Ana içeriğe geç
Sözlük

güle ile cümle

güle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ötedeki doğu kesilmesinin bulutlar dantel yapın: Gecesi mumlar yanmış ve güler yüzlü günلا قطع الدانتيل الغيوم في شرق هنالك : يتم حرق الشموع ليلة للخروج ، ويوم ومازح
Ötedeki doğu kesilmesinin bulutlar dantel yapın: Gecesi mumlar yanmış ve güler yüzlü gün霧の山の頂上につま先スタンド。私は消えて、ライブ、または滞在し、死ぬされている必要があります。
"O zaman neden gülen surat koydunuz?"A on: "Tak proč jste tam nakreslila smajlíka?"
"O zaman neden gülen surat koydunuz?"A zis: "Atunci de ce ați pus o față zâmbitoare?"
"O zaman neden gülen surat koydunuz?"Azt mondta: "Akkor miért rajzolt rá egy mosolygós arcot?"
"O zaman neden gülen surat koydunuz?"Dijo: "Entonces, ¿por qué me pone una carita sonriente?"
"O zaman neden gülen surat koydunuz?"E ele disse: "Então porque pôs um sorriso?"
"O zaman neden gülen surat koydunuz?"Em nói, "Thế tại sao cô lại vẽ mặt cười?"
"O zaman neden gülen surat koydunuz?"Er sagte: "Warum haben Sie mir dann einen Smiley gegeben?"
"O zaman neden gülen surat koydunuz?"Haj sa: "Varför ritade du en glad gubbe?"
"O zaman neden gülen surat koydunuz?"Han sagde, "Hvorfor satte du så en smiley på opgaven?"
"O zaman neden gülen surat koydunuz?"Hij zei: "Waarom tekende je dan dat lachend gezichtje?"
"O zaman neden gülen surat koydunuz?"Il m'a demandé: "Alors pourquoi vous avez mis un grand smiley?"
"O zaman neden gülen surat koydunuz?"Katanya, "Lalu mengapa ada senyuman di sini?"
"O zaman neden gülen surat koydunuz?""그러면 왜 웃는 얼굴을 그려넣었어요?"
"O zaman neden gülen surat koydunuz?"Mi ha chiesto: "Allora perché mi ha messo una faccina sorridente?"
"O zaman neden gülen surat koydunuz?"Odpovedal mi: "Prečo ste mi tam potom dali usmievavú tvár?"
"O zaman neden gülen surat koydunuz?"On na to:" To dlaczego narysowała pani uśmiech?".
"O zaman neden gülen surat koydunuz?"Και είπε: "Τότε γιατί μου βάλατε γελαστό προσωπάκι;"
"O zaman neden gülen surat koydunuz?"Він запитав: "А навіщо Ви поставили смайлик?"
"O zaman neden gülen surat koydunuz?"Опять вопрос: "А зачем тогда вы нарисовали смайлик?".
"O zaman neden gülen surat koydunuz?"Той каза: " Тогава защо сте сложила усмивка?"
"O zaman neden gülen surat koydunuz?"הוא אמר, "אז למה נתת לי סמיילי?"
"O zaman neden gülen surat koydunuz?"قال " إذن لماذا وضعتي الوجه المبتسم؟"
"O zaman neden gülen surat koydunuz?"「だってあなたはイケてるから
"O zaman neden gülen surat koydunuz?"佢又問:「咁點解 你要畫個笑嘅公仔?」
Pekala, onları böyle bırakacağız. (Kahkahalar) Yine de son gülen ben olacağım.De acuerdo, no importa... (Risas) porque yo me reiré al último.
Peki. [Güler] Tamam, biraz daha eğilirim.Bine, voi apleca în ea mai mult.
Phil: Güle güle. >>Sharon:- Au revoir.
Phil: Güle güle. >>Sharon: Hoşçakal.필: 안녕. 샤론: 안녕.
Phil: Güle güle. >>Sharon: Hoşçakal.فِل: إلى اللقاء. شيرون: إلى اللقاء.
Phil: Güle güle. >>Sharon: Hoşçakal.[すすり泣く]
Pişmanlıklarımızı kabullenmemiz için ikinci yol kendi kendimize gülebilmemiz.A doua modalitate prin care ne putem împăca este să râdem de noi.
Pişmanlıklarımızı kabullenmemiz için ikinci yol kendi kendimize gülebilmemiz.A másik dolog, ami segíthet békét kötni a sajnálkozással, az az önmagunkon nevetés.
Pişmanlıklarımızı kabullenmemiz için ikinci yol kendi kendimize gülebilmemiz.A segunda forma de nos ajudarmos a fazer as pazes com o arrependimento é rirmo-nos de nós mesmos.
Pişmanlıklarımızı kabullenmemiz için ikinci yol kendi kendimize gülebilmemiz.Cách thứ hai chúng ta có thể chấp nhận sự hối hận là cười vào bản thân ta.
Pişmanlıklarımızı kabullenmemiz için ikinci yol kendi kendimize gülebilmemiz.Das zweite ist, dass wir unseren Frieden mit dem Bedauern schliessen können, indem wir über uns selber lachen.
Pişmanlıklarımızı kabullenmemiz için ikinci yol kendi kendimize gülebilmemiz.Den anden måde som vi kan hjælpe os selv med at er at grine for os selv.
Pişmanlıklarımızı kabullenmemiz için ikinci yol kendi kendimize gülebilmemiz.De tweede manier waarop we vrede kunnen sluiten met spijt is door onszelf uit te lachen.
Pişmanlıklarımızı kabullenmemiz için ikinci yol kendi kendimize gülebilmemiz.Drugim sposobem na pogodzenie się z żalami jest śmiech z samego siebie.
Pişmanlıklarımızı kabullenmemiz için ikinci yol kendi kendimize gülebilmemiz.Druhý způsob, jak se usmířit s lítostí je smát se sami sobě.
Pişmanlıklarımızı kabullenmemiz için ikinci yol kendi kendimize gülebilmemiz.Hal kedua yang dapat kita lakukan untuk berdamai dengan penyesalan adalah menertawai diri sendiri.
Pişmanlıklarımızı kabullenmemiz için ikinci yol kendi kendimize gülebilmemiz.Il secondo modo per fare pace con il rimorso è ridere di noi stessi.
Pişmanlıklarımızı kabullenmemiz için ikinci yol kendi kendimize gülebilmemiz.후회를 좀 더 평화롭게 해줄 두 번째 방법은 스스로 웃어버리는 겁니다
Pişmanlıklarımızı kabullenmemiz için ikinci yol kendi kendimize gülebilmemiz.La deuxième façon dont nous pouvons faire la paix avec le regret est de rire de nous-mêmes.
Pişmanlıklarımızı kabullenmemiz için ikinci yol kendi kendimize gülebilmemiz.La segunda manera para poder ayudar a aceptar nuestros arrepentimientos es reírnos de nosotros mismos.
Pişmanlıklarımızı kabullenmemiz için ikinci yol kendi kendimize gülebilmemiz.Второй путь, который может помочь смириться с сожалениями, это смех над собой.
Pişmanlıklarımızı kabullenmemiz için ikinci yol kendi kendimize gülebilmemiz.Другий шлях, в який ми можемо замиритись з каяттям, це посміятись з себе.
Pişmanlıklarımızı kabullenmemiz için ikinci yol kendi kendimize gülebilmemiz.הדרך השניה להשלים עם חרטה היא לצחוק על עצמנו.
Pişmanlıklarımızı kabullenmemiz için ikinci yol kendi kendimize gülebilmemiz.والأمر الثاني الذي يجعلنا نتقبل ونتأقلم مع الندم هو أن نسخر من أنفسنا.
Pişmanlıklarımızı kabullenmemiz için ikinci yol kendi kendimize gülebilmemiz.自分を笑い飛ばすことです。 私の例では、これは問題ありませんでした
Piyasa ile planlı ekonomi arasında çatışma başlar. piyasa kazandı ve güle güle 'şeytan Sovyet imparatorluğuna'C"è un faccia a faccia tra mercato ed economia pianificata; il Mercato vince. Addio malefico impero sovietico!
Piyasa ile planlı ekonomi arasında çatışma başlar. piyasa kazandı ve güle güle 'şeytan Sovyet imparatorluğuna'Er is een confrontatie tussen markt- en geplande economie. De markt wint, vaarwel "kwade Sovjet Imperium".
Piyasa ile planlı ekonomi arasında çatışma başlar. piyasa kazandı ve güle güle 'şeytan Sovyet imparatorluğuna'Je tu súboj medzi voľným trhom a plánovaným hospodárstvom. Voľný trh víťazí. Zbohom zlé sovietske impérium..
Piyasa ile planlı ekonomi arasında çatışma başlar. piyasa kazandı ve güle güle 'şeytan Sovyet imparatorluğuna'시장 경제와 계획 경제의 대결에서 시장이 승리합니다. 악당 소련 제국이여 안녕!
Piyasa ile planlı ekonomi arasında çatışma başlar. piyasa kazandı ve güle güle 'şeytan Sovyet imparatorluğuna'Leszámolás a piac- és a tervgazdálkodás közt. A piac győz.
Piyasa ile planlı ekonomi arasında çatışma başlar. piyasa kazandı ve güle güle 'şeytan Sovyet imparatorluğuna'Pero el precio del petroleo vuelve a caer, así que volvemos a olvidarnos de la crisis energética.
Sađ ol caným, güle güle. [GÜLER]Следващия път поостани, за да мога да си поиграя повече с косата ти.
Saklanmak için. (seyirciler güler) Şey, bu eğlenceli olmalı.Bem, deve ser divertido, é como se estivesses a ir para casa
Sanırım, bir konuda kuşkuları varmış! [dinleyiciler gülerler]누가 "또는 하지." 라고 그는 뭔가 대해 의심!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod