Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.Законът на Твоите уста е за мене по-желателен От хиляди злато и сребро.
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.טוב לי תורת פיך מאלפי זהב וכסף׃
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.شريعة فمك خير لي من الوف ذهب وفضة
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.你 口 中 的 訓 言 、 〔 或 作 律 法 〕 與 我 有 益 、 勝 於 千 萬 的 金 銀
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.你 口中 的 訓言 、 〔 或 作 律法 〕 與 我 有益 、 勝於 千 萬 的 金銀
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.a vezmeš striebro a zlato a spravíš koruny a položíš na hlavu Jozuu, syna Jehocadákovho, najväčšieho kňaza,
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.Hãy nhận lấy bạc và vàng làm mũ triều thiên đội trên đầu thầy tế lễ cả Giê-hô-sua, con trai Giô-xa-đác.
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.Hãy nhận lấy bạc và vàng làm mũ triều thiên đội trên đầu thầy tế_lễ cả Giê-hô-sua , con_trai Giô-xa-đác .
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.ja ota vastaan hopea ja kulta, tee kruunu ja pane se ylimmäisen papin Joosuan, Joosadakin pojan, päähän
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.은과 금을 취하여 면류관을 만들어 여호사닥의 아들 대제사장 여호수아의 머리에 씌우고
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.og modtage Sølv og Guld. Lad så lave en Krone og sæt den på Josuas Hoved
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.og ta imot sølv og gull av dem og gjør kroner og sett dem på Josvas, Jehosadaks sønns, yppersteprestens hode!
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.recebe, digo, prata e ouro, e faze coroas, e põe-nas na cabeça do sumo sacerdote Josué, filho de Jeozadaque;
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.Vezmi, pravím, stříbro a zlato, a udělej koruny, a vstav na hlavu Jozue syna Jozadakova, kněze nejvyššího.
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.возьми у них серебро и золото и сделай венцы, и возложи на голову Иисуса, сына Иоседекова, иерея великого,
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.да! Вземи от тях сребро и злато, направи корони и положи ги на главата на великия свещеник Исус Иосиевият син;
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.ולקחת כסף וזהב ועשית עטרות ושמת בראש יהושע בן יהוצדק הכהן הגדול׃
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.ثم خذ فضة وذهبا واعمل تيجانا وضعها على راس يهوشع بن يهوصادق الكاهن العظيم.
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.取 這 金 銀 作 冠 冕 、 戴 在 約 撒 答 的 兒 子 大 祭 司 約 書 亞 的 頭 上
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.取這金 銀作 冠冕 、 戴在 約撒答 的 兒子 大 祭司 約書亞 的 頭上
- Alright, where are you going? - Dunno, we are at Gümüşsuyu now.- Εντάξει, που πηγαίνετε ; - Δεν ξέρω, τώρα είμαστε στο Gümüşsuyu.
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.4:5 Die ihr mein Silber und Gold und meine schönen Kleinode genommen und in eure Tempel gebracht habt,
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.eftersom I haven tagit mitt silver och mitt guld och fört mina skönaste klenoder in i edra palats,
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Emas dan perak-Ku sudah kamu rampok, dan harta-Ku yang berharga kamu angkut ke kuilmu
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.곧 너희가 내 은과 금을 취하고 나의 진기한 보물을 너희 신궁으로 가져갔으며
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Kteříž stříbro mé i zlato mé béřete, a klénoty mé výborné vnášíte do chrámů svých,
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.ktorí ste pobrali moje striebro a moje zlato a moje výborné klenoty ste povnášali do svojich chrámov.
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Którzy srebro moje i złoto moje zabieracie, a klejnoty moje wyborne wnosicie do kościołów swoich;
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Mi-aţi luat argintul şi aurul, şi cele mai bune odoare ale Mele, şi le-aţi dus în templele voastre.
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Mijn zilver en goud en andere kostbare schatten hebben jullie weggenomen en naar de afgodentempels gebracht.
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Mivelhogy elraboltátok ezüstömet és aranyomat, és legszebb kincsemet templomaitokba vittétek;
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.porque habéis llevado mi plata y mi oro. Mis cosas preciosas y hermosas habéis introducido en vuestros templos
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.te, jotka olette ottaneet minun hopeani ja kultani, vieneet minun ihanat kalleuteni temppeleihinne
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Vì các ngươi đã lấy bạc vàng ta đi , đã đem đồ châu_báu rất quí của ta vào trong những đền miếu các ngươi .
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Vì các ngươi đã lấy bạc vàng ta đi, đã đem đồ châu báu rất quí của ta vào trong những đền miếu các ngươi.
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Visto como levastes a minha prata e o meu ouro, e os meus ricos tesouros metestes nos vossos templos;
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Zato ker ste vzeli srebro in zlato moje in najboljše dragotine moje znesli v svoje malikovalnice
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Διοτι ελαβετε το αργυριον μου και το χρυσιον μου, και τα εκλεκτα μου αγαθα εφερετε εις τους ναους σας.
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Понеже взехне среброто ми и и златото ми, И занесохте в капищата си отбраните ми блага,
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.потому что вы взяли серебро Мое и золото Мое, и наилучшие драгоценности Мои внесли в капища ваши,
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.אשר כספי וזהבי לקחתם ומחמדי הטבים הבאתם להיכליכם׃
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.لانكم اخذتم فضتي وذهبي وادخلتم نفائسي الجيدة الى هياكلكم.
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.你 們 既 然 奪 取 我 的 金 銀 、 又 將 我 可 愛 的 寶 物 帶 入 你 們 宮 殿 、 〔 或 作 廟 中
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.你 們既然 奪取 我 的 金銀 、 又 將 我 可 愛 的 寶物 帶入 你 們 宮殿 、 〔 或 作廟中
Altınla gümüş kullandı. Ki beğenmiyorsunuz şimdi.إستخدموا الذهب والفضة . لكنها لا تعجبكم الآن . تقولون
Altınla, gümüşle süsler, Çekiçle, çivilerle sağlamlaştırırlar; Yerinden kımıldamasın diye.Com prata e com ouro o enfeitam, com pregos e com martelos o firmam, para que não se mova.
Altınla, gümüşle süsler, Çekiçle, çivilerle sağlamlaştırırlar; Yerinden kımıldamasın diye.en versieren dat met goud en zilver, waarna zij het met hamer en spijkers vastzetten, zodat het niet omvalt.
Altınla, gümüşle süsler, Çekiçle, çivilerle sağlamlaştırırlar; Yerinden kımıldamasın diye.E' ornato di argento e di oro, è fissato con chiodi e con martelli, perché non si muova
Altınla, gümüşle süsler, Çekiçle, çivilerle sağlamlaştırırlar; Yerinden kımıldamasın diye.Ezüsttel és aranynyal megékesíti azt, szegekkel és põrölyökkel megerõsítik, hogy le ne essék.
Altınla, gümüşle süsler, Çekiçle, çivilerle sağlamlaştırırlar; Yerinden kımıldamasın diye.han smykker det med Sølv og Guld og fæster det med Søm og Hammer, så det ikke vakler.
Altınla, gümüşle süsler, Çekiçle, çivilerle sağlamlaştırırlar; Yerinden kımıldamasın diye.îl împodobeşte cu argint şi aur, şi ei îl ţintuiesc cu cuie şi ciocane, ca să nu se clatine.
Altınla, gümüşle süsler, Çekiçle, çivilerle sağlamlaştırırlar; Yerinden kımıldamasın diye.Kemudian patung berhala itu dihiasi dengan emas dan perak, lalu dikuatkan dengan paku supaya jangan jatuh
Altınla, gümüşle süsler, Çekiçle, çivilerle sağlamlaştırırlar; Yerinden kımıldamasın diye.그들이 은과 금으로 그것에 꾸미고 못과 장도리로 그것을 든든히하여 요동치 않게 하나니
Altınla, gümüşle süsler, Çekiçle, çivilerle sağlamlaştırırlar; Yerinden kımıldamasın diye.Lo adornan con plata y oro; lo afirman con clavos y martillo para que no se tambalee
Altınla, gümüşle süsler, Çekiçle, çivilerle sağlamlaştırırlar; Yerinden kımıldamasın diye.med silver och guld pryder man dem och fäster dem med spikar och hammare, för att de icke skola falla omkull.
Altınla, gümüşle süsler, Çekiçle, çivilerle sağlamlaştırırlar; Yerinden kımıldamasın diye.med sølv og gull pryder de det; med spiker og hammer fester de det, så det ikke skal falle.
Altınla, gümüşle süsler, Çekiçle, çivilerle sağlamlaştırırlar; Yerinden kımıldamasın diye.Naredi ga lepega s srebrom in zlatom; pritrdijo ga z žeblji in kladivi, da se ne zvrne.
Altınla, gümüşle süsler, Çekiçle, çivilerle sağlamlaştırırlar; Yerinden kımıldamasın diye.Ne koristetaan hopealla ja kullalla sekä kiinnitetään nauloilla ja vasaroilla, niin etteivät ne horju.
Altınla, gümüşle süsler, Çekiçle, çivilerle sağlamlaştırırlar; Yerinden kımıldamasın diye.Okrášli to striebrom a zlatom, upevní to klincami a kladivami, aby sa to neklátilo!
Altınla, gümüşle süsler, Çekiçle, çivilerle sağlamlaştırırlar; Yerinden kımıldamasın diye.rồi lấy bạc vàng mà trang sức; dùng búa mà đóng đinh vào, đặng khỏi lung lay.