gülüyor ile cümle

gülüyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ancak buradan ayrılmanın en zor kısmı, işimizi yaparken çok gülüyor olmamız, olacak.Το δυσκολότερο κομμάτι του να ζούμε εδώ είναι ότι γελάμε πολύ στη δουλειά.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.A boli priatelia, tak sa objímali a smiali sa a ich tváre boli asi takto vzdialené.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Byli przyjaciółmi, przytulali się śmiali się, a ich twarze były o tak blisko.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Byli to přátelé, vzájemně se obejmuli, smáli se a jejich obličeje byly asi tolik od sebe.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Erano amici, e si abbracciarono e ridevano, e le loro facce erano vicine così.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Erau prieteni şi s-au îmbrăţişat şi râdeau, iar feţele lor erau atât de aproape.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Et ils étaient amis, et ils se sont serrés dans les bras et ils riaient, et leurs visages étaient à ça.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Jóban voltak, megölelték egymást, egymással nevetgéltek, és az arcuk ilyen közelre volt egymástól.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.그들은 친구 였습니다, 그래서 서로 포옹했고, 웃고 있었고, 그들은 얼굴을 이 정도로 가까이 하고 있었습니다.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Là bạn bè, họ ôm chầm lấy nhau rồi họ cùng cười phá lên, và mặt họ chỉ cách xa nhau từng này thôi.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Mereka berteman, dan mereka saling berpelukan, dan mereka tertawa, dan jarak wajah mereka sejauh ini.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Y eran amigos y se abrazaban y se reían y sus caras estaban así de cerca.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Ze waren vrienden. Ze omhelsden elkaar. Ze waren aan het lachen.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Είναι φίλοι και αγκαλιάστηκαν και γέλαγαν με τα πρόσωπά τους σε μια τέτοια απόσταση.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Вони були друзями.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Они были друзьями, и они сжимали друг друга в объятиях, смеялись, и их лица были вот на столько близко.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Те бяха приятели и се прегърнаха, те се смееха, а лицата им бяха ей на такова разстояние.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.הם היו ידידים, והתחבקו והם צחקו, והמרחק בין פרצופיהם היה כזה.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.لقد كانوا أصدقاء، فاحتضنا بعضهم البعض وكانا يضحكان، بالكاد توجد مسافة بين وجهيهما.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.笑いながら こんな近くで話すんです お互いの両腕を上へ下へと
Aslında, üzgün değilim - çok mutluyum! [gülüyorlar]Meg kell tudnod, hogy ki vagy.
Aslında, üzgün değilim - çok mutluyum! [gülüyorlar]Tai en ole pahoillani - olen onnellinen"
Bana bunu anlattı, ve anlatırken çok eğleniyor ve gülüyordu.A él le encantaba esta anécdota. Me la contó riéndose muy feliz..
Bana bunu anlattı, ve anlatırken çok eğleniyor ve gülüyordu. Anlatması bitince ona sordum,Śmiał się, kiedy ją opowiadał, a kiedy skończył opowiadać, zapytałem:
Bana bunu anlattı, ve anlatırken çok eğleniyor ve gülüyordu.Contou-me esta história, e estava verdadeiramente feliz e a rir-se.
Bana bunu anlattı, ve anlatırken çok eğleniyor ve gülüyordu.Dia menceritakannya kepada saya, dan dia sangat bahagia dan tertawa.
Bana bunu anlattı, ve anlatırken çok eğleniyor ve gülüyordu.Elmesélte nekem, miközben igazán boldog volt és nevetett.
Bana bunu anlattı, ve anlatırken çok eğleniyor ve gülüyordu.Er erzählte sie mir und dabei war er wirklich glücklich und lachte.
Bana bunu anlattı, ve anlatırken çok eğleniyor ve gülüyordu.Han berättade den för mig och var riktigt glad och skrattade.
Bana bunu anlattı, ve anlatırken çok eğleniyor ve gülüyordu.Hij vertelde me dit verhaal en hij had er nog altijd plezier om.
Bana bunu anlattı, ve anlatırken çok eğleniyor ve gülüyordu.Il me racontait cette histoire, et il était vraiment heureux et il rigolait.
Bana bunu anlattı, ve anlatırken çok eğleniyor ve gülüyordu.제게 이 얘기를 해주면서 정말 행복해하면서 웃었죠.
Bana bunu anlattı, ve anlatırken çok eğleniyor ve gülüyordu.Mi-a spus povestea asta şi era chiar fericit şi râdea.
Bana bunu anlattı, ve anlatırken çok eğleniyor ve gülüyordu.Mi raccontò questa storia, tutto felice e rideva.
Bana bunu anlattı, ve anlatırken çok eğleniyor ve gülüyordu.Μου είπε αυτή την ιστορία, και ήταν πραγματικά χαρούμενος και γελούσε.
Bana bunu anlattı, ve anlatırken çok eğleniyor ve gülüyordu.Коли розказував її, виглядав по-справжньому щасливим і сміявся.
Bana bunu anlattı, ve anlatırken çok eğleniyor ve gülüyordu.Он рассказал мне эту историю, и он был очень счастлив и смеялся.
Bana bunu anlattı, ve anlatırken çok eğleniyor ve gülüyordu.Разказа ми я, и беше много щастлив и засмян.
Bana bunu anlattı, ve anlatırken çok eğleniyor ve gülüyordu.הוא סיפר לי את הסיפור הזה, הוא היה מאוד שמח וצוחק.
Bana bunu anlattı, ve anlatırken çok eğleniyor ve gülüyordu.لقد اخبرني هذه القصة وكان سعيداً بها و اخذ يضحك
Bana bunu anlattı, ve anlatırken çok eğleniyor ve gülüyordu.話し終えた彼に こう聞いてみました
Bankaysa halka yaptıklarıyla övünerek, teptikleri tüm yol boyunca gülüyor... <i> Buckingham Sarayı.A bankárok voltak nagyon büszke rájuk, és nem habozott, hogy tudni
Bankaysa halka yaptıklarıyla övünerek, teptikleri tüm yol boyunca gülüyor... <i> Buckingham Sarayı.Les banquiers étaient assez fiers d'eux, et n'hésitaient pas à le faire savoir
Bankaysa halka yaptıklarıyla övünerek, teptikleri tüm yol boyunca gülüyor... <i> Buckingham Sarayı.Men banken pralede med hvad de havde gjort. Kom grinenede hele vejen til banken. *Buckingham Pala.
Bankaysa halka yaptıklarıyla övünerek, teptikleri tüm yol boyunca gülüyor... <i> Buckingham Sarayı.Όμως οι τραπεζίτες καυχήθηκαν για το τι έκαναν σε μας γελώντας σε όλο το δρόμο προς την τράπεζα.
Ben buna hep guluyorum, cunku o yoneticilerin nasil secildigini bilmiyorum, gercekten.Ezen mindig csak nevetek, mert valójában fogalmam sincs, hogy kit választottak meg.
Ben buna hep guluyorum, cunku o yoneticilerin nasil secildigini bilmiyorum, gercekten.Ich lache darüber, denn ich habe tatsächlich keine Ahnung, wie sie gewählt werden.
Ben buna hep guluyorum, cunku o yoneticilerin nasil secildigini bilmiyorum, gercekten.Ik moet hier altijd om lachen omdat ik niet eens weet hoe ze verkozen worden.
Ben buna hep guluyorum, cunku o yoneticilerin nasil secildigini bilmiyorum, gercekten.Jag har faktiskt ingen aning om hur de väljs fram.
Ben buna hep guluyorum, cunku o yoneticilerin nasil secildigini bilmiyorum, gercekten.Je rigole souvent de tout ça, car je n'ai en fait aucune idée de comment ils sont élus.
Ben buna hep guluyorum, cunku o yoneticilerin nasil secildigini bilmiyorum, gercekten.저는 그냥 웃습니다. 저는 정말 관리자들의 선출과는 관련이 없거든요.
Ben buna hep guluyorum, cunku o yoneticilerin nasil secildigini bilmiyorum, gercekten.Mi vien da ridere perchè non ho neppure idea di come siano eletti, in realtà.
Ben buna hep guluyorum, cunku o yoneticilerin nasil secildigini bilmiyorum, gercekten.Rio-me sempre disto porque, por acaso, não faço ideia de como são eleitos.
Ben buna hep guluyorum, cunku o yoneticilerin nasil secildigini bilmiyorum, gercekten.Siempre me río de esto, porque no tengo ni idea de cómo se los elige.
Ben buna hep guluyorum, cunku o yoneticilerin nasil secildigini bilmiyorum, gercekten.Śmieję się z tego, bo sam nie mam pojęcia, jak się ich wybiera.
Ben buna hep guluyorum, cunku o yoneticilerin nasil secildigini bilmiyorum, gercekten.Tôi luôn cười vào điều này, bởi vì tôi thực sự không hề biết làm sao họ được chọn.
Ben buna hep guluyorum, cunku o yoneticilerin nasil secildigini bilmiyorum, gercekten.Tot timpul râd la auzul acestor lucruri, pentru că nu am idee cum sunt aleşi, de fapt.
Ben buna hep guluyorum, cunku o yoneticilerin nasil secildigini bilmiyorum, gercekten.Vždy se tomu směju, protože vlastně vůbec nemám představu, jak jsou voleni.
Ben buna hep guluyorum, cunku o yoneticilerin nasil secildigini bilmiyorum, gercekten.Πάντα γελάω με αυτό, επειδή στην πραγματικότητα δεν έχω ιδέα για το πώς εκλέγονται.
Ben buna hep guluyorum, cunku o yoneticilerin nasil secildigini bilmiyorum, gercekten.Винаги се присмивам на това, защото всъщност нямам на представа как са избрани.

İlgili Sayfalar