Okaliptüslerde sakız somunu denilir; güllerde kalça denir.In the eucalypts, it is referred to as the gum nut; in roses it is called the hip.
'Ekmek ve Güller' şiiri birkaç kez müziğe uyarlanmıştır.The poem 'Bread and Roses' has been set to music several times.
Ben kırmızı gülleri severim.Ich mag rote Rosen.
Bahçedeki güller tam çiçeklenmişti.Die Rosen im Garten stehen in voller Blüte.
Güller güzel.Rosen sind schön.
Sen gülünce kalbimde güller açıyor.Mein Herz geht auf, wenn du lächelst.
Kırmızı güller güzel çiçeklerdir.Rote Rosen sind schöne Blumen.
Gullerud Skarnes Håndball'da hentbol oynamaya başladı ve sonra Elverum Håndball'a katıldı.Gullerud begann das Handballspielen bei Skarnes Håndball und schloss sich anschließend Elverum Håndball an.
Wilaya de rose (güller şehri) olarak bilinir.Sie wird häufig als Ville des Roses (Stadt der Rosen) bezeichnet.
Öyle ki her evin önü mutlaka güllerle bezelidir.Jedes Teilstück muss einen Spross mit Wurzeln besitzen.
Magnus Gullerud (d.13 Kasım 1991), Norveçli hentbolcu.Magnus Gullerud (* 13. November 1991 in Kongsvinger) ist ein norwegischer Handballspieler.
"Serhat Güller profili".Studien zur Weissen Rose“.
2010 yılında Güz Gülleri adlı dizide rol aldı.Bis 2010 hatte sie eine Rolle in der Telenovela Rote Rosen.
Bahçemdeki bazı güller beyaz ve geri kalanları kırmızıdır.Une partie des roses de mon jardin sont blanches, et les autres sont rouges.
Beyaz Güller Vazoda, Şeftaliler ve Üzümler Beyaz Örtülü bir Masada, 1867.Roses blanches, chrysanthèmes dans un vase, pêches et raisins sur une table avec une nappe blanche, 1867.
Çoğu kimse Visby'yi "güllerin ve yıkıntıların kenti" olarak tanımlar.La ville est parfois affectueusement appelée « ville des roses et des ruines ».
Güller Savaşı (ya da İki Gül Savaşları) başladı.Poursuite de la guerre des Deux-Roses.
Öyle ki her evin önü mutlaka güllerle bezelidir.Chaque famille a son rouet.
Mesela bir gün Leyla'nın arabasını çektirip güllerle donatır.En voiture Manuela renverse un cycliste et tombe amoureuse de Rolland.
Şu güller çok güzeldir.Esas rosas son muy bonitas.
Güzel güller için ne yazık.Qué pena por las bellas rosas.
Bu güller çok güzeller.Estas rosas son muy hermosas.
Bu güller çok güzel.Estas rosas son muy hermosas.
Mary gülleri severdi.A Mary le gustaban las rosas.
Ben burada dünyanın en güzel güllerini yetiştirmek istiyor muyum?"¿Quiero cultivar las rosas más hermosas del mundo en este lugar?"
Konu ile ilgili olarak bakınız: Güller Savaşı Yüz Yıl SavaşlarıGuerra de los Cien Años Guerra de las Dos Rosas
Wilaya de rose (güller şehri) olarak bilinir.Se la conoce como "ciudad de las rosas".
Güller Savaşı (ya da İki Gül Savaşları) başladı.Termina la guerra de las Dos Rosas.
Güllerin birçok türü bulunmaktadır.Crecen un montón de rosas.
Betty bazı güller ve Jane bazı karanfiller getirdi.Betty ha portato delle rose e Jane dei garofani.
Bahçedeki güller tam çiçeklenmişti.Le rose in giardino sono tutte fiorite.
Gülleri sana kim gönderdi?Chi ti ha mandato le rose?
Çoğu kimse Visby'yi "güllerin ve yıkıntıların kenti" olarak tanımlar.Alcuni la chiamano affettuosamente col nome di "città delle rose e delle rovine".
Güller Savaşı (ya da İki Gül Savaşları) başladı.Inizio della guerra delle due rose.
Bu bölümde kendisinin arkasında rüzgar gülleri vardır.In questa zona ci sono le sorgenti della Loira.
Ben kırmızı gülleri severim.Мне нравятся красные розы.
Bahçemdeki güller güzeldir.Розы в моём саду прекрасны.
"Serhat Güller profili".«Think Pink».
Ben burada dünyanın en güzel güllerini yetiştirmek istiyor muyum?""العلماء يكتشفون أضخم حيات العالم".
Ben kırmızı gülleri severim.أحب الورد الأحمر.
Ben kırmızı gülleri severim.أحب الورود الحمراء.
Çoğu kimse Visby'yi "güllerin ve yıkıntıların kenti" olarak tanımlar.Alguns aficcionados chamam Visby a "cidade das rosas e das ruínas".
Ben burada dünyanın en güzel güllerini yetiştirmek istiyor muyum?"«Qual é a maior flor do mundo?».
Güller Savaşı'nın ilk dönemi sona ermişti.Era o início da guerra das rosas.
Wilaya de rose (güller şehri) olarak bilinir.É conhecida como Cidade das Rosas.
Gülistan rengarenk güllerden oluşan bir bahçe gibi, şiir ve öykülerden oluşan bir derlemedir.O Gulistan é uma coleção de poemas e histórias, da mesma forma que um jardim de rosas é uma coleção de rosas.
Kötülük güller kavurur.Rir é florir.
Kötülük güller kavurur.Ze verstrooien rozen.
Güllerin Cenaze Geçit Töreni Stanley Kubrick'in "A Clockwork Orange" filmini çok etkiledi.De band is vernoemd naar de melkbar uit Stanley Kubrick’s film Clockwork Orange.
Ben kırmızı gülleri severim.Ik vind rode rozen leuk.
O, güllerden bir yatağın içinde değildi.Hij ligt niet in een bed van rozen.
Güller Savaşı (ya da İki Gül Savaşları) başladı.Rozpoczęła się wojna Dwóch Róż.
Çoğu kimse Visby'yi "güllerin ve yıkıntıların kenti" olarak tanımlar.Visby kallas ”rosornas och ruinernas stad”.
2010 yılında Güz Gülleri adlı dizide rol aldı.2010 började hon spela i Röda Orkestern.
"Serhat Güller profili"."Jag vet en dejlig rosa" (Trad.)
Wilaya de rose (güller şehri) olarak bilinir.Сьогодіні місто знане як «місто троянд».
Güller güzel kokuyor.Троянди гарно пахнуть.
Güller güzel.Троянди гарні.
Wilaya de rose (güller şehri) olarak bilinir.Město má přezdívku "City of Roses" (město růží).
1986), Türk basketbolcu Serhat Güller (d.Horáček), 1986 Z lásky růže cítím (G.