gülün ile cümle
gülün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Açıkçası bunu herhangi bir kimsenin gülünç bulması beni rahatsız ediyor.Με ενοχλεί πραγματικά το γεγονός ότι κάποιος θα την θεωρούσε αστεία.
Açıkçası bunu herhangi bir kimsenin gülünç bulması beni rahatsız ediyor.Е, наистина ме притеснява фактът, че който и да било, би сметнал това за смешно.
Açıkçası bunu herhangi bir kimsenin gülünç bulması beni rahatsız ediyor.Ну, я действительно обеспокоен тем фактом, что кто-то будет думать, что это забавно.
Açıkçası bunu herhangi bir kimsenin gülünç bulması beni rahatsız ediyor.ובכן, מטרידה אותי מאד העובדה שמישהו חושב שזה משעשע.
Açıkçası bunu herhangi bir kimsenin gülünç bulması beni rahatsız ediyor.حسنا، انا منزعج من حقيقة أن يراه البعض مضحكا.
Açıkçası bunu herhangi bir kimsenin gülünç bulması beni rahatsız ediyor.いることには悩まされます 私としては もっともな 今ある民主主義の
"Aman allahım, ooh, Allah'tandır, Allah'tandır." dersiniz. Gülünç."Ah, es ist Gott, es ist Gott." Das ist lächerlich.
"Aman allahım, ooh, Allah'tandır, Allah'tandır." dersiniz. Gülünç. Bu yüzden bunu atlayın."Ах, Бог е, Бог е." Това е абсурдно. затова... скок, ето така?
"Aman allahım, ooh, Allah'tandır, Allah'tandır." dersiniz. Gülünç.Dat is belachelijk.
"Aman allahım, ooh, Allah'tandır, Allah'tandır." dersiniz. Gülünç.여러분은 "아,신이다,신이야!" 라고 말합니다. 이것은 이치에 맞지 않죠.
"Aman allahım, ooh, Allah'tandır, Allah'tandır." dersiniz. Gülünç.אתה אומר, "אה, זה אלוהים, זה אלוהים". זה מגוחך.
"Aman allahım, ooh, Allah'tandır, Allah'tandır." dersiniz. Gülünç.وتستمر، "آه، لأنه الرب، والرب موجود." هذا امر سخيف.
"Aman allahım, ooh, Allah'tandır, Allah'tandır." dersiniz. Gülünç.だから跳ねます こんな風に いや跳ねないでよ
Aslında kitaptaki rüzgar gülünün tasarımı, dört -- ah -- üç pervanesi vardı, benimkinin dört pervanesi var.4、いや3枚の羽根になっていたんですが 私の風車は4枚羽根になっています CA:本のは3枚、君のは4枚
Aslında kitaptaki rüzgar gülünün tasarımı, dört -- ah -- üç pervanesi vardı, benimkinin dört pervanesi var.A könyvben lévő szélmalom tervrajzán négy -- azaz -- három lapát volt
Aslında kitaptaki rüzgar gülünün tasarımı, dört -- ah -- üç pervanesi vardı, benimkinin dört pervanesi var.De fapt, schița morii de vânt reprezentată în carte avea trei...nu, patru palete, iar a mea are patru.
Aslında kitaptaki rüzgar gülünün tasarımı, dört -- ah -- üç pervanesi vardı, benimkinin dört pervanesi var.Eigentlich, das Design vom Windrad im Buch, hatte vier -- ah -- drei Flügel, meines hat vier Flügel.
Aslında kitaptaki rüzgar gülünün tasarımı, dört -- ah -- üç pervanesi vardı, benimkinin dört pervanesi var.Het ontwerp van de windmolen in het boek het had vier -- nee -- drie wieken, en de mijne had vier wieken.
Aslında kitaptaki rüzgar gülünün tasarımı, dört -- ah -- üç pervanesi vardı, benimkinin dört pervanesi var.Itse asiassa, kirjan tuulivoimalan mallissa oli neljä -- ei kun siis kolme lapaa, ja minulla on neljä lapaa.
Aslında kitaptaki rüzgar gülünün tasarımı, dört -- ah -- üç pervanesi vardı, benimkinin dört pervanesi var.No, návrh veterného mlynu v knihe mal štyri - och - tri ramená a môj mal štyri ramená.
Aslında kitaptaki rüzgar gülünün tasarımı, dört -- ah -- üç pervanesi vardı, benimkinin dört pervanesi var.WK:
Aslında kitaptaki rüzgar gülünün tasarımı, dört -- ah -- üç pervanesi vardı, benimkinin dört pervanesi var.WK :
Aslında kitaptaki rüzgar gülünün tasarımı, dört -- ah -- üç pervanesi vardı, benimkinin dört pervanesi var.WK:
Aslında kitaptaki rüzgar gülünün tasarımı, dört -- ah -- üç pervanesi vardı, benimkinin dört pervanesi var.WK: Načrt mlina na veter v knjigi je imel štiri, ne, tri krila. Moj pa je imel štiri krila.
Aslında kitaptaki rüzgar gülünün tasarımı, dört -- ah -- üç pervanesi vardı, benimkinin dört pervanesi var.WK: Nákres větrného mlýnu v té knížce měl čtyři -- vlastně -- tři lopatky. A můj má čtyři lopatky.
Aslında kitaptaki rüzgar gülünün tasarımı, dört -- ah -- üç pervanesi vardı, benimkinin dört pervanesi var.W: 사실, 책에 있던 풍차 디자인은 날개가 네 개, 아니, 세 개 있고 제가 만든 것은 날개가 네 개에요.
Aslında kitaptaki rüzgar gülünün tasarımı, dört -- ah -- üç pervanesi vardı, benimkinin dört pervanesi var.WK:
Aslında kitaptaki rüzgar gülünün tasarımı, dört -- ah -- üç pervanesi vardı, benimkinin dört pervanesi var.Właściwie, projekt wiatraka w książce miał cztery...
Aslında kitaptaki rüzgar gülünün tasarımı, dört -- ah -- üç pervanesi vardı, benimkinin dört pervanesi var.Всъщност, моделът за мелница в книгата имаше четири - а, три крила, а моята имаше четири крила.
Aslında kitaptaki rüzgar gülünün tasarımı, dört -- ah -- üç pervanesi vardı, benimkinin dört pervanesi var.УК:
Aslında kitaptaki rüzgar gülünün tasarımı, dört -- ah -- üç pervanesi vardı, benimkinin dört pervanesi var.ו.ק: למעשה, תרשים הטחנה שהיה בספר, הכיל 4 -- אהה -- 3 להבים, ואצלי יש 4 להבים.
Aslında kitaptaki rüzgar gülünün tasarımı, dört -- ah -- üç pervanesi vardı, benimkinin dört pervanesi var.و.ك.: في الواقع، كان تصميم الطاحونة الهوائية في الكتاب بأربع -- آه -- بل ثلاث ريش وطاحونتي لها أربع ريش
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.A volte mi dimentico di quanto siano bizzarre alcune mie conversazioni.
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.Casi que me olvido de lo extraño que puedan resultar esas conversaciones.
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.Ich vergesse mit der Zeit, wie bizarr einige dieser Gespräche sind.
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.Ik vergeet vaak hoe bizar sommige gesprekken zijn.
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.J'oublie un peu comme certaines de ces conversations sont bizarres.
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.전 이런 대화들이 이상하다는 점을 가끔 잊곤 하지요.
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.Nieraz zapominam jak dziwaczne są te niektóre rozmowy.
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.Saya lupa betapa anehnya percakapan itu.
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.Uit câteodată cât de bizare unele din acele conversaţii sunt.
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.Някак забравям колко са странни някои от тези разговори.
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.Я иногда забываюсь, насколько странными могут оказаться эти разговоры.
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.אני די שוכח כמה מוזרות השיחות האלו יכולות להישמע.
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.لقد نسيت بالفعل كم هي غريبة هذه المحادثات ..
Bazen bu konuşmaların ne kadar gülünç olduğunu unutuyorum.次にお見せしたいのは
Bazı sanat tarihçileri bu resmin gülünç olduğunu düşünüyorlar.Ha sido definida por algunos historiadores del arte como una pintura de carácter burlesco.
Bazı sanat tarihçileri bu resmin gülünç olduğunu düşünüyorlar.Jest on określany przez niektórych historyków sztuki jako rodzaj burleski.
Bazı sanat tarihçileri bu resmin gülünç olduğunu düşünüyorlar.Někteří historici umění jej popisují jako tak trochu burleskní, posměšný.
Bilirsiniz, gülünç bir şey.Dat is een belachelijk idee.
Bilirsiniz, gülünç bir şey.Det vore helt galet.
Bilirsiniz, gülünç bir şey.Es simplemente ridículo.
Bilirsiniz, gülünç bir şey.Este ridicol.
Bilirsiniz, gülünç bir şey.Ini sungguh menggelikan.
Bilirsiniz, gülünç bir şey.Je to jednoducho smiešne.
Bilirsiniz, gülünç bir şey.정말 바보같죠.
Bilirsiniz, gülünç bir şey.Lo sapete, è ridicolo.
Bilirsiniz, gülünç bir şey.Nevetséges.
Bilirsiniz, gülünç bir şey.To po prostu niedorzeczne!
Bilirsiniz, gülünç bir şey.Vous savez, c'est tout simplement absurde.