güldü ile cümle

güldü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Resepsiyondaki adam güldü ve "Burada oda kiralayamazsınız.El hombre de la recepción se rió y nos dijo: "No pueden reservar una habitación.
Resepsiyondaki adam güldü ve "Burada oda kiralayamazsınız.프론트 데스크의 남자는 소리내서 웃고는 말했지요.
Resepsiyondaki adam güldü ve "Burada oda kiralayamazsınız.L'uomo alla reception ride e dice, "Non potete prenotare una stanza qui.
Resepsiyondaki adam güldü ve "Burada oda kiralayamazsınız.Mężczyzna w recepcji mówi ze śmiechem: "Tu nie ma pokoi do wynajęcia.
Resepsiyondaki adam güldü ve "Burada oda kiralayamazsınız.Muž za stolem se směje a říká: "Nemůžete si zde rezervovat pokoj.
Resepsiyondaki adam güldü ve "Burada oda kiralayamazsınız.Người tại quầy tiếp tân cười lớn, anh ta nói, "Bạn không thể đặt phòng ở đây.
Resepsiyondaki adam güldü ve "Burada oda kiralayamazsınız.O homem à frente do balcão ri-se e diz: "Não podem reservar um quarto aqui.
Resepsiyondaki adam güldü ve "Burada oda kiralayamazsınız.Receptionisten griner, og siger "I kan ikke reservere et værelse her.
Resepsiyondaki adam güldü ve "Burada oda kiralayamazsınız.Receptionisten skrattar och säger: "Ni kan inte boka rum här.
Resepsiyondaki adam güldü ve "Burada oda kiralayamazsınız.Ο άντρας στην υποδοχή γελάει, και λέει... "Δεν μπορείτε να κάνετε κράτηση εδώ.
Resepsiyondaki adam güldü ve "Burada oda kiralayamazsınız.Портье смеётся и говорит: "Вы не можете забронировать здесь номер.
Resepsiyondaki adam güldü ve "Burada oda kiralayamazsınız.Рецепционистът се засмя и каза: "Не можете да резервирате стая тук.
Resepsiyondaki adam güldü ve "Burada oda kiralayamazsınız.Чоловік на рецепції засміявся і сказав: "Ви не можете забронювати тут номер.
Resepsiyondaki adam güldü ve "Burada oda kiralayamazsınız.האיש בדלפק הקבלה צוחק ואומר,
Resepsiyondaki adam güldü ve "Burada oda kiralayamazsınız.ضحك الرجل الذي في الاستقبال، وقال لنا،
Resepsiyondaki adam güldü ve "Burada oda kiralayamazsınız."ここは予約できないよ ホームレスのシェルターだから"
Rosalind Franklin gelip modelimize bir anlamda güldüler.로잘린드 프랭클린이 와서는 우리의 모형을 비웃었습니다.
Rosalind Franklin gelip modelimize bir anlamda güldüler. Modelin dandik olduğunu söylediler, öyleydi de.Rosalind Franklin, sont arrivés et ils ont ri de notre modèle.
Rosalind Franklin gelip modelimize bir anlamda güldüler.Rosalind Franklin a venit şi a cam început să râdă de modelul nostru.
Rosalind Franklin gelip modelimize bir anlamda güldüler.Rosalind Franklin, datang dan sedikit mengejek model yang kami buat.
Rosalind Franklin gelip modelimize bir anlamda güldüler.Rosalind Franklin, eljöttek, és egy jót nevettek a modellünkön.
Rosalind Franklin gelip modelimize bir anlamda güldüler.Rosalind Franklin kamen vorbei und lachten über unser Modell.
Rosalind Franklin gelip modelimize bir anlamda güldüler.Rosalind Franklin, kom forbi og mere eller mindre grinede af vores model.
Rosalind Franklin gelip modelimize bir anlamda güldüler.Rosalind Franklin, kwamen langs en lachten met ons model.
Rosalind Franklin gelip modelimize bir anlamda güldüler.Rosalind Franklin, přišli a doslova se vysmáli našemu modelu.
Rosalind Franklin gelip modelimize bir anlamda güldüler.Rosalind Franklin, przybyli i w pewien sposób wyśmiali nasz model.
Rosalind Franklin gelip modelimize bir anlamda güldüler.Rosalind Franklin, vennero lì e si misero a ridere davanti al nostro modello.
Rosalind Franklin gelip modelimize bir anlamda güldüler.Rosalind Franklin, vieram visitar-nos e riram-se do nosso modelo.
Rosalind Franklin gelip modelimize bir anlamda güldüler.Rosalind Franklin, vinieron y como que se rieron de nuestro modelo.
Rosalind Franklin gelip modelimize bir anlamda güldüler.Розалинда Франклин, ознакомились с нашей моделью и высмеяли ее.
Rosalind Franklin gelip modelimize bir anlamda güldüler.Розалинд Франклин, дойде при нас и се присмя на нашия модел.
Rosalind Franklin gelip modelimize bir anlamda güldüler.רוזאלינד פרנקלין, וגיחכו על המודל שלנו.
Rosalind Franklin gelip modelimize bir anlamda güldüler.روزاليند فرانكلين، جاءا وضحكا نوعاً ما من مجسمنا.
Rosalind Franklin gelip modelimize bir anlamda güldüler.ひどい模型だと。その通りだったのですが
Sadece güldüğünde Seung Jo'm tatlı oluyorIl mio Seung Jo è al meglio quando sorride.
Sadece güldüğünde Seung Jo'm tatlı oluyorMein Seung Jo ist süß wenn er lacht.
Sadece güldüğünde Seung Jo'm tatlı oluyorMijn Seung Go is het schattigst wanneer hij glimlacht.
Sadece güldüğünde Seung Jo'm tatlı oluyorMin Seung Jo är sötast när han ler.
Sadece güldüğünde Seung Jo'm tatlı oluyorMój Seung Jo wygląda najmilej, kiedy się uśmiecha.
Sadece güldüğünde Seung Jo'm tatlı oluyorMon Seung Jo est plus mignon quand il sourit.
Sadece güldüğünde Seung Jo'm tatlı oluyorSeung Jo al meu e mai dragut cand zambeste.
Sadece güldüğünde Seung Jo'm tatlı oluyorSeung Jo nhà ta đáng yêu nhất khi nó cười.
Sadece güldüğünde Seung Jo'm tatlı oluyorSeung Jo sangatlah menggemaskan ketika sedang tersenyum.
Sadece güldüğünde Seung Jo'm tatlı oluyorΟ Σουνγκ Τζο μου είναι πιο γλυκός όταν γελάει.
Sadece güldüğünde Seung Jo'm tatlı oluyorМой Сын Чжо гораздо милее, когда улыбается.
Sadece güldüğünde Seung Jo'm tatlı oluyorسيونغ جو خاصتي هو الالطف اذا ابتسم
Sadece güldüğünde Seung Jo'm tatlı oluyorお兄ちゃん 僕達に気付かないかな?
Sahneye çıkanlar her zaman götlerinden bir şeyler uyururlar milleti güldürebilmek için!Gli artisti inventano cazzate in continuazione per far ridere!
Sahneye çıkanlar her zaman götlerinden bir şeyler uyururlar milleti güldürebilmek için!Künstler erfinden Mist die ganze Zeit um lustig zu sein.
Sahneye çıkanlar her zaman götlerinden bir şeyler uyururlar milleti güldürebilmek için!Les comédiens inventent tout le temps des conneries pour faire rire!
Sahneye çıkanlar her zaman götlerinden bir şeyler uyururlar milleti güldürebilmek için!Os artistas inventam sempre porcarias para fazer rir!
Sahneye çıkanlar her zaman götlerinden bir şeyler uyururlar milleti güldürebilmek için!Οι ηθοποιοί κάνουν κοτσάνες συνεχώς για να προκαλέσουν το γέλιο!
Sahneye çıkanlar her zaman götlerinden bir şeyler uyururlar milleti güldürebilmek için!Актёры постоянно что-то выдумывают.
Sahneye çıkanlar her zaman götlerinden bir şeyler uyururlar milleti güldürebilmek için!ねぇネルソン
Sanırım insanları güldürmekte oldum olası iyiydim.Oh non, ce n'est pas... Je...
Sara korktu, ‹‹Gülmedim›› diyerek yalan söyledi. RAB, ‹‹Hayır, güldün›› dedi.Allora Sara negò: «Non ho riso!», perché aveva paura; ma quegli disse: «Sì, hai proprio riso»
Sara korktu, ‹‹Gülmedim›› diyerek yalan söyledi. RAB, ‹‹Hayır, güldün›› dedi.A Sára zaprela a riekla: Nesmiala som sa; lebo sa bála. Ale Hospodin riekol: Nie, ale smiala si sa.
Sara korktu, ‹‹Gülmedim›› diyerek yalan söyledi. RAB, ‹‹Hayır, güldün›› dedi.Då nekade Sara och sade: »Jag log icke»; ty hon blev förskräckt. Men han sade: »Jo, du log.»
Sara korktu, ‹‹Gülmedim›› diyerek yalan söyledi. RAB, ‹‹Hayır, güldün›› dedi.I zaprzała się Sara, mówiąc: Nie śmiałam się; bo się bała. A Pan rzekł: Nie mów tak; boś się śmiała.
Sara korktu, ‹‹Gülmedim›› diyerek yalan söyledi. RAB, ‹‹Hayır, güldün›› dedi.Ja Saara kielsi sanoen: "En minä nauranut"; sillä hän pelkäsi. Mutta hän sanoi: "Ei ole niin; sinä nauroit".

İlgili Sayfalar