Biz bütün günü içeride geçirdik.We spent all day indoors.
O korkunç günü arkasında bırakmaya çalıştı.She tried to put that awful day behind her.
O bir doğum günü partisinden eve döndü.She returned home from a birthday party.
Günün sonunda, doğru karar verildi.At the end of the day, the right decision was made.
Tom pazartesi günü dişçiye gitmek zorunda kaldığını söyledi.Tom said he had to go to the dentist's on Monday.
Tom pazartesi günü nadiren evden ayrılır.Tom rarely leaves the house on Monday.
Tom kararını pazartesi günü açıkladı.Tom announced his decision Monday.
Tom pazartesi günü duyuru yaptı.Tom made the announcement Monday.
Duyuru pazartesi günü yapıldı.The announcement was made Monday.
Sonuçlar pazartesi günü ilan edilecek.Results will be announced Monday.
Pazartesi günü hiçbir tutuklama yapılmadı.No arrests were made on Monday.
Bugün ninemin doğum günü.Today's my grandmother's birthday.
Önümüzde çok stresli bir günümüz var.We've got a very stressful day ahead of us.
Önümüzde çok yoğun bir günümüz var.We've got a very busy day ahead of us.
Bugün küçük erkek kardeşimin yirmi ikinci yaş günü.Today is my little brother's twenty-second birthday.
Tatoeba Günü şimdi sona erdi.Tatoeba Day is now over.
Tatoeba Günü şimdi başlıyor!Tatoeba Day starts now!
Her yeni gün, son gününüz olabilir.Every new day could be your last.
Günün sonunda, hedefler basittir: emniyet ve güvenlik.At the end of the day, the goals are simple: safety and security.
Yarın senin izin günün.Tomorrow's your day off.
Tom'un Mary'nin cinayet günü için bir mazereti vardı.Tom had an alibi for the day of Mary's murder.
Tom günü gezi için alışveriş yaparak geçirdi.Tom spent the day shopping for the trip.
"Bugün haftanın hangi günü?" "Çarşamba.""What day of the week is it?" "It's Wednesday."
Görünüşe göre cuma gününden itibaren çok sıcak olacak.Apparently it's going to be scorching from Friday on.
Hava kötü ve maaş gününden önceki gün, bu yüzden bugün dışarı çıkmayacağım.The weather is bad and it's the day before payday, so I won't go out today.
Pazartesi günü nereye gidiyorsun?Where are you going on Monday?
Bir dahaki sefere on altıncı yaş günümü kutlayacağım.Next time I will celebrate my sixteenth birthday.
Dün pazar günüydü bu nedenle bütün gün uyudum.Yesterday it was Sunday so I slept all day
Bugün benim doğum günüm. 18 yaşına bastım.It's my birthday today. I'm already eighteen.
Hiç kimse doğum günümün bugün olduğunu bilmiyor.Nobody knows it's my birthday today.
O, onu doğum günü partisine davet etmeye çalıştı.She has tried to invite him to her birthday party.
"Biz Cuma günü evleniyoruz." "Ne?""We're getting married Friday." "What?"
Onun doğum günü partisine gitmesek Tom muhtemelen hayal kırıklığına uğrar.Tom would probably be disappointed if we didn't go to his birthday party.
Onun doğum gününde Tom ile olabildiğine sevindim.I'm glad you were able to be with Tom on his birthday.
Tom'un pazartesi günü ofise gelmesi gerekmez.Tom doesn't need to come into the office on Monday.
Onun doğum günü için Tom'a bir mızıka hediye etmelisin.You should give Tom a harmonica for his birthday.
Tom'un Mary için bir doğum günü hediyesi seçmesine yardım ettim.I helped Tom choose a birthday present for Mary.
Tom'a doğum günü için bir şey almalısın.You should buy Tom something for his birthday.
Tom'un doğum günü için bir kek pişireceğim.I'm going to bake a cake for Tom's birthday.
Tom beni doğum günü partisine davet etmedi.Tom didn't invite me to his birthday party.
Tom'a doğum günü için bir beyzbol şapkası verdim.I gave Tom a baseball cap for his birthday.
Tom önümüzdeki pazartesi gününe kadar Boston'dan ayrılamaz.Tom can't leave Boston until next Monday.
Tom'un önünde gerçekten büyük bir günü var.Tom has a really big day ahead of him.
Tom'un pazartesi günü burada olması gerekmiyor.Tom doesn't need to be here on Monday.
Tom'un doğum günü Mary'ninki ile aynı.Tom's birthday is the same as Mary's.
Jüri müzakereleri pazartesi günü başlayacak.Jury deliberations will begin Monday.
Tom pazartesi günü okula gelmedi.Tom didn't come to school on Monday.
Pazartesi günü bir Fransızca testimiz olacak.We'll have a French test on Monday.
Tom her zaman Mary'nin doğum gününü unutur.Tom always forgets Mary's birthday.
Biz Tom'a bir doğum günü hediyesi aldık.We bought Tom a birthday present.
Bilet satışları pazartesi günü başlayacak.Ticket sales will begin Monday.
Dava pazartesi günü devam edecek.The trial will continue Monday.
Sözleşme pazartesi günü sona erdi.The contract expired on Monday.
Tom'un doğum günü çok yakında.Tom's birthday is coming soon.
Tom'un yarın meşgul bir günü var.Tom has a busy day tomorrow.
O günü açık bir biçimde hatırlıyorum.I remember that day clearly.
Tom'un yarın büyük bir günü var.Tom has a big day tomorrow.
Pazartesi günü döndük.We came back on Monday.
Beni pazartesi günü ara.Call me on Monday.
O iki yıl önce doğum gününde iki çok güzel gece müziği çaldı.He played two very beautiful Chopin nocturnes on his birthday two years ago.