güldü ile cümle
güldü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ay çok güldüm ya.Ευχαριστώ!
Babam güldü ve dedi ki"7才になる意味はわかってるね?"
Babam güldü ve dedi kiA můj táta se usmál a řekl:
Babam güldü ve dedi kiApám elmosolyodott és azt mondta,
Babam güldü ve dedi kiAyah saya tersenyum dan berkata,
Babam güldü ve dedi kiIsäni hymyili ja sanoi,
Babam güldü ve dedi ki그리고 아버지가 웃으며 말씀하시길,
Babam güldü ve dedi kiMein Vater lächelte und sagte:
Babam güldü ve dedi kiMijn vader glimlachte en zei,
Babam güldü ve dedi kiMio padre sorrise e disse:
Babam güldü ve dedi kiMi padre sonrió y dijo,
Babam güldü ve dedi kiMon père a souri et dit:
Babam güldü ve dedi kiOjciec uśmiechnął się i powiedział:
Babam güldü ve dedi kiO meu pai sorriu e disse:
Babam güldü ve dedi kiȘi tata mi-a zâmbit și mi-a zis
Babam güldü ve dedi kiΟ πατέρας μου χαμογέλασε και μου είπε,
Babam güldü ve dedi kiБаща ми се усмихна и каза,
Babam güldü ve dedi kiИ мой отец улыбнулся и сказал:
Babam güldü ve dedi kiМій батько посміхнувся і промовив:
Babam güldü ve dedi kiואבא שלי חייך ואמר,
Babam güldü ve dedi kiوابتسم والدي ، وقال:
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."A lo mejor se rieron entre ellos, pero Stalin era un paranoico, aun más que mi padre."
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."Có thể giữa họ có vài tiếng cười vui vẻ, nhưng Stalin là một người bị hoang tưởng, còn nặng hơn cả bố tôi."
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."Forse tra di loro si sono fatti qualche risata, ma Stalin era paranoico, anche più di mio padre."
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."아마 그들중 몇몇은 조금 웃었을 지도 모르겠지만, 스탈린은 피해망상증인 사람이었습니다, 저희 아버지보다도 더요.
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."Może w swoim towarzystwie potrafili się śmiać, ale Stalin był paranoikiem, większym nawet niż mój ojciec."
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."Peut être qu'ils ont bien ri entre eux, mais Staline était paranoïaque, encore plus que mon père."
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."Poate între ei au râs bine, dar Stalin era un om paranoic, chiar mai ceva decât tatăl meu."
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."Talán egymás közt nevettek néha a történteken, de Sztálin még az apámnál is paranoidabb volt."
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."Може би добре са се посмяли помежду си, но Сталин е бил параноик, по-голям дори от баща ми.
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."Может быть, между собой они весело смеялись, но Сталин был параноиком, даже бóльшим параноиком, чем мой отец".
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."אולי בינם לבין עצמם היו להם כמה צחוקים טובים, אך סטלין היה אדם פרנואיד, אפילו יותר מאבא שלי."
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."ربما فيما بينهم كانوا قد ضحكوا قليلا، ولكن ستالين كان رجلا يتسم بجنون العظمة، أكثر من والدي حتى".
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."スターリンは私の父以上に偏執性の人間だった" (笑)
Ben de Seung Jo hyundan öğrenebilirim. Ve ben Ha Ni abla nedeniyle çok güldüm.Ich kann von Seung Jo hyung lernen und habe dank Ha Ni noona viel gelacht.
Ben de Seung Jo hyundan öğrenebilirim. Ve ben Ha Ni abla nedeniyle çok güldüm.J'ai pu apprendre avec Seung Jo, et j'ai bien rigolé avec Ha Ni.
Beni güldüren şeyde bazılarıda fotoğraf çekiyorlardı studionun içindenImádom mikor az érdeklődők fotót is készítenek.
Beni güldürün. Benim ilgilenmemi sağlayın.Faceți-mă să râd, să fiu interesat.
Beni güldürün. Benim ilgilenmemi sağlayın.웃게해 주세요. 관심을 가지게 만들어 주세요.
Beni güldürün. Benim ilgilenmemi sağlayın.Κάντε με να γελάσω.Κάντε με να νοιαστώ
Beni güldürün. Benim ilgilenmemi sağlayın.Накарайте ме да се смея, да ме е грижа.
Beni güldürün. Benim ilgilenmemi sağlayın.Сделайте так, чтобы я засмеялся, чтобы мне было интересно.
Beni güldürün. Benim ilgilenmemi sağlayın.הצחיקו אותי. עשו שיהיה לי איכפת.
Beni güldürün. Benim ilgilenmemi sağlayın.اجعلني اضحك. اجعلني اهتم.
Beni güldürün. Benim ilgilenmemi sağlayın.誰も気にしないような 煩わしい詳細は抜きにして
Beni güldürün.Bringt mich zum Lachen.
Beni güldürün.Buat saya tertawa.
Beni güldürün.Façam-me rir.
Beni güldürün.Faites-moi rire.
Beni güldürün.Få mig att skratta.
Beni güldürün.Fatemi ridere.
Beni güldürün.Háganme reír.
Beni güldürün.Maak me aan het lachen.
Beni güldürün.Nasmejte me.
Beni güldürün.Nevettessen meg.
Beni güldürün.Rozesmějte mě.
Beni güldürün.Rozosmejte ma!
Beni güldürün.Посміхаймося.
"Beni öpmek istiyor musunuz?" Martha tekrar güldü."Akarod, hogy csókolni?" Martha nevetett újra.
"Beni öpmek istiyor musunuz?" Martha tekrar güldü."Apakah kau ingin aku menciummu?" Martha tertawa lagi.