Pazartesi günü gelmek zorundayım.I have to come on Monday.
Dükkanımız pazartesi günü kapalı olacak.Our shop will be closed on Monday.
Tom günü Mary ile geçirdi.Tom spent the day with Mary.
Gününü nasıl geçirdin?How did you spend your day?
Tom günün sonunda çok aç olacağını biliyordu.Tom knew that he'd be very hungry by the end of the day.
İyi bir doğum günü geçirdin mi?Did you have a good birthday?
Tom Mary'ye doğum günü için ne vereceğini bilmiyordu.Tom didn't know what to give Mary for her birthday.
Doğum günüme yaklaşık bir ay var.My birthday's not for another month.
Bugün ocak ayının son günü.Today is the last day of January.
Birlikte sabah kahvaltısı yiyeceğimiz günü sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to the day that we eat breakfast together.
Birlikte sabah kahvaltısı yiyeceğimiz günü bekliyorum.I'm waiting for the day that we eat breakfast together.
Mary'nin doğum günü için bir kek pişiriyorum.I'm baking a cake for Mary's birthday.
Dün bütün günü onlarla birlikte geçirdim.I spent all day yesterday with them.
Dün bütün günü onunla birlikte geçirdim.I spent all day yesterday with him.
Pazartesi günü seninle konuşacağız.We'll talk with you on Monday.
Pazartesi günü onlarla konuşacağız.We'll talk with them on Monday.
Pazartesi günü onunla konuşacağım.We'll talk with him on Monday.
Pazartesi günü onunla konuşacağız.We'll talk with her on Monday.
Günü onlarla geçirdim.I spent the day with them.
Günü onunla geçirdim.I spent the day with him.
Bütün günü onlarla geçirdim.I spent all day with them.
Bütün günü onunla geçirdim.I spent all day with him.
Pazartesi günü onlarla konuştun mu?Did you talk to them on Monday?
Pazartesi günü onunla konuştun mu?Did you talk to him on Monday?
Pazartesi günü onları tekrar göreceğim.I'm seeing them again on Monday.
Pazartesi günü onu tekrar göreceğim.I'm seeing him again on Monday.
Seninle tanıştığım günü hatırlıyorumI remember the day I met you.
Onlarla tanıştığım günü hatırlıyorum.I remember the day I met them.
Onunla tanıştığım günü hatırlıyorum.I remember the day I met him.
Onlarla ayın on üçünde cuma günü görüştüm.I met them on Friday the 13th.
Onlara pazartesi günü izin verdim.I gave them Monday off.
Ona pazartesi günü izin verdim.I gave him Monday off.
Tom pazartesi günü bana borcunu geri ödeyecek.Tom is going to pay me back what he owes me on Monday.
Tom otuzuncu doğum gününde kendini öldürdü.Tom killed himself on his thirtieth birthday.
"Bugünün ne olduğunu biliyor musun?" -"Hayır". - "Benim doğum günüm!""Do you know what today is?" -"No". - "My birthday!"
Dan 2 Ocak günü maksimum güvenlik fasilitesinde geldi.Dan arrived at the maximum security facility on January 2.
Dan Linda'nın doğum günü partisine geldi.Dan came to Linda's birthday party.
Çocuklar oğlanın doğum gününü kutluyorlar.The children are celebrating the boy's birthday.
Önümüzdeki salı benim doğum günüm ve ben bir doğum günü partisi veriyorum.Next Tuesday is my birthday, and I'm having a birthday party.
Tom bana doğum günüme kadar zarfı açmamamı söyledi.Tom told me to not open the envelope up till it was my birthday.
Bir Venüs günü, bir Venüs yılından daha uzundur.A Venusian day is longer than a Venusian year.
Tom, Mary'nin doğum günü partisine geldi.Tom came to Mary's birthday party.
14 Mart Pi sayısı günüdür.March 14th is Pi day.
Pi günü pasta yemek için harika bir gün.Pi day is a great day to eat pie.
Ben kesinlikle hiçbir şey yapmadan bütün günü yatakta geçirdim.I spent the whole day in bed doing absolutely nothing.
Uzun bir günün sonunda spor salonuna gitmeyi zor buluyorum.I find it difficult to go to the gym at the end of a long day.
Bütün günü seninle geçirmek istiyorum.I want to spend the whole day with you.
Kızının doğum gününü kutlamak için akşam yemeğinde arkadaşımın evindeydim.I was at my friend's house for dinner to celebrate his daughter's birthday.
Bizim sadece üç günümüz kaldı.We only have three days left.
Yılın ilk günü gürültü ile başladı.The first day of the year began with noise.
Okuldaki ilk günün nasıldı?How was your first day at school?
Dan pazar günü taşındı.Dan moved in on Sunday.
Dan pazartesi günü anahtarları Linda'ya verecek.Dan will give Linda the keys Monday.
Bugün benim torunumun doğum günü.Today's my grandson's birthday.
Günün çoğunu yatakta geçirdim.I spent most of the day in bed.
Dan perşembe günü bir üst sınıfa yükseleceğini söyledi.Dan said that he was moving up on Thursday.
Her pazar günü, yeni bir ceset bulundu.Every Sunday, a new body was discovered.
Tom'la ilk tanıştığımız günü hatırlıyor musun?Do you remember the day when we first met Tom?
Bugün gününü gün etmen gerekiyor.You're supposed to be enjoying yourself today.
Şükran Günü için bir şey yapıyor musun?Are you doing anything for Thanksgiving?