first met.
Kulübümüz aylık toplantısını gelecek çarşamba günü düzenleyecek.Our club will hold its monthly meeting next Wednesday.
Pazartesi günü San Fransisko'ya yelken açacağız.We sail for San Francisco on Monday.
Yedinci günün sabahında vardık.We arrived on the morning of the seventh.
Tom'a doğum gününde bir parti veriyoruz.We are giving Tom a party on his birthday.
Onun doğum gününü bir partiyle kutladık.We celebrated his birthday with a party.
Mary'ye iyi bir doğum günü hediyesi seçtik.We chose Mary a good birthday present.
Tayfunun ekinleri harap ettiği günü asla unutmayacağım.We will never forget the day the typhoon ruined the crops.
Pazar günü sık sık kart oynarız.We often play cards on Sunday.
Onun 70. doğum gününü kutlamada bir parti verdik.We gave a party in celebration of his 70th birthday.
Ona güzel bir doğum günü hediyesi seçtik.We chose her a nice birthday present.
Pazartesi gününe kadar kağıtlarımızı teslim etmemiz gerekiyor.We are supposed to hand in our papers by today.
Bu benim on bir yıllık hayatımdaki en korkunç günüm.This has been the most awful day in my eleven-year-old life.
Benim kuralım her zaman gündüz günün işini yapmaktı.My rule always was to do the business of the day in the day.
Benim günüm saat 5'te sona erer.My day ends at 5 o'clock.
Benim doğum günüm seninkiyle örtüşüyor.My birthday coincides with yours.
Benim doğum günüm Kasım ayında.My birthday is in November.
Doğum günüm bir ay sonra.My birthday is one month from today.
Benim doğum günüm 22 Martta.My birthday is on March 22.
Benim doğum günüm seninkine yakındır.My birthday is close to yours.
Doğum günüme bir ay var. Demek ki, 5 Nisan.My birthday is a month from today. That is to say, April 5th.
Bu yıl doğum günüm cuma gününe rastlıyor.My birthday falls on Friday this year.
Doğum günüm pazara rastlıyor.My birthday falls on Sunday.
Doğum günümü hatırladığınız için teşekkür ederim.Thank you for remembering my birthday.
Babam pazar günü genellikle evdedir.My father is usually at home on Sunday.
Babam pazar günü kiliseye gider.My father goes to church on Sunday.
Seyahatimin ilk iki günü yağmurluydu.The first two days of my trip were rainy.
Ben pazar günü çalışmam.I don't work on Sunday.
Kız kardeşimin bana doğum günüm için verdiği saati kaybettim.I lost the watch my sister had given me for my birthday.
Bütün günü roman okuyarak geçirdim.I spent the whole day in reading the novel.
Doğum günüm için takvimde kırmızı bir işaret koydum.I put a red mark on the calendar for my birthday.
Ben önümüzdeki Perşembe gününe kadar bu işi istiyorum.I want this work done by next Thursday.
Geçen pazar günü parka gittim.I went to the park last Sunday.
Kazanın olduğu günü hatırlıyorum.I remember the day when the accident happened.
Ben günü çok iyi hatırlıyorum.I do remember the day very well.
O günü gayet iyi hatırlıyorum.I do remember the day very well.
Bob'ın benim doğum günü partime gelip gelmeyeceğinden kuşkuluyum.I doubt if Bob will come to my birthday party.
Bob'un doğum günü partime geleceğini sanmam.I doubt if Bob will come to my birthday party.
Pazar günü onunla tenis oynardım.I would play tennis with him on Sunday.
Bütün günü sahilde geçirdim.I spent the entire day on the beach.
Ben bu kitabı okumayı salı gününe kadar bitirmiş olacağım.I will have finished reading this book by Tuesday.
Bütün günü bir roman okuyarak geçirdim.I spent the whole day reading a novel.
Onunla Narita havaalanında buluşabileceğim günü bekliyorum.I long for the day when I can meet him at Narita Airport.
Doğum günü hediyemi aldım.I received my birthday present.
Doğum günümde ondan bir kazak aldım.I received a sweater from her on my birthday.
Cumartesi günü Cyril adlı oğlan arkadaşımla bir tenis maçı oynuyor olacağım.I will be playing a tennis match on Saturday with my boyfriend Cyril.
Pazar günü genellikle sinemaya giderdim.I usually went to the movies on Sunday.
Pazar günü bir yere gitmiyorum.I am not going anywhere on Sunday.
Pazar günü sık sık şehir merkezine giderim.I often go downtown on Sunday.
Pazar günü okula gitmem.I don't go to school on Sunday.
Pazar günü kiliseye giderim.I go to church on Sunday.
Pazar günü parkta tenis oynarım.I play tennis in the park on Sunday.
Pazar günü gidiyorum.I'm leaving on Sunday.
Pazar günü genellikle kot giyerim.I usually wear jeans on Sunday.
Onunla ilk karşılaştığım günü asla unutmayacağım.I will never forget the day when I first met him.