gülün ile cümle
gülün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu kesinlikle gülünç.This is absolutely ridiculous.
Bu düpedüz gülünç.This is utterly ridiculous.
Bu kavram gülünç.This notion is ridiculous.
Bu hikaye gülünç.This story is ridiculous.
Bu gülünç ötesinde.This is beyond ludicrous.
O çok gülünç olurdu.That would be ridiculous.
Şarkı sözleri gülünçtü.The lyrics are humorous.
O fikir gülünç.That idea is ridiculous.
O neden gülünç?Why is that ridiculous?
Ne gülünç bir kavram!What a ridiculous concept!
Biz gülünç görünüyorduk.We looked ridiculous.
Bu sözleşme bütünüyle gülünç.This contract is totally ridiculous.
Güç mü? Para mı? Her şey şimdi çok gülünç görünüyor.Power? Money? Everything seems so ridiculous now!
Bunun kesinlikle gülünç olduğunu düşünüyorum.I think it's absolutely ridiculous.
Onun gülünç göründüğünü düşündüm.I thought it looked ridiculous.
O, onun ne kadar gülünç göründüğünü biliyordu.He knew how ridiculous he sounded.
O tamamen gülünç görünüyor.It seems absolutely ridiculous.
Önerdiğin şey gülünç.What you're proposing is ridiculous.
Ben bunu gülünç buluyorum.I find this ridiculous.
Bana gülünmesinden nefret ederim.I hate being laughed at.
Bana gülünmesinden hoşlanmam.I don't like being laughed at.
Burada fiyatlar gülünç derecede düşüktür.The prices here are ridiculously low.
O biraz gülünç görünüyordu.That seemed a little ridiculous.
Bu ifade gülünçtür.This statement is ludicrous.
O gösteri gülünç.That show is ridiculous.
O kesinlikle gülünç.That's absolutely ridiculous.
Bunu yapmak gülünç olurdu.Doing that would've been ridiculous.
O hikaye giderek daha gülünç oluyordu.That story was getting more and more ridiculous.
Fadıl'ın ölümü gülünç bir konu değildi.Fadil's death was no laughing matter.
Sanırım sen gülünç görünüyordun.I think you looked ridiculous.
Bence gülünç görünüyorsun.I think you look ridiculous.
Galiba gülünç görünüyordum.I think I looked ridiculous.
Sanırım gülünç görünüyorum.I think I look ridiculous.
Sami'nin hikayesi o kadar gülünçtü ki kimse ona inanmadı.Sami's story was so grotesque that nobody believed him.
Sanırım Tom gülünç görünüyor.I think Tom looks ridiculous.
Gülünç bir manzaraydı.That was a ridiculous scene.
Bu şimdiye kadar gördüğüm en gülünç film.That is the most ridiculous movie I've ever seen.
Şimdiye kadar gördüğüm en gülünç film bu.That's the most ridiculous movie I have ever seen.
O şimdiye kadar gördüğüm en gülünç filmlerden biri.That's one of the most ridiculous movies I've ever seen.
Bu planın ne kadar gülünç olduğunu farkında mısın?Do you realize how ridiculous that plan is?
O fikrin ne kadar gülünç olduğunun farkında mısın?Do you realize how ridiculous that idea is?
Bunun ne kadar gülünç olduğunu görmüyor musun?Don't you see how ridiculous this is?
Tom gülünmekten hoşlanmaz.Tom doesn't like to be laughed at.
Bir gülün bir parça ekmekten daha önemli olduğu zamanlar vardır.There are times when a rose is more important than a piece of bread.
Bu oyunun gülünç göğüs fiziği var.This game has ridiculous breast physics.
Tom gülünç göründüğümü söyledi.Tom said I looked ridiculous.
Hem Tom hem de Mary gülünç görünüyordu.Both Tom and Mary looked ridiculous.
Tom gülünç görünümlü bir şapka takıyordu.Tom was wearing a ridiculous-looking hat.
Tom gülünç bir şapka takıyor.Tom is wearing a ridiculous hat.
Bana gülünmesini istemedim.I didn't want to be laughed at.
Kendisine gülünmesinden korkuyordu.She was afraid of being laughed at.
Elias tüm tablolarını gülünç derecede düşük bir fiyata sattı.Elias sold all his paintings for a ridiculously low price.
Gizemin sembolü olan gülün eski bir tarihi vardır.The rose as a symbol of secrecy has an ancient history.
Karikatürler genellikle gülünç olurlar ve konularının olumsuz algılarını teşvik edebilirler.They are often grotesque and can incite negative perceptions of their subjects.
İlk olarak, gülün gizlilik anlamı Yunan mitolojisine kadar da uzanıyor.Firstly, the rose's connotation of secrecy dates back also to Greek mythology.
Kendine gülmek, kendine güldürmek, yine de gülünç olmamak.Then you laugh again, but not so loud.
Ardından Miracle de la rose (Gülün Mucizesi) geldi.He then entered commerce in Perth and Geraldton.
Dünyadaki en gülünç şeydir o.The worst thing in the world.
Rüya, gülün camdan kaçmasıyla son bulur.Last Sacrifice starts with Rose being broken out of prison.
Dergi, bunlara rağmen "Thriller"ı gülünç olarak nitelemiştir.However, Sternjø called the rumours absurd.