Ben bunu söylediğimde herkes güler, ama bu trende başaramadık.Todo el mundo se ríe cuando cuento ese chiste, pero no en este tren. Silencio.
Ben bunu söylediğimde herkes güler, ama bu trende başaramadık.Tutti ridono quando lo dico, ma non su questo treno. Silenzio.
Ben bunu söylediğimde herkes güler, ama bu trende başaramadık.Wszyscy się śmieją, kiedy to mówię, ale nie w tym pociągu. Cisza.
Ben bunu söylediğimde herkes güler, ama bu trende başaramadık.Всеки се смее, като казвам това, но не и в този влак. Мълчание.
Ben bunu söylediğimde herkes güler, ama bu trende başaramadık.Все смеются, когда я это рассказываю, но не в том поезде.
Ben onun adýna senden özür diliyorum. [GÜLER]Ще се извиня за неговото поведение.
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Ada banyak hal yang membuat kita tertawa, bukan?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?C'è così tanto, ridiamo, giusto?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Có rất nhiều thứ, chúng ta cười, phải không?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Da gibt es so viel. Wir können lachen. Stimmt's?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Er is zoveel. We lachen, niet?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Há tanta coisa.
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Hay muchas cosas, nos reímos ¿verdad?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Il y a tellement de choses dont nous rions, pas vrai ?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Jest tyle rzeczy, które nas bawią!
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Je taková spousta věcí, my se smějeme, že?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?여기에선 많은 일들이 일어나죠, 우리 많이 웃죠?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Sok mindenen nevetünk, igaz?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Sunt multe. Chiar râdem, nu?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Υπάρχουν τόσα ζητήματα, γελάμε, έτσι δεν είναι;
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Има толкова много, на което се смеем, нали?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Ми ж дуже багато сміємось, правда?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Мы же очень много смеёмся, ведь правда?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?קורה כל-כך הרבה, אנו צוחקים, נכון?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?هناك الكثير , نحن نضحك أليس كذلك ؟
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?中東の人は笑わないと思われてます
Biraz daha eğileyim? Peki. [Güler]Oprite sa do toho viac, v poriadku.
Biraz daha eğileyim? Peki. [Güler]Постепенно учишься и этому.
Bitki anatomisi bilmeyen biri olarak senin ağaca baktığında güleceğin gibi güler.Er kann es sich nur anschauen und grinsen, genau wie du bei einem Baum nicht die Anatomy studieren wirst.
Bitki anatomisi bilmeyen biri olarak senin ağaca baktığında güleceğin gibi güler.Точно по същия начин, когато гледате дърво и не сте запознат с анатомията на растенията.
[Bobby güler][Bobby cười]
[Bobby güler][Bobby griner]
[Bobby güler][Bobby lacht]
[Bobby güler][Bobby nauraa]
[Bobby güler][Bobby nevet]
[Bobby güler][Bobby ride]
[Bobby güler][Bobby ríe]
[Bobby güler][Bobby ri]
[Bobby güler][Bobby se směje]
[Bobby güler][Bobby skrattar]
[Bobby güler][Bobby śmieje się]
[Bobby güler][바비 웃음]
[Bobby güler][ο Μπόμπι γελάει]
[Bobby güler][Бобби смеется]
[Bobby güler][بوبي يضحك]
[Bobby güler]男: 気分はどう?
Bu, beni kaldırmıyor. [Adam güler.][người đàn ông cười]
Bu, bu tablonun çok çok kötü bir aşaması. [güler]È una brutta, brutta fase nella pittura.[ride]
Bu inşaat kılavuzları, heykelin hayatı boyunca onunla birlikte kalacak. [güler]Ces manuels d'instruction resteront avec les scupltures pour toujours.[ris]
Bu inşaat kılavuzları, heykelin hayatı boyunca onunla birlikte kalacak. [güler]조각의 생명이 다할때 까지 그런 기술적인게 함께 하는 거죠(하하)
Bu inşaat kılavuzları, heykelin hayatı boyunca onunla birlikte kalacak. [güler]Questi manuali di costruzione staranno con la scultura per il resto della sua vita (ride)
Bu iş bazen 'Karate Kid'e benzer. [güler]Es un poco como en 'Karate Kid' [risas]
Bu yaptığı şekilde, "küçük Quakeress gülerek söyledi.Asta e modul în care el nu ", a spus Quakeress puţin, râzând.
Bu yaptığı şekilde, "küçük Quakeress gülerek söyledi.C'est la façon dont il le fait ", a déclaré la quakeresse peu, en riant.
Bu yaptığı şekilde, "küçük Quakeress gülerek söyledi.Das ist die Art, wie er tut ", sagte der kleine Quäkerin lachend.
Bu yaptığı şekilde, "küçük Quakeress gülerek söyledi.Dat is de manier waarop hij dat doet, 'zei de kleine Kwakeres, lachen.
Bu yaptığı şekilde, "küçük Quakeress gülerek söyledi.Det är så han gör ", sa den lilla KVÄKARINNA och skrattar.
Bu yaptığı şekilde, "küçük Quakeress gülerek söyledi.Det er den måde han gør, "sagde den lille Quakeress leende.
Bu yaptığı şekilde, "küçük Quakeress gülerek söyledi.Đó là cách anh ta, "sự nhát gan nhỏ, cười.
Bu yaptığı şekilde, "küçük Quakeress gülerek söyledi.Esa es la manera que lo hace ", dijo la pequeña cuáquera, riendo.