Ana içeriğe geç
Sözlük

gün ışığı ile cümle

gün ışığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Odayı gün ışığı dolduruyordu.The room was bathed in sunshine.
Son zamanlarda eski Çin hakkında yeni gerçekler gün ışığına çıktı.New facts about ancient China have recently come to light.
Gün ışığından yararlanma saatinin geçen hafta sona erdiğini unuttum.I forgot that the daylight saving time ended last week.
Bu gün ışığı kadar aşikar.That's as plain as the nose on your face.
Tom gün ışığından önce eve geldi.Tom got home just before daylight.
Çok büyük pencereler bol doğal gün ışığı sağlar.Very large windows assure abundant natural daylight.
Doğal gün ışığı olan büyük bir banyo bu daireye aittir.A large bathroom with natural daylight belongs to this apartment.
Gün ışığı ortalığı aydınlatır, acılar da ruhu.Sun lights the landscape, pain illuminates the soul.
Fadıl'ın yıkıcı kaderi sonunda gün ışığına çıktı.Fadil's devastating fate finally came to light.
Sami bir daha gün ışığını görmeyi hak etmiyor.Sami doesn't deserve to see the light of day again.
Yıldızlar gün ışığında görünmez.Stars are invisible in daylight.
Lukas önündeki ışığı gördü ve gün ışığı olduğunu varsaydı.Lukas saw light ahead of him and assumed it was daylight.
Sağda, tanrı gün ışığında Güneş'i yaratmakta.In the evening, Vakarinė prepares the bed for Saulė.
Amacı, yörenin geçmişini gün ışığına çıkarmaktır.1: Bringing the Past to Light.
Gün ışığı ve UV'ye de duyarlıdır.They also decompose upon sunlight or UV-light.
Gün ışığı dâhil olmak üzere Dünya üzerindeki enerjinin çoğunun kaynağı Güneş'tir.The existence of nearly all life on Earth is fueled by light from the Sun.
"Tyana gün ışığına çıkıyor"."Warren Finally Runs to Daylight".
Bunlar hiç gün ışığına çıkmadı.But this has never seen the light of day.
Birtakım Slav tapınakları da gün ışığına çıkarılmıştır.A night safari will also be organised by the temple.
Gerçekten çok büyüyebilirler ve altlarında kalan bölgenin tüm gün ışığını bloke edebilirler.They can grow so big, blocking all daylight, making it very dark and ominous standing under them.
Gökyüzü mavi iken gün ışığına fundalıkta üzerinde düşünmek ve için!To think of going over the moor in the daylight and when the sky was blue!
Ve içeride, gün ışığı -- her birisi bir optik ve ışığı merkeze getiriyor.And inside, the daylight -- each one is an optic and it brings light into the center.
Spectre helikopteri yok, gece değil gün ışığında... tam öğle vakti hepsi kat çiğneyip azmışken...And I will coordinate ground forces. Colonel Matthews.
Bilmene gerek yok. "Gün Işığı Pansiyon"That's not for you to know.
"Florida'ya gel gün ışığı huzmesi.'Come to the Florida sunshine bush.
Florida'ya gel gün ışığı huzmesi. orada limonlar var, orada şeytanlar yapıyorlar."Come to the Florida sunshine bush, where there are lemons, where they make demons.'
Gün ışığında +200, gölgede -200 derece sıcaklık.Two hundred degrees in the sunlight. Minus 200 in the shade.
Yani uçakta nasıl daha çok gün ışığı olur?How can we bring more natural light into the airplane?
Yalnızca güneşli havalarda değil, gün ışığına çıktığınız her an kullanmalısınız.Yalnızca güneşli havalarda değil, gün ışığına çıktığınız her an kullanmalısınız.
Ve onun odasına kalem kendine özel, onun pencereleri kapatır dışarı adil gün ışığı kilitlerAnd private in his chamber pens himself; Shuts up his windows, locks fair daylight out
- Efendim-saygı sevgisi, sen kulaklara neyin kadar stick'st .-- gel, gün ışığı, ho yakmak.Of this--sir-reverence--love, wherein thou stick'st Up to the ears.--Come, we burn daylight, ho.
Onu yanağından parlaklığını gün ışığı lamba erdirmez gibi, bu yıldızların utanç; gözleri cennetThe brightness of her cheek would shame those stars, As daylight doth a lamp; her eyes in heaven
JULIET olduğu görüşündeydi ışığı, gün ışığı, bunu biliyorum, ben değil:JULlET Yond light is not daylight, I know it, I:
Buna gün ışığı diyebilirsiniz, şeffaflık.Daylight, you could call it, transparency.
Gün ışığının alacalı yansımalarını seviyor olmalı. Işığın arkadan hafifçe geldiğini görebiliyoruz.And I think she likes that (deepling) of the sunlight
Bunun adı "Gün ışığına çıkan melek"It's called "Emerging Angel."
Bu nedenle yapılarımızı gün ışığıyla aydınlatıyoruz.So we light our buildings with daylight.
Gün ışığı... inandığım tek şey aşk hayat acılarla dolu olsa da,Shine... The love is Believe... the truth
Yani, kahraman--kişilerin kahramanı-- bunu gün ışığına çıkarıyor.You know, hero -- people's hero -- bringing this important light.
Prens Lee Yong'un tek oğlu Lee Han'ın skandalı gün ışığına çıktı.More of Prince Yi Young's son Lee Han's scandalous past continues to be uncovered.
K bir gün ışığı alıcı verici.K is a daylight receiver transmitter.
Şimdi biyoritmimizi gün ışığı ile dengeleyebiliriz.Now we can be well-balanced in our biorhythm with daylight.
Bilgim var adamım, yeni şeyler gün ışığına çıkacak.I've got information man, new shit is come to light.
Esenliktir, o gece, gün ışığıncaya dek sürer.It is peace till the dawning of the day.
Gün ışığı D50Daylight D50
Gün ışığı D65Daylight D65
Gün ışığıDaylight
Gün ışığı floresanı (D 5700 - 7100K)Daylight fluorescent (D 5700 - 7100K)
Gün Işığı Tasarrufu Saati@ label: spinboxDaylight Savings Time
Ve demokratik fikirler, her zaman gün ışığına çıkmanın bir yolunu bulur.And democratic ideas always find the way to come to light.
Damir, belki de gün ışığına çıkarılmayı bekleyen daha pek çok kayıt olduğunu öne sürüyor.Perhaps there are many more recordings that have yet to see the light of day, he suggests.
Kültür ve Spor: Türkiye'de Markus Aurelius'un heykeli gün ışığına çıkarıldıCulture and Sports: Statue of Marcus Aurelius unearthed in Turkey
Bilim ve teknoloji: Yunanistan'da "Odysseus" sarayı gün ışığına çıkarıldıScience and technology: "Odysseus" palace unearthed in Greece
Bulgar arkeologlar Troyan kenti yakınlarındaki bir Roma yolu parçasını gün ışığına çıkardılar.Bulgarian archaeologists unearthed a section of a Roman road near the town of Troyan.
Spasov, gün ışığına çıkarılan zürafanın günümüz Afrika zürafalarının atası olduğunu söylüyor.The unearthed giraffe, he says, represents the ancestor of present-day African giraffes.
Onkoloji Enstitüsü skandalı gün ışığına çıkan bu türdeki ilk olay değil.The Oncology Institute scandal is the not the first such case that has come to light.
Dört yıl sonra dava gün ışığına çıktı.Four years later, the case has come to light.
Eser 2004 yılında Bulgar arkeolog Georgi Kitov ve ekibi tarafından gün ışığına çıkarılmıştı.It was unearthed in 2004 by the Bulgarian archaeologist Georgi Kitov and his team.
Kültür ve Spor: Bulgaristan'da antik altın maske gün ışığına çıkartıldıCulture and Sports: Ancient golden mask unearthed in Bulgaria
Kazı çalışmaları devam ederken, binlerce yeni obje daha gün ışığına çıkarılabilir.As the digging continues, thousands of new objects could be unearthed.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod