Bu resimde gördüğünüz herşey ticari nitelikte: bakır, kurşun, gümüş, çinko ve altın.Amit ezen a képen látnak, az mind kereskedelmi jelentőségű: réz, ólom, ezüst, cink és arany.
Bu resimde gördüğünüz herşey ticari nitelikte: bakır, kurşun, gümüş, çinko ve altın.이 그림에서 보시는 모든 것들은 상업용급 품질의 구리, 납, 은, 아연과 금입니다.
Bu resimde gördüğünüz herşey ticari nitelikte: bakır, kurşun, gümüş, çinko ve altın.Ni tittar på en guldgruva. Koppar, bly, silver, zink och guld.
Bu resimde gördüğünüz herşey ticari nitelikte: bakır, kurşun, gümüş, çinko ve altın.Semua yang Anda lihat di sini adalah benda berharga -- tembaga, timbal, perak, seng, dan emas.
Bu resimde gördüğünüz herşey ticari nitelikte: bakır, kurşun, gümüş, çinko ve altın.Todo lo que ven en esta imagen es, de pureza comercial, cobre, plomo, plata, zinc y oro.
Bu resimde gördüğünüz herşey ticari nitelikte: bakır, kurşun, gümüş, çinko ve altın.Tot ceea ce vedeţi aici se găseşte şi în comerţ -- cupru, plumb, argint, zinc şi aur.
Bu resimde gördüğünüz herşey ticari nitelikte: bakır, kurşun, gümüş, çinko ve altın.Tout ce que vous voyez dans cette photo est de qualité commerciale -- cuivre, plomb, argent, zinc et or.
Bu resimde gördüğünüz herşey ticari nitelikte: bakır, kurşun, gümüş, çinko ve altın.Tutto in questa immagine è di qualità commerciale: rame, piombo, argento, zinco e oro.
Bu resimde gördüğünüz herşey ticari nitelikte: bakır, kurşun, gümüş, çinko ve altın.Všetko, čo na tomto obrázku vidíte, má komerčnú hodnotu, meď, olovo, zinok a zlato.
Bu resimde gördüğünüz herşey ticari nitelikte: bakır, kurşun, gümüş, çinko ve altın.Wszystko na tym zdjęciu ma wartość rynkową: miedź, ołów, srebro, cynk i złoto.
Bu resimde gördüğünüz herşey ticari nitelikte: bakır, kurşun, gümüş, çinko ve altın.Всё, что вы видите, является коммерчески важным: медь, свинец, серебро, цинк и золото.
Bu resimde gördüğünüz herşey ticari nitelikte: bakır, kurşun, gümüş, çinko ve altın.Всичко, което виждате на тази снимка е с търговска стойност -- мед, олово, сребро, цинк и злато.
Bu resimde gördüğünüz herşey ticari nitelikte: bakır, kurşun, gümüş, çinko ve altın.כל מה שאתם רואים בתמונה הזו הוא באיכות מסחרית -- נחושת, עופרת, כסף, אבץ וזהב.
Bu resimde gördüğünüz herşey ticari nitelikte: bakır, kurşun, gümüş, çinko ve altın.كل ما ترونه في الصورة هو منتجات صالحة للإستخدام في التجارة النحاس ,الرصاص ,الفضة ,الزنك والذهب
Bu resimde gördüğünüz herşey ticari nitelikte: bakır, kurşun, gümüş, çinko ve altın.銅、鉛、銀、亜鉛、金です つまりイースターバニーは海底にもいろいろ隠していて
Bu size okuldayken öğrettikleri gümüş lehimi yapma yöntemi değildir. Ben sanki lehimi içeri atıyorum.Soldar plata así no es la manera como la enseñan en la escuela, yo sólo pongo un pedazo.
Bu size okuldayken öğrettikleri gümüş lehimi yapma yöntemi değildir.Ce n'est pas la manière qu'on vous apprend à l'école.
Bu size okuldayken öğrettikleri gümüş lehimi yapma yöntemi değildir.Đây không phải là cách họ dạy bạn về hàn bạc khi bạn còn ngồi trên ghế nhà trường.
Bu size okuldayken öğrettikleri gümüş lehimi yapma yöntemi değildir.Dit is niet de manier die ze je leren om zilver te smeden als je op school zit.
Bu size okuldayken öğrettikleri gümüş lehimi yapma yöntemi değildir.Esta não é a maneira de soldar prata que nos ensinam na escola.
Bu size okuldayken öğrettikleri gümüş lehimi yapma yöntemi değildir.저것은 학교에서 은땜을 할 때 가르치는 그런 방법이 아니지요.
Bu size okuldayken öğrettikleri gümüş lehimi yapma yöntemi değildir.Nie je to spôsob, akým vás učia spájkovať, keď ste v škole.
Bu size okuldayken öğrettikleri gümüş lehimi yapma yöntemi değildir.Nie tak uczą spawać w szkole.
Bu size okuldayken öğrettikleri gümüş lehimi yapma yöntemi değildir.Non è questo il modo di saldare che vi insegnano a scuola.
Bu size okuldayken öğrettikleri gümüş lehimi yapma yöntemi değildir.Nu aşa te învaţă în şcoală să lipeşti aliajul de argint.
Bu size okuldayken öğrettikleri gümüş lehimi yapma yöntemi değildir.So bringt Ihnen das keiner in der Schule bei.
Bu size okuldayken öğrettikleri gümüş lehimi yapma yöntemi değildir.Δεν σου διδάσκουν έτσι την ασημοκόλληση στο σχολείο.
Bu size okuldayken öğrettikleri gümüş lehimi yapma yöntemi değildir.Това не е начинът, по който те учат да запояваш сребро, когато си в училище.
Bu size okuldayken öğrettikleri gümüş lehimi yapma yöntemi değildir.Это совсем не так, как вас учили паять на серебре в школе.
Bu size okuldayken öğrettikleri gümüş lehimi yapma yöntemi değildir.לא כך מלמדים בבית ספר לרתך עם כסף.
Bu size okuldayken öğrettikleri gümüş lehimi yapma yöntemi değildir.هذه ليست هى الطريقة التى يدرسوها لكم للحم بالفضة فى المدرسة .
Bu size okuldayken öğrettikleri gümüş lehimi yapma yöntemi değildir.このやり方が好きなんです ちょこっとつける
Bütün altınla gümüş, tunç ve demir eşya RABbe ayrılmıştır. Bunlar RABbin hazinesine girecek.››Hanem mivel minden ezüst- és arany-, meg réz- és vasedény az Úrnak van szentelve, az Úrnak kincse közé jusson.
Bütün altınla gümüş, tunç ve demir eşya RABbe ayrılmıştır. Bunlar RABbin hazinesine girecek.››은금과 동철 기구들은 다 여호와께 구별될 것이니 그것을 여호와의 곳간에 들일지니라
Bütün altınla gümüş, tunç ve demir eşya RABbe ayrılmıştır. Bunlar RABbin hazinesine girecek.››Toda vse srebro in zlato in bronaste in železne posode so svete GOSPODU, pridejo naj v GOSPODOV zaklad.
Bütün altınla gümüş, tunç ve demir eşya RABbe ayrılmıştır. Bunlar RABbin hazinesine girecek.››Všecko pak stříbro a zlato, a nádoby měděné a železné, svaté bude Hospodinu; na poklad Hospodinu složeno bude.
Bütün altınla gümüş, tunç ve demir eşya RABbe ayrılmıştır. Bunlar RABbin hazinesine girecek.››וכל כסף וזהב וכלי נחשת וברזל קדש הוא ליהוה אוצר יהוה יבוא׃
Bütün altınla gümüş, tunç ve demir eşya RABbe ayrılmıştır. Bunlar RABbin hazinesine girecek.››وكل الفضة والذهب وآنية النحاس والحديد تكون قدسا للرب وتدخل في خزانة الرب.
Bütün altınla gümüş, tunç ve demir eşya RABbe ayrılmıştır. Bunlar RABbin hazinesine girecek.››惟 有 金 子 、 銀 子 、 和 銅 鐵 的 器 皿 、 都 要 歸 耶 和 華 為 聖 . 必 入 耶 和 華 的 庫 中
Bütün altınla gümüş, tunç ve demir eşya RABbe ayrılmıştır. Bunlar RABbin hazinesine girecek.››惟有 金子 、 銀子 、 和銅鐵 的 器皿 、 都 要 歸 耶和華 為聖 . 必入 耶和華 的 庫中
Büyük, açılıp kapanmayan gözler, bazen gümüşten yapılmış ve size doğru bakar.Istennek hatalmas szeme, nagy, rezzenéstelen szeme, néha ezüst, és téged néz.
Büyük, açılıp kapanmayan gözler, bazen gümüşten yapılmış ve size doğru bakar.크고 깜박이지 않는 눈. 때때로 은으로 만들어진 눈이 당신을 바라봅니다.
Büyük, açılıp kapanmayan gözler, bazen gümüşten yapılmış ve size doğru bakar.Patrzą na nas.
Büyük, açılıp kapanmayan gözler, bazen gümüşten yapılmış ve size doğru bakar.Soms van zilver, ze kijken naar je.
Büyük, açılıp kapanmayan gözler, bazen gümüşten yapılmış ve size doğru bakar.שלעולם אינן נעצמות. לפעמים הן עשויות מכסף, וכך, הן מביטות בך.
Büyük, açılıp kapanmayan gözler, bazen gümüşten yapılmış ve size doğru bakar.عيون كبيرة لا تطرف أحيانا تصنع من الفضة وبالتالي فهم ينظرون إليك
Büyük, açılıp kapanmayan gözler, bazen gümüşten yapılmış ve size doğru bakar.時には銀製の目で あなたを見つめます あなたは自分が正しいかどうか、わからないので、
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.A kúpil diel poľa, na ktorom bol roztiahol svoj stán, z ruky synov Chamora, otca Sichemovho, za sto kesít.
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.bèn mua miếng đất chỗ người đóng trại , giá một_trăm miếng bạc của con Hê-mô , cha Si-chem .
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.bèn mua miếng đất chỗ người đóng trại, giá một trăm miếng bạc của con Hê-mô, cha Si-chem.
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.I koupil díl pole toho, na němž byl rozbil stan svůj, od synů Emora, otce Sichemova, za sto ovec.
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.I kupił część pola, na którem rozbił namiot swój, od synów Hemora, ojca Sychemowego, za sto jagniąt;
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.Il acheta la portion du champ où il avait dressé sa tente, des fils d`Hamor, père de Sichem, pour cent kesita.
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.그 장막 친 밭을 세겜의 아비 하몰의 아들들의 손에서 은 일백개로 사고
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.og han købte det Stykke Jord, hvor han havde rejst sit Telt, af Sikems Pader Hamors Sønner for 100 Kesita
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.И купил часть поля, на котором раскинул шатер свой, у сынов Еммора, отца Сихемова, за сто монет.
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.И от синовете на Емора, Сихемовия баща, купи за сто сребърника нивата, гдето разпъна шатрата си.
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.ויקן את חלקת השדה אשר נטה שם אהלו מיד בני חמור אבי שכם במאה קשיטה׃
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.وابتاع قطعة الحقل التي نصب فيها خيمته من يد بني حمور ابي شكيم بمئة قسيطة.
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.就 用 一 百 塊 銀 子 向 示 劍 的 父 親 哈 抹 的 子 孫 、 買 了 支 帳 棚 的 那 塊 地