gülün ile cümle

gülün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Tek kelimeyle, gülünç.In a word, it's ridiculous.
O, hata yaparsa, gülünmekten korkuyor gibi görünüyor.He seems to be afraid of being laughed at if he makes a mistake.
Kendini gülünç duruma düşürmeyi bırak. Herkes sana gülüyor.Stop making a fool of yourself. Everyone is laughing at you.
Her gülün dikeni vardır.Every rose has its thorn.
Hiç kimse kendisine gülünmesinden hoşlanmaz.Nobody likes being laughed at.
Gülünecek bir konu değil.It is not a matter to laugh about.
Çocuğa herkes tarafından gülündü.The boy was laughed at by everybody.
Bu gülün beyaz bir çiçeği vardır.This rose has a white bloom.
Sana gülünecek.You will be laughed at.
Herkes tarafından bana gülündü.I was laughed at by everyone.
Bana gülünmesini sevmiyorum.I don't want to be laughed at.
Herkesin önünde bana gülünmesine katlanamam.I can't stand being laughed at in public.
Başkalarının önünde gülünmeye katlanamam.I can't stand being laughed at in front of others.
Onun tarafından gülündüm.I was laughed at by him.
Bütün paralarını harcamak gülünç olurdu.It would be ridiculous to spend all their money.
Gülünmeye alışkınım.I'm used to being laughed at.
Onun bu yıl üniversiteden mezun olamaması gülünecek bir şey değil.It is no laughing matter that he couldn't graduate from university this year.
Herkes tarafından ona gülündü.He was laughed at by everybody.
Ona mevcut bütün insanlar tarafından gülündü.He was laughed at by all the people present.
Gülünmekten korkardı.He was afraid of being laughed at.
Herkesin önünde ona gülündü.He was laughed at in public.
Arkadaşları tarafından ona gülündü.He was laughed at by his friends.
Arkadaşları tarafından kahkahalarla gülünecek.He will be laughed at by his friends.
Çok cahil olduğu için ona gülündü.He was laughed at for being so ignorant.
Ona gülündü.She was laughed at.
Kahkaha kibire karşı tek tedavidir ve kibir gülünebilir tek hatadır.Laughter is the only cure against vanity, and vanity is the only laughable fault.
Bu gülünecek şey değil.It's not a laughing matter.
Bana öğretmeyecek misin? Bu gülünç!You're going to teach me? That's laughable!
Tom'a Mary tarafından gülündü.Tom was laughed at by Mary.
Tom onun gülünç olduğunu düşünüyor.Tom thinks that's ridiculous.
Bir gülün taçyaprakları çok hassastır.A rose's petals are very delicate.
Her gülün dikenleri vardır.Every rose has its thorns.
Bu gülünç.This is ludicrous.
Gülünç olma.Do not be absurd.
O gülünç.That's ludicrous.
Sen gülünç davranıyorsun.You're being ridiculous.
Gülünç görüneceğiz.We'll look ridiculous.
Gülünç olacak.It'll be hilarious.
Gülünç görünüyorsun.You look ridiculous.
Bunun gülünç olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think this is ridiculous?
Bunun gülünç olduğunu düşündüğünü biliyorum.I know you think this is ridiculous.
Tom'a onun gülünç olduğunu söyledim.I told Tom that was ridiculous.
Tom bunun gülünç bir fikir olduğunu düşünüyor.Tom thinks it's a ridiculous idea.
Siz ikiniz gülünçsünüz.You two are ridiculous.
Kim oğlumun gülünü görüyor?Who sees my son's rose?
Kız sınıf arkadaşları tarafından gülündükten sonra bile üzgün değildi.The girl was not upset, even after being laughed at by her classmates.
O kadar gülünç değil.It's not that ridiculous.
Gülün sadece ona dokunmak isteyenler için dikenleri vardır.The rose has thorns only for those who want to touch it.
Senin fikrin gülünç.Your idea is ridiculous.
"Senin fikrin gülünç." "Gülünç mü?""Your idea is ridiculous." "It is?"
Bu çok gülünç.This is so ridiculous.
Tom'a gülündü.Tom was laughed at.
Tom gülünmekten korkuyordu.Tom was afraid of being laughed at.
Sanırım Tom gülünç.I think Tom is humorous.
İşte buna gülünç denir.Now, that's ridiculous.
Tom'a herkesin içinde gülündü.Tom was laughed at in public.
Ben bu gülünç pahalı elbiseyi hak edecek ne yaptım?What did I do to deserve this ridiculously overpriced dress?
Bu gülün vericisi misin yoksa alıcısı mısın ?Are you the giver or the receiver of this rose?
Kendini gülünç duruma düşürme.Don't make a fool of yourself!
Ailen kendini gülünç duruma düşürdü.Your family has become a laughing stock.

İlgili Sayfalar