Ana içeriğe geç
Sözlük

güm ile cümle

güm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Konuşma gümüştür ama susma altındır.Speech is silver, but silence is golden.
Söz gümüşse sükût altındır.Speech is silver, but silence is golden.
Kalayı gümüşten ayırt edebilir misin?Can you distinguish silver from tin?
Gümüş yüzükleri altın olanlara tercih ederim.I prefer silver rings to gold ones.
Altın gümüşten daha ağırdır.Gold is heavier than silver.
Bir gümrük beyanı gereklidir.A customs declaration is required.
Nikel, sert, gümüş beyazı bir metaldır.Nickel is a hard, silver-white metal.
Havaalanında gümrüklerden geçmekten hoşlanmam çünkü çok uzun sürüyor.I dislike going through customs at the airport because it takes so long.
Bu mallar için gümrük vergisi yok.These goods are free of duty.
Bu mallar gümrük vergisinden muaftır.These articles are all exempt from duty.
Bu gümüş set nesiller boyu benim ailemde.This silverware set has been in my family for generations.
Bu kamera gümrüğe tabiidir.This camera is dutiable.
Bu kamera gümrüklüdür.This camera is dutiable.
Bu kamera gümrük vergisine tabiidir.This camera is dutiable.
Burada gümrüksüz şeyler alabilir miyim?Can I buy things here duty-free?
Bir zamanlar Japonya'da altın gümüşten daha az değerliydi.Once gold was less valuable than silver in Japan.
Söz gümüşse, sukut altındır.Speech is silver, silence is gold.
Söz gümüşse sükut altın.Least said, soonest mended.
Gümüşümü mülkiyetinde bir madeni olan bir adamdan alırım.I buy my silver from a man who has a mine on his property.
Birkaç gümüş param var.I have several silver coins.
Kraliçe muhteşem bir gümüş elbise giyiyordu.The queen was wearing a magnificent silver dress.
Gümrükte uzun kuyruklar olacak.There will be long lines at the Customs.
Gümrük memurları kutuları inceledi.The customs officials examined the boxes.
Gümrük nerede?Where is the Customs Service?
Lütfen Gümrük Beyan Formunu doldurun.Please fill out the Customs Declaration Form.
Erkek kardeşim gümüşü parlattı.My brother polished the silver.
Bakır ve gümüş her ikisi de metaldir.Copper and silver are both metals.
O, gümüş ağaçları olan altın şehirler hakkında harika hikayeler duymuştu.He had heard wonderful stories about cities of gold with silver trees.
O, ağzında gümüş bir kaşıkla doğmuş.She was born with a silver spoon in her mouth.
Bilgelik altın ya da gümüşten daha iyidir.Wisdom is better than gold or silver.
Söz gümüşse, sükut altındır.Speech is silver, silence is golden.
Gümrüksüz mağazalardan herhangi bir şey almadım.I didn't buy anything at the duty-free shops.
Gümüşü kalaydan ayırabilir misin?Can you tell silver and tin apart?
Gümüş prangalarla ayaklarını zincirleyelim.Let's shackle your feet with silver fetters.
Bu bir gümrüksüz-mallar mağazası mı?Is this a duty-free shop?
Gümrük idaresi sınırda bulunur.The customs office is at the border.
Gümüş eşyaları cilalı tutmazsan parlaklığını kaybederler.If you don't keep the silverware polished, it'll lose its luster.
Gümüş toplar kırmızı topun etrafında.The silver balls are around the red ball.
Bir gümrük görevlisi, bavulumu açmamı istedi.A customs official asked me to open my suitcase.
Onlar altın ve gümüş ticareti yapmak istiyordu.They wanted to deal in gold and silver.
Başkan Arthur gümrük vergilerini düşürmek istedi.President Arthur wanted to reduce the tariffs.
Cleveland yüksek gümrük vergilerinin yanlış olduğuna karar verdi.Cleveland decided that high tariffs were wrong.
Bazı gümrük vergileri yüzde 60'a varıyordu.Some of the tariffs were as high as sixty percent.
Onlar gümüş madalya kazandı.They won the silver medal.
Eski gümrükler giderek yok oluyor.Old customs are gradually being destroyed.
Ben gümüş takılarımı takıyorum.I am wearing my silver jewelry.
O gümüş madalya kazandı.She won a silver medal.
O gümüş bir madalya kazandı.He won a silver medal.
Bu gümüş değil.This isn't silver.
Gümrük memurları bütün gemiyi araştırdılar.The customs officials searched the whole ship.
Gümrük memurları gemiye bindi.The customs officials boarded the ship.
Onlar Sao Paulo'daki gümrüğü geçtiler.They passed through customs in São Paulo.
Gümüş masanın üstünde.The silver is on the table.
Onlar gümrük vergilerini ödediler.They paid customs duties.
Bu bir gümüş sikkedir.This is a silver coin.
Tom gümrüksüz mallar mağazasından bir şişe votka ve birkaç parfüm satın aldı.Tom bought a bottle of vodka and some perfume at the duty-free shop.
Gümrük muayenesi için bagajını açmak zorundasın.You have to unpack your luggage for customs inspection.
Ona kafası kadar büyük gümüş bir parça verdi.He gave him a lump of silver as big as his head.
Gümüş tilkiler nasıl hissederler?How are the silver foxes feeling?
Kaç tane gümüş tilkin var?How many silver foxes do you have?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod