Ana içeriğe geç
Sözlük

gümüş ile cümle

gümüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü. ve Havai'de, bir papatya bir gümüş kılıç oldu.ハワイでは ヒナギクが ギンケンソウになりました
Ayrıca İsrailden yüz talant gümüş karşılığında, yüz bin yiğit savaşçı tuttu.Además, tomó a sueldo a 100.000 hombres valientes de Israel, por 100 talentos de plata
Ayrıca İsrailden yüz talant gümüş karşılığında, yüz bin yiğit savaşçı tuttu.A mai tocmit cu plată din Israel o sută de mii de viteji, cu o sută de talanţi de argint.
Ayrıca İsrailden yüz talant gümüş karşılığında, yüz bin yiğit savaşçı tuttu.Annakfelette az Izráeliták közül százezer erõs vitézt fogadott fel, száz talentom ezüstön.
Ayrıca İsrailden yüz talant gümüş karşılığında, yüz bin yiğit savaşçı tuttu.A z Izraela najal za mzdu sto tisíc udatných mužov za sto hrivien striebra.
Ayrıca İsrailden yüz talant gümüş karşılığında, yüz bin yiğit savaşçı tuttu.Därtill lejde han för hundra talenter silver ett hundra tusen tappra stridsmän ur Israel.
Ayrıca İsrailden yüz talant gümüş karşılığında, yüz bin yiğit savaşçı tuttu.Dazu nahm er aus Israel hunderttausend starke Kriegsleute um hundert Zentner Silber.
Ayrıca İsrailden yüz talant gümüş karşılığında, yüz bin yiğit savaşçı tuttu.Dertil lejede han i Israel 100.000 dygtige Krigere for 100 Sølvtalenter.
Ayrıca İsrailden yüz talant gümüş karşılığında, yüz bin yiğit savaşçı tuttu.Dessuten leide han i Israel hundre tusen djerve stridsmenn for hundre talenter sølv.
Ayrıca İsrailden yüz talant gümüş karşılığında, yüz bin yiğit savaşçı tuttu.Egli assoldò da Israele centomila uomini valorosi per cento talenti d'argento
Ayrıca İsrailden yüz talant gümüş karşılığında, yüz bin yiğit savaşçı tuttu.Il prit encore à sa solde dans Israël cent mille vaillants hommes pour cent talents d`argent.
Ayrıca İsrailden yüz talant gümüş karşılığında, yüz bin yiğit savaşçı tuttu.또 은 일백 달란트로 이스라엘 나라에서 큰 용사 십만을 삯내었더니
Ayrıca İsrailden yüz talant gümüş karşılığında, yüz bin yiğit savaşçı tuttu.Lisäksi hän palkkasi Israelista sadalla hopeatalentilla satatuhatta sotaurhoa.
Ayrıca İsrailden yüz talant gümüş karşılığında, yüz bin yiğit savaşçı tuttu.Najal také ze mzdy z Izraele sto tisíc mužů udatných ze sta hřiven stříbra.
Ayrıca İsrailden yüz talant gümüş karşılığında, yüz bin yiğit savaşçı tuttu.Người cũng mộ mười vạn người mạnh dạn trong Y-sơ-ra-ên, giá một trăm ta lâng bạc.
Ayrıca İsrailden yüz talant gümüş karşılığında, yüz bin yiğit savaşçı tuttu.Người cũng mộ mười vạn người mạnh_dạn trong Y-sơ-ra-ên , giá một_trăm ta lâng bạc .
Ayrıca İsrailden yüz talant gümüş karşılığında, yüz bin yiğit savaşçı tuttu.Selain itu ia menyewa 100.000 prajurit dari Israel dengan bayaran kira-kira 3.400 kilogram perak
Ayrıca İsrailden yüz talant gümüş karşılığında, yüz bin yiğit savaşçı tuttu.Também de Israel tomou a soldo cem mil varões valentes, por cem talentos de prata.
Ayrıca İsrailden yüz talant gümüş karşılığında, yüz bin yiğit savaşçı tuttu.Vrhutega je najel iz Izraela sto tisoč močnih vojščakov za sto talentov srebra.
Ayrıca İsrailden yüz talant gümüş karşılığında, yüz bin yiğit savaşçı tuttu.Εμισθωσεν ετι εκ του Ισραηλ εκατον χιλιαδας δυνατων εν ισχυι, δι' εκατον ταλαντα αργυριου.
Ayrıca İsrailden yüz talant gümüş karşılığında, yüz bin yiğit savaşçı tuttu.А от Израиля нае още сто хиляди силни и храбри мъже за сто таланта сребро.
Ayrıca İsrailden yüz talant gümüş karşılığında, yüz bin yiğit savaşçı tuttu.И еще нанял из Израильтян сто тысяч храбрых воинов за стоталантов серебра.
Ayrıca İsrailden yüz talant gümüş karşılığında, yüz bin yiğit savaşçı tuttu.וישכר מישראל מאה אלף גבור חיל במאה ככר כסף׃
Ayrıca İsrailden yüz talant gümüş karşılığında, yüz bin yiğit savaşçı tuttu.واستأجر من اسرائيل مئة الف جبار بأس بمئة وزنة من الفضة.
Ayrıca İsrailden yüz talant gümüş karşılığında, yüz bin yiğit savaşçı tuttu.又 用 銀 子 一 百 他 連 得 、 從 以 色 列 招 募 了 十 萬 大 能 的 勇 士
Ayrıca İsrailden yüz talant gümüş karşılığında, yüz bin yiğit savaşçı tuttu.又 用 銀子 一百 他 連得 、 從以色列 招募 了 十 萬 大能 的 勇士
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları RABbin Tapınağına getirdi.El a pus în Casa Domnului lucrurile hărăzite de tatăl său şi de el însuş: argint, aur şi vase.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları RABbin Tapınağına getirdi.Ja hän vei Herran temppeliin isänsä pyhät lahjat ja omat pyhät lahjansa: hopeata, kultaa ja kaluja.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları RABbin Tapınağına getirdi.저가 그 부친의 구별한 것과 자기의 구별한 것을 여호와의 전에 받들어 드렸으니 곧 은과 금과 기명들이더라
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları RABbin Tapınağına getirdi.Og han bragte sin Faders og sine egne Helliggaver ind i HERRENs Hus, Sølv, Guld og forskellige Kar.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları RABbin Tapınağına getirdi.И внес он в дом Господень вещи, посвященные отцом его, и вещи, посвященные им: серебро и золото и сосуды.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları RABbin Tapınağına getirdi.ויבא את קדשי אביו וקדשו בית יהוה כסף וזהב וכלים׃
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları RABbin Tapınağına getirdi.وادخل اقداس ابيه واقداسه الى بيت الرب من الفضة والذهب والآنية.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları RABbin Tapınağına getirdi.亞 撒 將 他 父 親 所 分 別 為 聖 、 與 自 己 所 分 別 為 聖 的 金 銀 和 器 皿 、 都 奉 到 耶 和 華 的 殿 裡
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları RABbin Tapınağına getirdi.亞撒將 他 父親所 分別為聖 、 與 自己 所 分別為聖 的 金銀 和 器皿 、 都 奉 到 耶和華 的 殿裡
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.A pus în Casa lui Dumnezeu lucrurile închinate Domnului de tatăl său şi de el însuş: argint, aur şi vase.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.A vniesol posvätené veci svojho otca i svoje vlastné posvätené veci do domu Božieho, striebro, zlato a nádoby.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.És bevivé az Isten házába, a mit atyja és õ megszentelének, ezüstöt, aranyat és edényeket.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.Ja hän vei Jumalan temppeliin isänsä pyhät lahjat ja omat pyhät lahjansa: hopeata, kultaa ja kalua.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.저가 또 그 부친의 구별한 물건과 자기의 구별한 물건 곧 은과 금과 기명들을 하나님의 전에 드렸더니
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.Og han bragte sin Faders og sine egne Helliggaver ind i Guds Hus, Sølv, Guld og forskellige Kar.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.И внес он посвященное отцом его и свое посвящение в дом Божий, серебро и золото и сосуды.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.И той донесе в Божия дом посветените от баща му вещи, и посветените от самия него, сребро, злато и съдове.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.ויבא את קדשי אביו וקדשיו בית האלהים כסף וזהב וכלים׃
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.وادخل اقداس ابيه واقداسه الى بيت الله من الفضة والذهب والآنية.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.亞 撒 將 他 父 所 分 別 為 聖 、 與 自 己 所 分 別 為 聖 的 金 銀 、 和 器 皿 、 都 奉 到 神 的 殿 裡
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.亞撒將 他 父 所 分別為聖 、 與 自己 所 分別為聖 的 金銀 、 和 器皿 、 都 奉 到 神 的 殿裡
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Aj, přepálím tě, ačkoli ne jako stříbro, přeberu tě v peci ssoužení.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Aku menguji engkau dalam api penderitaan, seperti perak dimurnikan dalam dapur api
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Ecco, ti ho purificato per me come argento, ti ho provato nel crogiuolo dell'afflizione
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Eis que te purifiquei, mas não como a prata; provei-te na fornalha da aflição,
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Glej, prečistil sem te, a ne kot srebro; izbranega sem te naredil v topilnici bridkosti.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.He aquí que te he purificado, pero no como a plata; te he probado en el horno de la aflicción
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Hľa, prepálim ťa, ale nie ako striebro, preberiem ťa v peci súženia.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Iată, te-am pus în cuptor, dar nu te-am găsit argint; te-am lămurit în cuptorul urgiei.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Ímé, megtisztítottalak, de nem úgy, mint ezüstöt, megpróbáltalak a nyomor kemenczéjében.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Je t`ai mis au creuset, mais non pour retirer de l`argent; Je t`ai éprouvé dans la fournaise de l`adversité.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Katso, minä olen sinua sulattanut, hopeata saamatta, minä olen sinua koetellut kärsimyksen pätsissä.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.보라 내가 너를 연단하였으나 은처럼 하지 아니하고 너를 고난의 풀무에서 택하였노라
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Nầy , ta luyện ngươi , nhưng không phải như luyện bạc ; ta đã thử ngươi trong lò hoạn_nạn .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gümüş ile cümle - Sayfa 32 - gümüş kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App