Dagerreyotipi adında, gümüş levha kullanan ve daha keskin bir görüntü üreten bir şey geliştirdi.Jego technika - dagerotypia używa posrebrzanych płytek, a obraz jest ostrzejszy.
Dagerreyotipi adında, gümüş levha kullanan ve daha keskin bir görüntü üreten bir şey geliştirdi.그는 다게리오테입을 발명했습니다. 그것은 은을 씌운 판을 사용하여 더 뚜렷한 사진을 얻을 수 있었지만,
Dagerreyotipi adında, gümüş levha kullanan ve daha keskin bir görüntü üreten bir şey geliştirdi.הוא פיתח משהו בשם "דגרוטייפ", שבו נעשה שימוש בלוח כסוף מה שהפיק תמונה חדה יותר.
Dagerreyotipi adında, gümüş levha kullanan ve daha keskin bir görüntü üreten bir şey geliştirdi.طور شيئًا يدعى بالطباعة بألواح الفضة (الداجيرية)، الذي استخدم فيها أطباق فضية تنتج صورة أكثر وضوحًا.
Denizimiz var, gümüş ve altınımız.Avevamo il mare, argento e oro, avevamo tutto.
Denizimiz var, gümüş ve altınımız. Her şeyimiz var, hala niye acı çekiyoruz?Kami punya laut, perak dan emas, Kami punya semua.
Denizimiz var, gümüş ve altınımız. Her şeyimiz var, hala niye acı çekiyoruz?Máme more, striebro a zlato, máme všetko, tak prečo stále trpíme?
Denizimiz var, gümüş ve altınımız. Her şeyimiz var, hala niye acı çekiyoruz?У нас было море, серебро и золото, у нас было все, так почему до сих пор страдаем?
Denizimiz var, gümüş ve altınımız. Her şeyimiz var, hala niye acı çekiyoruz?しかし彼らがともに 所有し続けているのは
Denizimiz var, gümüş ve altınımız.Mieliśmy morze, srebro i złoto Mieliśmy wszystko.
Denizimiz var, gümüş ve altınımız.Tínhamos o mar, a prata, o ouro, tudo.
Denizimiz var, gümüş ve altınımız.Van tengerünk, ezüstünk és aranyunk. Van mindenünk.
Denizimiz var, gümüş ve altınımız.Vi hade hav, silver och guld. Vi hade allt.
Denizimiz var, gümüş ve altınımız.We had the sea, silver and gold.
Denizimiz var, gümüş ve altınımız.Wir hatten die See, Silber und Gold.
Denizimiz var, gümüş ve altınımız.Είχαμε τη θάλασσα, το ασήμι, το χρυσό.
Denizimiz var, gümüş ve altınımız.Имахме море, сребро и злато, имахме всичко.
Denizimiz var, gümüş ve altınımız.,הייתה לנו גישה לים .היה כסף וזהב. היה לנו הכל
Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir.A língua do justo é prata escolhida; o coração dos ímpios é de pouco valor.
Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir.Argento pregiato è la lingua del giusto, il cuore degli empi vale ben poco
Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir.Den rättfärdiges tunga är utvalt silver, men de ogudaktigas förstånd är föga värt.
Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir.Den retfærdiges Tunge er udsøgt Sølv, gudløses Hjerte er intet værd.
Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir.Den rettferdiges tunge er som utsøkt sølv; de ugudeliges hjerte er intet verdt.
Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir.Des Gerechten Zunge ist köstliches Silber; aber der Gottlosen Herz ist wie nichts.
Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir.De woorden van een rechtvaardige zijn goud waard, die van een goddeloze zijn waardeloos.
Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir.Jazyk spravedlivého je výborným striebrom; srdce bezbožných s jeho rozumom stojí za málo.
Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir.의인의 혀는 천은과 같거니와 악인의 마음은 가치가 적으니라
Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir.La langue du juste est un argent de choix; Le coeur des méchants est peu de chose.
Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir.Limba celui neprihănit este argint ales; inima celor răi este puţin lucru. -
Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir.Lưỡi người công bình giống như bạc cao; Còn lòng kẻ hung ác không ra gì.
Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir.Lưỡi người công_bình giống như bạc cao ; Còn lòng kẻ hung_ác không ra_gì .
Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir.Perkataan orang yang baik bagaikan perak asli; buah pikiran orang yang jahat tidak berarti
Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir.Plata escogida es la lengua del justo, pero el corazón de los impíos no vale nada
Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir.Pravičnega jezik je kakor srebro izbrano, srce brezbožnih pa je malo prida.
Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir.Srebro wyborne jest język sprawiedliwego; ale serce niezbożnych za nic nie stoi.
Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir.Stříbro výborné jest jazyk spravedlivého, ale srdce bezbožných za nic nestojí.
Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir.Választott ezüst az igaznak nyelve; a gonoszok elméje kevés érõ.
Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir.Vanhurskaan kieli on valituin hopea, jumalattomien äly on tyhjän veroinen.
Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir.Η γλωσσα του δικαιου αργυριον εκλεκτον η καρδια των ασεβων πραγμα μηδαμινον.
Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir.Езикът на праведния е избрано сребро; Сърцето на нечестивите малко струва.
Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir.Отборное серебро – язык праведного, сердце же нечестивых – ничтожество.
Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir.כסף נבחר לשון צדיק לב רשעים כמעט׃
Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir.لسان الصدّيق فضة مختارة. قلب الاشرار كشيء زهيد.
Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir.義 人 的 舌 、 乃 似 高 銀 . 惡 人 的 心 所 值 無 幾
Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir.義人 的 舌 、 乃 似 高銀.惡人 的 心所值 無幾
Dört gümüş taban üstünde duran akasya ağacından altın kaplı dört direk üzerine as. Çengelleri altın olacak.금 갈고리로 네 기둥 위에 드리우되 그 네 기둥을 조각목으로 만들고 금으로 싸서 네 은받침 위에 둘지며
Dört gümüş taban üstünde duran akasya ağacından altın kaplı dört direk üzerine as. Çengelleri altın olacak.ונתתה אתה על ארבעה עמודי שטים מצפים זהב וויהם זהב על ארבעה אדני כסף׃
Dört gümüş taban üstünde duran akasya ağacından altın kaplı dört direk üzerine as. Çengelleri altın olacak.وتجعله على اربعة اعمدة من سنط مغشّاة بذهب. رززها من ذهب. على اربع قواعد من فضة.
Dört gümüş taban üstünde duran akasya ağacından altın kaplı dört direk üzerine as. Çengelleri altın olacak.要 把 幔 子 挂 在 四 根 包 金 的 皂 莢 木 柱 子 上 、 柱 子 上 當 有 金 鉤 、 柱 子 安 在 四 個 帶 卯 的 銀 座 上
Dört gümüş taban üstünde duran akasya ağacından altın kaplı dört direk üzerine as. Çengelleri altın olacak.要 把 幔子 挂在 四 根 包金 的 皂莢 木柱 子 上 、 柱子 上當 有 金鉤 、 柱子 安在 四 個帶卯 的 銀座 上
‹‹Dövme gümüşten iki borazan yapacaksın; bunları topluluğu çağırmak ve halkın yola çıkması için kullanacaksın.은나팔 둘을 만들되 쳐서 만들어서 그것으로 회중을 소집하며 진을 진행케 할 것이라
‹‹Dövme gümüşten iki borazan yapacaksın; bunları topluluğu çağırmak ve halkın yola çıkması için kullanacaksın.עשה לך שתי חצוצרת כסף מקשה תעשה אתם והיו לך למקרא העדה ולמסע את המחנות׃
‹‹Dövme gümüşten iki borazan yapacaksın; bunları topluluğu çağırmak ve halkın yola çıkması için kullanacaksın.اصنع لك بوقين من فضة مسحولين تعملهما فيكونان لك لمناداة الجماعة ولارتحال المحلات.
‹‹Dövme gümüşten iki borazan yapacaksın; bunları topluluğu çağırmak ve halkın yola çıkması için kullanacaksın.你 要 用 銀 子 作 兩 枝 號 、 都 要 錘 出 來 的 、 用 以 招 聚 會 眾 、 並 叫 眾 營 起 行
‹‹Dövme gümüşten iki borazan yapacaksın; bunları topluluğu çağırmak ve halkın yola çıkması için kullanacaksın.你 要 用 銀子 作兩 枝號 、 都 要 錘出來 的 、 用以 招聚 會眾 、 並叫 眾營 起行
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Ako je zid, zgradimo na njej srebrn nadzidek v utrdbo; ako je ona duri, ogradimo jo z deskami cedrovimi.
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Er hun en Mur, så bygger vi en krone af sølv derpå, men er hun en Dør, så spærrer vi den med Cederplanke.
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Er hun en mur, vil vi bygge på den tinder av sølv; er hun en dør, vil vi stenge den med en sederplanke.
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Ha õ kõfal, építünk azon ezüstbõl palotát; ha pedig ajtó õ, elrekesztjük õt czédrus-deszkával.
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Jestliže jest zed, vzděláme na ní palác stříbrný; pakli jest dveřmi, obložíme je dskami cedrovými.