gülün ile cümle

gülün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Görünüşleri gülünç ve peltek dillidirler.Sus hojas son rudimentarias y efímeras.
İlk olarak, gülün gizlilik anlamı Yunan mitolojisine kadar da uzanıyor.La connotación de la rosa como secreto proviene también de la mitología griega.
Dünyadaki en gülünç şeydir o.Te lo aseguro, es la cosa más cómica del mundo.
Ancak Keloğlan gibi gülünç değildir.Forse non è ridicolo come sembra.
Gülünç RabadashRugiada Brina
Dünyadaki en gülünç şeydir o.L'uomo più strano del mondo.
Gülünecekse kendine gülüyor, güldürecekse kendine güldürüyor.Dopo essere scoppiata a ridere, piange, poi sorride.
Locking bir çeşit gülünç (comical) sokak dansıdır.Il frutto è un aggregato (capolino) di follicoli deiscenti.
Sana gülünecek.Над тобою будут смеяться.
Ancak Keloğlan gibi gülünç değildir.Не такой он и смешной.
Kendine gülmek, kendine güldürmek, yine de gülünç olmamak.Теперь вы останетесь смеяться — без меня.
Denklemdeki a değeri gülün şeklini değil, bir bütün olarak büyüklüğünü (yani yaprakların uzunluğunu) etkiler.К тому же румяна, употребляемые ими, столь грубы, что нет нужды быть близко, чтобы их не заметить.»
Seçilmiş Başkan Trump ise bu iddiaları gülünç bularak: "Bu da yeni bir bahane.Ответом послужило насмешливое заявление: «Это будет весёлое развлечение!».
Ece'nin Çorapları Çok Gülünç Yüce Nasıl Kanatlandı?Аристократы носили чулки из шелка, которые были очень дорогими.
Dünyadaki en gülünç şeydir o.«Самая смешная шутка на свете»).
Gülünç RabadashБутримовы Бутримовка
Batman trajediyi ifade ederken, Joker gülünçlüğü yansıtır."."من التناقض أن المأساة تحفز روح السخرية..
Çünkü "Aşkın Gölgesi" bir şey ifade etmiyor, insanlara gülünç geliyor.ومن الآثار السلبية التي يولدها الضحك غير الطبيعي "إغماءة الضحك" التي يفقد فيها الإنسان وعيه من شدة الضحك.
Gizemin sembolü olan gülün eski bir tarihi vardır.إن إضاءة الشعلة خلال هذا المهرجان الشتوي هي تقليد قديم.
O zamanlar gözüme çok gülünç görünmüştü, ki bugün de aynı ölçüde gülünç görünüyor.Parecia ridículo para mim naquela época e parece muito pior hoje.
Dünyadaki en gülünç şeydir o.São as coisas mais horríveis no mundo.
Arkadaşı bu fikri gülünç bulmuştu.Na época sua idéia pareceu uma piada.
Kendine gülmek, kendine güldürmek, yine de gülünç olmamak.Eu morro de rir e não acho graça!
Dergi, bunlara rağmen "Thriller"ı gülünç olarak nitelemiştir.Apesar disso o nome das tirinhas manteve-se Rage Comics.
Rüya, gülün camdan kaçmasıyla son bulur.In de droom gaat de jongeling op tocht om de roos uit zijn droom te veroveren.
Gülünç olmaya başlıyor.Het begint belachelijk te worden.
Bu kavram gülünç.Deze gedachte is belachelijk.
Arkadaşı bu fikri gülünç bulmuştu.Fejzo uznał tę propozycję za absurdalną.
Dünyadaki en gülünç şeydir o.Najśmieszniejszym gagiem we wszechświecie.
Görünüşleri gülünç ve peltek dillidirler.Jej dopływami są Śmieszka i Pijawka.
Ancak Keloğlan gibi gülünç değildir.Inte lika härdig som typen.
Görünüşleri gülünç ve peltek dillidirler.Behåringen är gles och vitaktig.
Anlatılanlar düşsel olduğu kadar gülünç ve acıklıdır.Тож марновірність наша і смішна, І жалюгідна, як прогноз погоди.
Gülünç RabadashСмалій Шмалій
Gülün Adı, İtalyan yazar Umberto Eco'nun ilk romanı.«Острів напередодні» — роман італійського письменника Умберто Еко.
Bu eylemleri yer yer gülünç olabildiği gibi zaman zaman da can sıkıcı, hattâ dehşet verici olabilmektedir.Завдяки такому поєднанню смішне може водночас видаватися ще й сумним.
Rüya, gülün camdan kaçmasıyla son bulur.Випадок зіштовхує Неволіна і Розу в Підмосков'ї дощової ночі.
Görünüşleri gülünç ve peltek dillidirler.Умови праці є небезпечними і шкідливими.
İşte buna gülünç denir.Оце так жалюгіддя.
Suçlu ortaya çıktığında oldukça yaralanmış ve o gülünç palyaçoya dönüşmüştü.Když se vrátil zpět, oblékl bohatě zdobený oděv a stal se z něj hotový dobrodruh.
Ayrıca kitaptaki bilimsel içeriğin "gülünç derecede yetersiz" olduğunu belirtti.Zároveň celou soutěž označil za něco „vysoce hloupého“.
Her sıkıntının sonunda mutlaka gülünecek bir şey bulunur.Indiferent de situație el termină întotdeauna cu un râs.
Gülün Adı, İtalyan yazar Umberto Eco'nun ilk romanı.Numele trandafirului (Il nome della rosa) este un roman al scriitorului italian Umberto Eco.
Gülünecekse kendine gülüyor, güldürecekse kendine güldürüyor.Zâmbesc, râd, mă simt exact ca tine.
Bordeaux'da yapılan "adli düello" bir gülünç tiyatro oyununa dönüştü.După război, teatrul din Cluj a devenit un tipic teatru burghez.
Dünyadaki en gülünç şeydir o.Az a legizgalmasabb dolog a világon.
Ancak Keloğlan gibi gülünç değildir.Nem annyira télálló, mint az alapfaj.
Görünüşleri gülünç ve peltek dillidirler.A hatásai vékonyak és laposak.
Dünyadaki en gülünç şeydir o.Maailman luonnollisin asia.
Ancak Keloğlan gibi gülünç değildir.Se ei ole niin kupera kuin lakijäätikkö.
Locking bir çeşit gülünç (comical) sokak dansıdır.Sippurasti ry (SipRa) on kouvolalainen suunnistusseura.
Ece'nin Çorapları Çok Gülünç Yüce Nasıl Kanatlandı?Alicen vaatteet on raadeltu riekaleiksi.
Çünkü "Aşkın Gölgesi" bir şey ifade etmiyor, insanlara gülünç geliyor.Όταν ο αστεϊζόμενος έχει ύφος ανέκφραστο και ο λόγος του δεν έχει κωμική χροιά.
Fransa'da da gülünçlü opera sevildi.Opera seria opførtes også i Frankrig.
Gülünç RabadashÅlekiste Ruse
İlk olarak, gülün gizlilik anlamı Yunan mitolojisine kadar da uzanıyor.Rosens bibetydning for fortrolighed daterer sig tilbage til græsk mytologi.
Ancak Keloğlan gibi gülünç değildir.De er imidlertid ikke like prangende som hos hannen.
Görünüşleri gülünç ve peltek dillidirler.Gương mặt họ vô cảm và lãnh đạm.
Dünyadaki en gülünç şeydir o.この世にもっともひどい物だ。
Dansın gülünç tarafını vurgulamak için “locker” her zaman gülümser.いつもにこにこした笑顔な為、愛称「ニコちゃん」。

İlgili Sayfalar