Ana içeriğe geç
Sözlük

güler ile cümle

güler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.( 39 : 10 ) Nó khinh chê tiếng ồn_ào của thị_thành , Không nghe tiếng của kẻ coi dắt .
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.(39:10) Nó khinh chê tiếng ồn ào của thị thành, Không nghe tiếng của kẻ coi dắt.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Del fracasso della città se ne ride e gli urli dei guardiani non ode
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Deras ungar frodas och växa till på marken, så springa de sin väg och vända ej tillbaka.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Deres unger blir kraftige og vokser op ute på marken; de løper bort og kommer ikke tilbake til dem.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Ele despreza o tumulto da cidade; não obedece os gritos do condutor.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.El rîde de zarva cetăţilor,
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Er verlacht das Getümmel der Stadt; das Pochen des Treibers hört er nicht.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Fiaik meggyarapodnak, a legelõn nagyranõnek, elszélednek és nem térnek vissza hozzájok.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Hun jongen groeien op in het open veld, waarna zij hun ouders verlaten en nooit meer bij hen terugkeren.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Ia menjauhi kota-kota dan keramaiannya, tak ada yang dapat menjinakkan dan mempekerjakannya
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.들나귀는 성읍의 지꺼리는 것을 업신여기니 어거하는 자의 지르는 소리가 그것에게 들리지 아니하며
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Niiden vasikat vahvistuvat, kasvavat kedolla; ne lähtevät tiehensä eivätkä enää palaja.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Njemu je v smeh mestni hrup, za krik gonjačev se ne meni.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.On się naśmiewa ze zgrai miejskiej, a na głos tego, co go goni, nic niedba.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Posmívá se hluku městskému, a na křikání toho, kdož by jej honil, nic nedbá.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Se burla del bullicio de la ciudad; no escucha los gritos del arriero
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Smeje sa lomozu mesta; nečuje povyku pohoniča.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Ungerne trives, gror til i det frie, løber bort og kommer ej til dem igen.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Καταγελα του θορυβου της πολεως δεν ακουει την κραυγην του εργοδιωκτου.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Он посмевается городскому многолюдству и не слышит криков погонщика,
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Той се присмива на градския шум, Нито внимава на викането на този, който го кара.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.ישחק להמון קריה תשאות נוגש לא ישמע׃
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.يضحك على جمهور القرية. لا يسمع زجر السائق.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.他 嗤 笑 城 內 的 喧 嚷 、 不 聽 趕 牲 口 的 喝 聲
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.他 嗤笑 城內 的 喧嚷 、 不 聽趕 牲口 的 喝聲
[kıs kıs güler]....
[kıs kıs güler]오싹하게 수색하는중
[kıs kıs güler] Oh, Faptaguise.Faptaguise卿、そういう趣味だったんだな
[kıs kıs güler] Oh, Faptaguise.Ich liebe tanzende Röcke.
[kıs kıs güler] Oh, Faptaguise.Už tu chodíme...
[kıs kıs güler]*Snickers creepily*
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.(39:25) Il se rit de la crainte, il n`a pas peur, Il ne recule pas en face de l`épée.
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.( 39 : 25 ) Nó khinh chê sự sợ , chẳng ghê điều chi ; Trước ngọn gươm nó không xây trở .
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.(39:25) Nó khinh chê sự sợ, chẳng ghê điều chi; Trước ngọn gươm nó không xây trở.
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.Är det du som giver åt hästen hans styrka och kläder hans hals med brusande man?
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.Es spottet der Furcht und erschrickt nicht und flieht vor dem Schwert nicht,
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.Gir du hesten styrke? Klær du dens hals med bevrende man?
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.Giver du Hesten Styrke, klæder dens Hals med Manke
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.Hebt u het paard zijn kracht en die prachtige manen gegeven?
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.Ia tak tahu artinya gentar dan takut; tak ada pedang yang membuat dia surut
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.îşi bate joc de frică, nu se teme, şi nu se dă înapoi dinaintea săbiei.
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.두려움을 비웃고 놀라지 아니하며 칼을 당할지라도 물러나지 아니하니
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.Posmehuje se bojazni in se ne ustraši, in meču se ne umakne.
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.Ri-se do temor, e não se espanta; e não torna atrás por causa da espada.
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.Se ríe del miedo y no se espanta; no vuelve atrás ante la espada
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.Sinäkö annat hevoselle voiman, puetat sen kaulan liehuvalla harjalla?
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.Smeje sa strachu ani sa neľaká ani neustúpi pred mečom,
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.Směje se strachu, aniž se leká, aniž ustupuje zpátkem před ostrostí meče,
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.Śmieje się z postrachu, a ani się lęka, ani nazad ustępuje przed ostrzem miecza.
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.Sprezza la paura, non teme, né retrocede davanti alla spada
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.Te adsz-é erõt a lónak, avagy a nyakát sörénynyel te ruházod-é fel?
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.καταγελα του φοβου και δεν τρομαζει ουδε στρεφει απο προσωπου ρομφαιας
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.он смеется над опасностью и не робеет и не отворачивается от меча;
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.Присмива се на страха и не се бои. Нито се обръща назад от меча,
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.ישחק לפחד ולא יחת ולא ישוב מפני חרב׃
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.يضحك على الخوف ولا يرتاع ولا يرجع عن السيف.
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.他 嗤 笑 可 怕 的 事 、 並 不 驚 惶 、 也 不 因 刀 劍 退 回
Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.他 嗤笑 可怕 的 事 、 並不驚惶 、 也 不 因 刀劍 退回
Liste buradayken orada gülerek, anlamsız şeyler yazarak nasıl oturduğunuzu anlamıyorum.Aku tidak tahu bagaimana kau duduk disana tertawa dan menulis hal tidak berguna itu saat daftar ada disana.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod