Ana içeriğe geç
Sözlük

güler ile cümle

güler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yusuf gülerek dedi: “Ben buraya gizlenmeye gelmedim.”Tegenover de pers verklaarde hij: "Ik heb woorden als judas of lafaard niet in de mond genomen.
Oradan geçen Şiva bunu görür ve güler.De verteller ziet het van boven en kan er om lachen.
Tüm kediler ona güler.Alle ministers lachten met hem mee.
İlk güler: "Hayır, seni salak.Verkoper: "Nee, hij is bedwelmd."
İzci, cesurdur, her türlü şartlar altında neşeli ve güler yüzlüdür.Een scout lacht en fluit vrolijk onder elke omstandigheid.
Ve aynı zamanda her şeye güler.En er zelfs om heeft gelachen.
Son gülen iyi güler.Wie het laatst lacht, lacht het best.
Açılan solar, ağlayan güler.Aan alles komt een eind.
Tüm kediler ona güler.Wszyscy się z niej śmiali.
Yusuf gülerek dedi: “Ben buraya gizlenmeye gelmedim.”Rzekł do niej Jezus: «I Ja ciebie nie potępiam.
Her şeylerine güler ve ağlar.Razem płaczą, razem się śmieją.
Bangkok’ta yapılan 2007 Universiade’e katılan Sinan Güler, beşinci olan millî takım kadrosunda yer almış oldu.W roku 2007 reprezentował Polskę na Uniwersjadzie w Bangkoku gdzie zajął piąte miejsce w finale na kółkach.
Güler (d.Osmykiwanie (pol.).
Biri sinirli gözükür, biri ağlar diğeri ise güler.Głupiec będzie się z was śmiał, ale mądry człowiek zrozumie.
Erişim tarihi: 24 Ocak 2013. ^ Tüzün, Güler (2004).Obejmij) 2013 – Strilaj (ukr. Стріляй, tł.
Güler Duman albüm diskografisiOkładka Okładka albumu z remiksami
1 2 Deniz 2014, s. 3. ↑ Papak 2013, s. 12. ↑ Güler 2004, s. 10.Cemal Süreya (Hayatı, Edebî Fikirleri Ve Şiiri).
Tüm kediler ona güler.Alla skrattade åt honom.
Bunlardan doksan rahmet, daha güler yüzlü olana verilir.’ buyurmuştur.Men de är i verkligheten det allra minsta i jämförelse med Guds nåd korsets fromhet.
Minnie bunlara kahkahalarla güler.Helena skrattar åt honom.
Yusuf gülerek dedi: “Ben buraya gizlenmeye gelmedim.”Barnet svarade: ”Jag är Jesus som bär all världens synder.”
Başlangıçta ona güleriz, yürekten güleriz.De börjar genast skratta åt honom och ger sig av.
Ve aynı zamanda her şeye güler.Se även: "Skratta hela vägen ..."
Güler, Sabır.Tår och skratt.
Her şeylerine güler ve ağlar.Vi kan ju inte skratta och gråta samtidigt.
Oradan geçen Şiva bunu görür ve güler.Siv inser med detta att hon har mött sin like och kan skratta åt det hela.
Kızlar ise onunla dalga geçer ve kahkahalarla güler.En skara ungdomar roar sig med rop, skratt och sång.
Kitabın kapağında Ara Güler’e ait bir fotoğraf yer alır.På skivomslaget finns en bild på elektriska stolen.
Gülersoy, Çelik (1976).Frängsmyr, Tore (1976).
Güler (d.Сміх (вірш).
Başlangıçta ona güleriz, yürekten güleriz.Нерідко вони супроводжуються усмішкою і першим сміхом.
İlk güler: "Hayır, seni salak.Ми засміялися й сказали: "Не мели дурниць.
Bir o kadarda güler yüzlü biridir.Він не боїться виглядати смішним.
Çocuklarına hep güler yüzle yaklaşır.Сам завжди і сміється над своїми дотепами.
Gülersoy, Çelik (1976).Мічуріну (1976).
Kızlar ise onunla dalga geçer ve kahkahalarla güler.Інші дівчата сміються і дражнять її.
Herkese perilerin var olduğunu söylemektir ama Timmy yüzünden herkes ona güler.Вона всюди переслідує його, через що над Брайсом сміється весь клас.
Minnie bunlara kahkahalarla güler.Діоген сміявся просто з усіх.
Yazar tretman Zehra Güleray yer aldı.Фарби для писанок вживали рослинні.
Güler, Sabır.Розсмішити, шокувати?
Tüm kediler ona güler.Všichni se jí vysmívají.
Kızlar ise onunla dalga geçer ve kahkahalarla güler.Dívky se ho snaží sbalit, chlapi zesměšnit.
İlk güler: "Hayır, seni salak.Citace je: „Nerouš, Nerouš, to byl šotouš“.
Audaces fortuna juvat Talih cesaret edene güler.Čemu se směješ, Fortunáto?
Ara Güler kendisini: "Ben de gazeteciyim.O sobě prohlásil: jsem světoběžník.
Buna göre Nasreddin Hoca'nın ağlayarak değil gülerek doğduğuna inanılmaktadır.On totiž František Dostál má raději úsměv než pláč.
122 ^ Langensiepen ve Güleryüz, sf.122 Rose, str.
Bu yüzden okuyucu hem güler hem de hüzünlenir.Smích je nahrazen pláčem a bolestí.
Bu sırada sokaktaki insanlar gülerek onları izler.Lidé u stolu se na něj usmívají.
101-135 ^ Güleryüz 2012, s.11 Tcu 135/2012, .
Sabite Tur Gülerman, (d.Šlechty (cyklus Krvavé pohraničí), K.
Biri sinirli gözükür, biri ağlar diğeri ise güler.Cu un ochi râde și cu altul plânge.
Tüm kediler ona güler.Toată lumea a râs.
Ara Güler kendisini: "Ben de gazeteciyim.Autorul se caracterizează cu exactitate: „menirea mea pe lume e să fiu gazetar".
Oradan geçen Şiva bunu görür ve güler.Târgoveții îl citesc și râd.
Minnie bunlara kahkahalarla güler.Să râdem cu Mickey!
Güler şu anlamlara gelebilir: Güler Duman (d.Asta ar fi o glumă, ar fi, râse Japp."
Ara Güler kendisini: "Ben de gazeteciyim.Erről ő maga így nyilatkozott: "Újságíró voltam.
Tüm kediler ona güler.Az emberek nevettek rajta.
Minnie bunlara kahkahalarla güler.És Jordie megnevettette.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod