güldü ile cümle
güldü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
"Beni öpmek istiyor musunuz?" Martha tekrar güldü."Bạn có muốn tôi hôn bạn?" Martha cười một lần nữa.
"Beni öpmek istiyor musunuz?" Martha tekrar güldü."Chceš, abych tě políbil?" Martha se znovu zasmál.
"Beni öpmek istiyor musunuz?" Martha tekrar güldü."Chceš, aby som ťa pobozkal?" Martha sa znovu zasmial.
"Beni öpmek istiyor musunuz?" Martha tekrar güldü."Czy chcesz mnie pocałować?" Marta znów się roześmiał.
"Beni öpmek istiyor musunuz?" Martha tekrar güldü."Haluatko minun suudella sinua?" Martta nauroi taas.
"Beni öpmek istiyor musunuz?" Martha tekrar güldü."Hočeš me, da vas poljubil?" Martha spet zasmejal.
"Beni öpmek istiyor musunuz?" Martha tekrar güldü."당신은 내가 당신을 키스 하시겠습니까?"마사 다시 웃었다.
"Beni öpmek istiyor musunuz?" Martha tekrar güldü."¿Quieres que te bese?", Se rió de nuevo Martha.
"Beni öpmek istiyor musunuz?" Martha tekrar güldü."Vil du have mig til at kysse dig?" Martha lo igen.
"Beni öpmek istiyor musunuz?" Martha tekrar güldü."Vill du att jag ska kyssa dig?" Martha skrattade igen.
"Beni öpmek istiyor musunuz?" Martha tekrar güldü."Você quer que eu te beijar?" Marta riu de novo.
"Beni öpmek istiyor musunuz?" Martha tekrar güldü."Vous voulez que je vous embrasser?" Marthe rit encore.
"Beni öpmek istiyor musunuz?" Martha tekrar güldü."Vrei sa te sarut?" Martha rîse din nou.
"Beni öpmek istiyor musunuz?" Martha tekrar güldü."Vuoi che io ti bacio?" Martha rise di nuovo.
"Beni öpmek istiyor musunuz?" Martha tekrar güldü."Wil je dat ik je kussen? 'Martha lachte weer.
"Beni öpmek istiyor musunuz?" Martha tekrar güldü."Willst du mich dich küssen?" Martha lachte wieder.
"Beni öpmek istiyor musunuz?" Martha tekrar güldü."Θέλεις να σε φιλήσω;" Martha γέλασε ξανά.
"Beni öpmek istiyor musunuz?" Martha tekrar güldü."Ви хочете, щоб я тебе поцілую?" Марти знову засміявся.
"Beni öpmek istiyor musunuz?" Martha tekrar güldü."Вы хотите, чтобы я тебя поцелую?" Марты снова засмеялся.
"Beni öpmek istiyor musunuz?" Martha tekrar güldü."Искате ли аз да те целуна?" Марта се засмя отново.
"Beni öpmek istiyor musunuz?" Martha tekrar güldü."אתה רוצה שאני אנשק אותך?" מרתה צחק שוב.
"Beni öpmek istiyor musunuz?" Martha tekrar güldü."هل تريد مني أن أقبلك؟" مارثا ضحك مرة أخرى.
"Beni öpmek istiyor musunuz?" Martha tekrar güldü."いや、ない私は、"彼女は答えた。 "THA"は、目的のtha'd p'raps異なっていた場合
Ben onu görmek için gittiğinde, Ben çok güldüm.Cuando fui a verlo, Yo me reí mucho.
Ben onu görmek için gittiğinde, Ben çok güldüm.Khi tôi nhìn thấy nó, Tôi cười rất nhiều.
Ben onu görmek için gittiğinde, Ben çok güldüm.Quand je suis allé la voir, j'ai beaucoup ri.
Ben onu görmek için gittiğinde, Ben çok güldüm.Quando fui vê-lo, Eu ri muito.
Ben onu görmek için gittiğinde, Ben çok güldüm.כשהלכתי לראות את זה, אני צחקתי הרבה.
Ben onu görmek için gittiğinde, Ben çok güldüm.عندما ذهبت لرؤيتها، ضحكت كثيرا.
Ben onu görmek için gittiğinde, Ben çok güldüm.、私はその車に嫉妬した
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Am ajuns la concluzia că el a râs în batjocură de eforturile mele, încrezător în propriile resurse.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Cheguei à conclusão de que ele ria de escárnio de meus esforços, confiante de seus próprios recursos.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Én arra a következtetésre jutott, hogy ő nevetett gúny of igyekezetem, benne a saját források.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Ho concluso che ha riso in derisione di i miei sforzi, sicuro delle proprie risorse.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Ik concludeerde dat hij lachte spot van mijn inspanningen, zeker van zijn eigen middelen.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.숲은 널리 고리. 나는 그 아이의 조롱 in 웃었다 결론 나의 노력, 자신의 자원의 확신.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.I stwierdził, że śmiał się w pośmiewisko moje wysiłki, pewni swoich własnych środków.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Jag kom fram till att han skrattade i hån av mina ansträngningar, säker på hans egna medel.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Jeg konkluderede, at han grinede hånligt af min indsats, overbevist af hans egne indtægter.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.J'en ai conclu qu'il riait en dérision des mes efforts, convaincus de ses propres ressources.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Jsem dospěl k závěru, že se smáli výsměch Mé úsilí, přesvědčený o jeho vlastních zdrojů.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Llegué a la conclusión de que él se rió en tono de burla de mis esfuerzos, confiando en sus propios recursos.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Päättelin, että hän nauroi ivallisesti of Omat ponnistelut, luottavainen sen omista varoista.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Saya menyimpulkan bahwa ia tertawa mengolok-olok of saya usaha, yakin sumber daya sendiri.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Schloss ich, dass er in Hohn lachte meine Bemühungen, im Vertrauen auf seine eigenen Ressourcen.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Sem sklenil, da se je smejal na podsmijeh of moja prizadevanja, samozavestni njegovih lastnih sredstev.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Som dospel k záveru, že sa smiali výsmech Moje úsilie, presvedčený o jeho vlastných zdrojov.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Tôi kết luận rằng anh cười chế nhạo của nỗ lực của tôi, tự tin của các tài nguyên của mình.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Κατέληξα στο συμπέρασμα ότι γέλασαν χλευασμού της τις προσπάθειές μου, με τη σιγουριά των ιδίων πόρων του.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Стигнах до извода, че той се засмя в присмех на моите усилия, по-уверени на собствените си ресурси.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Я прийшов до висновку, що він розсміявся у насмішку мої зусилля, впевнені у своїх власних ресурсів.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Я пришел к выводу, что он рассмеялся в насмешку мои усилия, уверенные в своих собственных ресурсов.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.ביער טבעת למרחקים. הגעתי למסקנה שהוא צחק לעג של המאמצים שלי, בטוח במשאבים שלו.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.حلقة الغابة طولا وعرضا. استنتجت أنه ضحك في السخرية من جهودي ، واثقا من مصادره الخاصة.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.私の努力、彼自身の資源の自信。 空がこの時の曇りによるものであったものの、池は私が見ることができたのでスムーズだった
Ben Weatherstaff düpedüz güldü.Ben Weatherstaff cười hoàn toàn.
Ben Weatherstaff düpedüz güldü.Ben Weatherstaff deu uma gargalhada.
Ben Weatherstaff düpedüz güldü.Ben Weatherstaff éclata de rire.
Ben Weatherstaff düpedüz güldü.Ben Weatherstaff lachte.
Ben Weatherstaff düpedüz güldü.Ben Weatherstaff lachte.