Ana içeriğe geç
Sözlük

gül ile cümle

gül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Anneme güle güle demedim.I didn't say goodbye to my mom.
Bir tablodaki bir gül genellikle aşkın sembolüdür.A rose in a painting is often a symbol of love.
Gül, dünyanın tüm dillerini konuşur.The rose speaks all the languages of the world.
Bunun ne kadar gülünç olduğunu görmüyor musun?Don't you see how ridiculous this is?
Tom gülümsememeye çalışıyor.Tom is trying not to smile.
Tom, Mary'nin esprilerine gülmeliydi.Tom should've laughed at Mary's jokes.
Tom yüzünde bir gülümsemeyle oturma odasına döndü.Tom returned to the living room with a smile on his face.
Tom komik olmamasına rağmen Mary'nin esprilerine güldü.Tom laughed at Mary's jokes, even though they weren't funny.
Tom komik olmamasına rağmen Mary'nin esprilerine gülmeliydi.Tom should've laughed at Mary's jokes, even though they weren't funny.
Ben sadece seni güldürmeye çalışıyordum.I was just trying to make you laugh.
Tom onu yaptığında insanlar güldü.When Tom did that, people laughed.
Tom onu yaptığındaı, insanlar güldü.When Tom did that, people laughed.
Tom gülünmekten hoşlanmaz.Tom doesn't like to be laughed at.
Bir gülün bir parça ekmekten daha önemli olduğu zamanlar vardır.There are times when a rose is more important than a piece of bread.
Bu oyunun gülünç göğüs fiziği var.This game has ridiculous breast physics.
Maria bu hakarete gülümsedi. Taklit etmelisin!Maria just smiled at this insult, and you should, too.
Nadiren gülümsüyorsun.You rarely smile.
Tom bize gülümsedi.Tom smiled at us.
Gerçek bir beyefendi kadınına kırmızı güller getirir.A proper gentleman brings his lady red roses.
O gülümseyerek cevap verdi.He answered by smiling.
Onun gülüşünü seviyorum.I like her laugh.
Mary güldü ve Kate'e sarıldı.Mary laughed and hugged Kate.
Tom ve ben ikimiz de gülümsedik.Tom and I both smiled.
Tom kimsenin gülmediğini söyledi.Tom said no one else was laughing.
Tom da ben de aynı anda gülmeye başladık.Both Tom and I started laughing at the same time.
Yorumların Tom'u güldürdü.Your comments made Tom laugh.
Tom'un yüzünü güldürmeyi biliyorum.I know how to make Tom smile.
Yaptığın şey Tom'u güldürdü.What you did made Tom smile.
Hepimiz Tom'a güldük.We all laughed at Tom.
Bu Tom'u güldürdü.That made Tom laugh.
Tom çoğu zaman anlattığı fıkralara kendisi de güler.Tom almost always laughs at his own jokes.
Tom çoğu zaman yaptığı şakalara kendi de güler.Tom almost always laughs at his own jokes.
Güllerin benim favorim olduklarını nasıl bildin?How did you know roses were my favorite?
Güleyim mi ağlayayım mı bilmiyorum.I didn't know whether to laugh or cry.
Tom gülümsedi ve iyi olduğunu söyledi.Tom smiled and said he was doing fine.
Tom'un ilk tepkisi gülmek oldu.Tom's first reaction was to laugh.
Tom sık sık kendi şakalarına güler.Tom often laughs at his own jokes.
Tom sadece bana baktı ve gülümsedi.Tom just looked at me and smiled.
Tom ve ben birbirimize güldük.Tom and I laughed at each other.
Tom ve ben sana gülüyorduk.Tom and I were laughing at you.
Tom ve ben birbirimize gülümsedik.Tom and I smiled at each other.
Tom'un yorumları beni güldürdü.Tom's comments made me laugh.
Tom'un Mary'ye gülümseme tarzını sevmiyorum.I don't like the way Tom smiles at Mary.
Tom gülünç göründüğümü söyledi.Tom said I looked ridiculous.
Arkadaşlarım bana güldü.My friends laughed at me.
Tom, Mary'nin ona gülümseme tarzını seviyor.Tom likes the way Mary smiles at him.
Sen kesinlikle çok gülersin.You sure do laugh a lot.
Artık hiç gülümsemiyorsun.You never smile anymore.
Artık asla gülmüyorsunTom says he should do that.
Tom Mary ona göz kırptığında gülümsedi.Tom smiled when Mary winked at him.
Tom hâlâ onun hakkında gülüyor.Tom still laughs about it.
Onların gülleri yoktu.They didn't have roses.
Tom artık gülümsemiyor.Tom doesn't smile anymore.
Neredeyse hiç gülümsemiyorsun.You hardly ever smile.
Sen fazla gülümsemiyorsun.You don't smile much.
Birkaç gül alalım.Let's buy some roses.
Tom son gülen oldu.Tom got the last laugh.
Tom ve ben Mary'ye güldük.Tom and I laughed at Mary.
Tom ve ben güldük.Tom and I laughed.
O gülüyor.She's laughing.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod