Güllerin birçok türü bulunmaktadır.Hojné jsou různé druhy růží.
388 Güneyden güller (1880) Nordseebilder op.388 (Trandafiri din sud)(1880) Nordseebilder op.
Güllerin birçok türü bulunmaktadır.A creat diferite specii de trandafiri.
Güller Savaşı (ya da İki Gül Savaşları) başladı.Sfârșitul "Războiului celor două Roze".
Güller Savaşı'nın ilk dönemi sona ermişti.Úgy tűnt, vége a rózsák háborújának.
Ben burada dünyanın en güzel güllerini yetiştirmek istiyor muyum?"Hol van a két világháború közöttiek legjobbjainak virrasztása?”
Böylece Güller Savaşı'nın efektif olarak bitmesini sağlar.Ruusujen sota käytännössä päättyi tähän taisteluun.
Kötülük güller kavurur.Kun ruusut kukkivat.
Kötülük güller kavurur.Οι Ρωμαίοι πολιορκούν τη Ρόδο.
"Büyük çiçek demetleri, menekşe rengi irisler, büyük buket gülleri,"'ni annesi için yaptı.Μεγάλα μπουκέτα από λουλούδια, βιολετί χρώματος ίριδες, μεγάλα μπουκέτα τριαντάφυλλα.»
Beyaz güllerle kaplı olan Enke'nin tabutu Hannover 96'dan altı takım arkadaşı tarafından taşındı.Enkes kiste var dækket af hvide roser og blev båret af seks af hans holdkammerater fra Hannover 96.
Ben burada dünyanın en güzel güllerini yetiştirmek istiyor muyum?"("Hvad er verdens mest krogede gade?").
Kötülük güller kavurur.Her trives Roserne.
Gullerud Skarnes Håndball'da hentbol oynamaya başladı ve sonra Elverum Håndball'a katıldı.Gullerud begynte å spille håndball for Skarnes Håndball, men signerte senere for Elverum Håndball.
Gözlerim kapalı olarak bir alem görür, elsiz avuçsuz güller devşirirdim.”Etter deg ville jeg hatt våte øyne, tomme hender og et hjerte uten glede.»
Öyle ki her evin önü mutlaka güllerle bezelidir.Innad i hver region er det rom som blir separert av dører.
Öyle ki her evin önü mutlaka güllerle bezelidir.Tiap-tiap rumah juga memasang bendera merah putih di halamannya.
Ben burada dünyanın en güzel güllerini yetiştirmek istiyor muyum?"Ia bertanya, “Bisakah kita membuat sebuah mobil mewah terbaik di dunia?”
Gözlerim kapalı olarak bir alem görür, elsiz avuçsuz güller devşirirdim.”Aku tahu siapa Giran,” seru Kukuban dengan wajah memerah.
Beyaz güllerle kaplı olan Enke'nin tabutu Hannover 96'dan altı takım arkadaşı tarafından taşındı.Quan tài của Enke được phủ bởi hoa hồng trắng, được đưa bởi sáu đồng đội của anh tại Hannover 96.
Güllerin birçok türü bulunmaktadır.Có sự khác biệt về số lượng các loại hoa hồng.
Kimler duruyor yerinde, güller kuruyor elimde." sözlerinden oluşur.Tôi có thể đeo chiếc mũi đỏ nếu bất kể ai trả tiền cho tôi."
Güllerin birçok türü bulunmaktadır.バラにはいくつかの種類がある。
Reklamda kullanılan slogan "Yetiştirdiğin güller bugün matemdeler" olmuştur.コマーシャル製作時にうたわれたスローガンは、「あなたが育てた薔薇は、今日、喪に服す」であった。
Güller Savaşı'nın ilk dönemi sona ermişti.こうして薔薇戦争が終結した。
Böylece Güller Savaşı'nın efektif olarak bitmesini sağlar.这场胜利也使玫瑰战争暂告一段落。
388 Güneyden güller (1880) Nordseebilder op.道光十八年(1838年)任湖北荊宜施道。
Gül üreticilerine göre mavi güller milyonlarca dolarlık uluslararası gül pazarının %5'ini kazanabilir.各國紅十字會共捐助台灣15、6億元,來自日本紅十字會的捐款占了八成。
Wilaya de rose (güller şehri) olarak bilinir.장미 도시(The Rose City)라는 별명을 갖고 있다.
Ben burada dünyanın en güzel güllerini yetiştirmek istiyor muyum?"세계에서 가장 아름다운 해안 도로 중 하나”라고 칭했다.
Bu muharebe ile İngiltere'de büyük bir iç savaş olan Güller Savaşı sona ermiştir.בעקבות כך בא הקץ למלחמות השושנים באנגליה.
Ben kırmızı gülleri severim.אני אוהב ורדים אדומים.
Magnus Gullerud (d.13 Kasım 1991), Norveçli hentbolcu.Magnus Gullerud (13. studenoga 1991.), norveški rukometni reprezentativac.
Güller demet demet çiçek açmış.")Umijesto koga ruža cvijeta - prev.
Güller Savaşı'nın ilk dönemi sona ermişti.Skončila sa prvá púnska vojna.
Ben burada dünyanın en güzel güllerini yetiştirmek istiyor muyum?"Verjame se, da je najstarejša živa vrtnica na svetu.
Kimler duruyor yerinde, güller kuruyor elimde." sözlerinden oluşur.Mis kuradi asi see on?!" karjus Rose käsi laiutades.
Amelora'da küllerimi burada gördüğünüz güllerin dibine dökecekこの草を植えてくれる それが私の最大の望みです
Böylece insanlar yavaşlamaya, gülleri koklamaya ve birbirleriyle iletişim kurmaya teşvik ediliyorlar.그래서 사람들은 속도를 늦추고, 장미 향기를 맡고, 다른 사람들과 관계를 맺도록 격려되었습니다.
Böylece insanlar yavaşlamaya, gülleri koklamaya ve birbirleriyle iletişim kurmaya teşvik ediliyorlar.Snažia sa ho rozčleniť tak, aby nútil ľudí spomaliť a privoňať k ružiam a interagovať s druhými.
Böylece insanlar yavaşlamaya, gülleri koklamaya ve birbirleriyle iletişim kurmaya teşvik ediliyorlar.כך שיעודד אנשים להאט ולהריח את הוורדים ולהתחבר איש עם זולתו.
Böylece insanlar yavaşlamaya, gülleri koklamaya ve birbirleriyle iletişim kurmaya teşvik ediliyorlar.ليحفزوا الاشخاص على ---- على الابطاء و على شم رائحة الورود و التواصل مع بعضهم البعض
Böylece insanlar yavaşlamaya, gülleri koklamaya ve birbirleriyle iletişim kurmaya teşvik ediliyorlar.運動です 交通量を減らし
Küllerini güllerin altına dökmeden onun son sözlerini okuayacaktır.Ei au fost creaturi primitive De fapt, se numește încă creierului reptila.
Küllerini güllerin altına dökmeden onun son sözlerini okuayacaktır.leer este epílogo antes de que esparzan las cenizas alrededor de las rosas.
Küllerini güllerin altına dökmeden onun son sözlerini okuayacaktır.バラの花のなかに灰を撒く前に、この遺言を読んで欲しいと 1981年、妻ハンネローアと私は、アイルランドで平和と調和の中に生きる決意をしました
Mum bahar, güllerle süslenmiţ iţte. Hoţuma gitmemiţti en son ama.Πρέπει να ετοιμαστώ για το βράδυ.
Mum bahar, güllerle süslenmiţ iţte. Hoţuma gitmemiţti en son ama.Трябва да се приготвя за довечера.
"Neden tha 'güllerle ilgili çok bakım' gibi, ani bir?" Diye talep etti."De ce nu", pasă atât de mult despre trandafiri un "Tha astfel, toate dintr-o dată?", El a cerut.
"Neden tha 'güllerle ilgili çok bakım' gibi, ani bir?" Diye talep etti."Dlaczego" dbają tak bardzo o róż "tha takie, nagle?" Żądał.
"Neden tha 'güllerle ilgili çok bakım' gibi, ani bir?" Diye talep etti."Hvorfor tha 'sig så meget om roser en' sådan, lige pludselig?" Spurgte han.
"Neden tha 'güllerle ilgili çok bakım' gibi, ani bir?" Diye talep etti."Mengapa 'peduli begitu banyak tentang mawar sebuah' tha seperti itu, tiba-tiba?" Desaknya.
"Neden tha 'güllerle ilgili çok bakım' gibi, ani bir?" Diye talep etti."Miért tha 'érdekel ennyire a rózsa egy" ilyen, hirtelen? "Kérdezte.
"Neden tha 'güllerle ilgili çok bakım' gibi, ani bir?" Diye talep etti."Miksi tha 'väliä ruusuihin" niin, yhtäkkiä? ", Hän vaati.
"Neden tha 'güllerle ilgili çok bakım' gibi, ani bir?" Diye talep etti."Perché la 'cura tanto di rose un' tha tale, tutto ad un tratto?" Chiese.
"Neden tha 'güllerle ilgili çok bakım' gibi, ani bir?" Diye talep etti."Por que" importam tanto com as rosas uma 'tha tal, de repente? "Ele exigiu.
"Neden tha 'güllerle ilgili çok bakım' gibi, ani bir?" Diye talep etti."¿Por qué" se preocupan tanto por las rosas una "tha como, de repente?", Exigió.
"Neden tha 'güllerle ilgili çok bakım' gibi, ani bir?" Diye talep etti."Pourquoi ne" tant de soin sur les roses une "tha tel, tout d'un coup?" At-il demandé.
"Neden tha 'güllerle ilgili çok bakım' gibi, ani bir?" Diye talep etti."Prečo tha" toľko starať o ruže, "taký, z ničoho nič?" Spýtal sa.
"Neden tha 'güllerle ilgili çok bakım' gibi, ani bir?" Diye talep etti."Proč tha" tolik starat o růže, "takový, z ničeho nic?" Zeptal se.