"Ben bir sır yapmak istemiyorum," diye gülerek söyledi."Nie chcę, aby tajemnicy" powiedział, śmiejąc się.
"Ben bir sır yapmak istemiyorum," diye gülerek söyledi."Non voglio fare un mistero", ha detto ridendo.
"Ben bir sır yapmak istemiyorum," diye gülerek söyledi."No quiero hacer un misterio", dijo entre risas.
"Ben bir sır yapmak istemiyorum," diye gülerek söyledi."Saya tidak ingin membuat misteri," katanya, tertawa.
"Ben bir sır yapmak istemiyorum," diye gülerek söyledi."Tôi không muốn là một bí ẩn", anh cười.
"Ben bir sır yapmak istemiyorum," diye gülerek söyledi."Δεν θέλω να κάνετε ένα μυστήριο", είπε ο ίδιος, γελώντας.
"Ben bir sır yapmak istemiyorum," diye gülerek söyledi."Аз не желаят да направят една мистерия", каза той, смеейки се.
"Ben bir sır yapmak istemiyorum," diye gülerek söyledi."Я не хочу, чтобы тайна", сказал он, смеясь.
"Ben bir sır yapmak istemiyorum," diye gülerek söyledi."Я не хочу, щоб таємниця", сказав він, сміючись.
"Ben bir sır yapmak istemiyorum," diye gülerek söyledi."אני לא רוצה לעשות תעלומה", אמר, צוחק.
"Ben bir sır yapmak istemiyorum," diye gülerek söyledi.واضاف "لا ترغب في تقديم لغزا" ، وقال وهو يضحك.
"Ben bir sır yapmak istemiyorum," diye gülerek söyledi."問題は完全に単純なものでした。あなたは、もちろん、そのすべての人を見た
Ben bunu söylediğimde herkes güler, ama bu trende başaramadık. Çıt yok.제가 그 이야기를 했을 때 웃습니다. 하지만 이 기차에선 아니죠. 침묵입니다.
Ben bunu söylediğimde herkes güler, ama bu trende başaramadık. Çıt yok.Tout le monde rit quand je dis ça, mais dans le train :silence.
Ben bunu söylediğimde herkes güler, ama bu trende başaramadık. Çıt yok.Yên lặng.
Ben bunu söylediğimde herkes güler, ama bu trende başaramadık. Çıt yok.אומר את זה, אבל לא על הרכבת ההיא. דממה.
Ben bunu söylediğimde herkes güler, ama bu trende başaramadık. Çıt yok.عندما اروي تلك القصة, لكن ليس داخل ذاك القطار. صمت تام.
Ben bunu söylediğimde herkes güler, ama bu trende başaramadık. Çıt yok.私の事をジロっと見たんだよ
Ben bunu söylediğimde herkes güler, ama bu trende başaramadık.Iedereen lacht als ik dat zeg, maar niet op deze trein.
Ben bunu söylediğimde herkes güler, ama bu trende başaramadık.Toată lumea râde când spun asta, dar nu cei din trenul acesta. Liniște.
Ben bunu söylediğimde herkes güler, ama bu trende başaramadık.Todo el mundo se ríe cuando cuento ese chiste, pero no en este tren. Silencio.
Ben bunu söylediğimde herkes güler, ama bu trende başaramadık.Tutti ridono quando lo dico, ma non su questo treno. Silenzio.
Ben bunu söylediğimde herkes güler, ama bu trende başaramadık.Wszyscy się śmieją, kiedy to mówię, ale nie w tym pociągu. Cisza.
Ben bunu söylediğimde herkes güler, ama bu trende başaramadık.Всеки се смее, като казвам това, но не и в този влак. Мълчание.
Ben bunu söylediğimde herkes güler, ama bu trende başaramadık.Все смеются, когда я это рассказываю, но не в том поезде.
Beni arkadaş olarak ekleyin. Dinleyicilerden gülenler oldu.Demandez-moi d'être votre ami.
Ben onun adýna senden özür diliyorum. [GÜLER]Ще се извиня за неговото поведение.
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Ada banyak hal yang membuat kita tertawa, bukan?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?C'è così tanto, ridiamo, giusto?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Có rất nhiều thứ, chúng ta cười, phải không?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Da gibt es so viel. Wir können lachen. Stimmt's?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Er is zoveel. We lachen, niet?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Há tanta coisa.
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Hay muchas cosas, nos reímos ¿verdad?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Il y a tellement de choses dont nous rions, pas vrai ?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Jest tyle rzeczy, które nas bawią!
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Je taková spousta věcí, my se smějeme, že?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?여기에선 많은 일들이 일어나죠, 우리 많이 웃죠?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Sok mindenen nevetünk, igaz?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Sunt multe. Chiar râdem, nu?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Υπάρχουν τόσα ζητήματα, γελάμε, έτσι δεν είναι;
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Има толкова много, на което се смеем, нали?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Ми ж дуже багато сміємось, правда?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Мы же очень много смеёмся, ведь правда?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?קורה כל-כך הרבה, אנו צוחקים, נכון?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?هناك الكثير , نحن نضحك أليس كذلك ؟
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?中東の人は笑わないと思われてます
Biraz daha eğileyim? Peki. [Güler]Oprite sa do toho viac, v poriadku.
Biraz daha eğileyim? Peki. [Güler]Постепенно учишься и этому.
Bir daha...bir daha... Neyse, sen bunu çözedur. Güle güle!K-kamu, kamu jangan- kamu jangan pergi ...Ya kamu selesaikanlah, bye.
Bir öğrenci 18'ini yanlış yaptı. Sınav kağıdına "+2" yazdım ve büyük bir gülen surat koydum.Az egyik diák tizennyolcat elrontott. "+2"-t írtam a papírjára és egy nagy mosolygós arcot.
Bitki anatomisi bilmeyen biri olarak senin ağaca baktığında güleceğin gibi güler.Er kann es sich nur anschauen und grinsen, genau wie du bei einem Baum nicht die Anatomy studieren wirst.
Bitki anatomisi bilmeyen biri olarak senin ağaca baktığında güleceğin gibi güler.Точно по същия начин, когато гледате дърво и не сте запознат с анатомията на растенията.
[Bobby güler][Bobby cười]
[Bobby güler][Bobby griner]
[Bobby güler][Bobby lacht]
[Bobby güler][Bobby nauraa]
[Bobby güler][Bobby nevet]
[Bobby güler][Bobby ride]
[Bobby güler][Bobby ríe]