gülümsemek ile cümle
gülümsemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
O, talihsizliğine gülümsemek zorunda kaldı.She had to smile at her misfortune.
Canım gülümsemek istiyor.I feel like smiling.
Canım gülümsemek istemiyor.I don't feel like smiling.
Bütün yapman gereken gülümsemek.All you have to do is smile.
Tom ve Mary birbirlerine gülümsemekten kendilerini alamadılar.Tom and Mary couldn't help smiling at each other.
Gülümsemek paraya mal olmaz.It doesn't cost money to smile.
Gülümsemek parayla değil ya.It doesn't cost money to smile.
Tom, gülümsemekten kendini alıkoyamadı.Tom couldn't wipe the smile off his face.
Bazen gülümsemek için bir çiçek yetmeli.Sometimes a flower should be enough to smile.
Tom gülümsemek zorunda kaldı.Tom had to smile.
Gülümsemekten başka çarem yoktu.I couldn't help but smile.
Gülümsemek bizi mutlu edebilir.Smiling can make us happy.
Gülümsemek sizi daha mutlu yapabilir.Smiling can make you happier.
Her zaman gülümsemek yorucu olabilir.Smiling all the time can be exhausting.
Kendimi gülümsemekten alamadım.I couldn't help smiling.
Gülümsemek zorunda kaldım.I had to smile.
Kendimi Tom'a gülümsemekten alamadım.I couldn't help laughing at Tom.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Or they can simply smile, and remain open to all possibilities.
Yarın sen de gülümsemek zorundasın, anlaştık mı?You too, have to smile tomorrow, ok?
Kendi kendimi yendiğim için gülümsemek zor.It is difficult to smile because I have bit myself in my mouth.
Sadece gülümsemek ve mutlu olmak.Einfach lächeln und glücklich sein.
Dans etmek tüm bedenle gülümsemektir!Tanzen ist Lächeln mit dem ganzen Körper!
Canım gülümsemek istiyor.Tengo ganas de sonreír.
Her zaman gülümsemek yorucu olabilir.Sonreír continuamente puede ser agotador.
Lucky ödülünü alırken çok mutlu gözükmekte ve hayranlarına gülümsemektedir fakat gerçekte mutlu değildir.Lucky parece feliz ao aceitar seu Óscar e sorri para seus fãs, mas não era uma felicidade verdadeira.
Lucky ödülünü alırken çok mutlu gözükmekte ve hayranlarına gülümsemektedir fakat gerçekte mutlu değildir.Lucky se ob sprejemu oskarjev zdi srečna, smehlja se svojim oboževalcem, vendar je ta sreča samo zaigrana.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Alebo sa môžu jednoducho usmievať a zostať otvorené všetkým možnostiam.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.A mogą też uśmiechnąć się i pozostać otwarte na wszystkie możliwości.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.A nebo se prostě mohou usmívat a zůstat otevřené všem možnostem.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Atau mereka bisa saja tersenyum, dan tetap terbuka terhadap semua peluang.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Eller de kan bare smile, og forblive åbne for alle muligheder.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Hay đơn giản hơn, họ có thể mỉm cười, và tiếp tục công khai nhiều nhất mà họ có thể.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.아니면, 그냥 단순히 미소만 짓고 모든 가능성에 대해서만 공개적일 수도 잇습니다.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Oder sie können einfach lächeln und weiter allen Möglichkeiten offen gegenüber stehen.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Of ze kunnen gewoon lachen en openstaan voor alle mogelijkheden.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Oppure possono semplicemente sorridere e rimanere aperte a tutte le evenienze.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.O simplemente pueden sonreír y permanecer atentos a todas las posibilidades.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Ou elles peuvent tout simplement sourire, et rester ouvertes à tout.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Ou podem simplesmente sorrir, e ficar abertos a todas as possibilidades.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Sau pot, pur și simplu, să zâmbească și să ramână deschise la toate opțiunile.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Tai he voivat vain hymyillä ja pysyä avoimina kaikille mahdollisuuksille.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Vagy egyszerűen csak mosolyoghatnak és nyitottak maradhatnak minden lehetőségre.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Ή μπορούν απλά να χαμογελούν και να παραμένουν ανοιχτοί σε όλα τα ενδεχόμενα.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Або ж керівництво може просто посміхатися і залишатися відкритим для нових можливостей.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Или они могут просто улыбаться, и оставаться открытыми для всех возможностей.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Или те могат просто да се усмихват и да останат открити за всички възможности.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.או שהן יכולות פשוט לחייך, ולהישאר פתוחות לכל האפשרויות.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.أو أنها مجرد ابتسامة، وتبقى مفتوحة لكل الاحتمالات.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.オープンでいることもできます ありがとうございました
Kendi kendimi yendiğim için gülümsemek zor.Es ist etwas schwierig zu lachen weil ich mich in die Innenseite meiner Wange gebissen habe....
Kendi kendimi yendiğim için gülümsemek zor.Je těžké se usmívat, protože jsem se kousl.
Kendi kendimi yendiğim için gülümsemek zor.Trudno jest uśmiechać się, ponieważ sam uderzyłem się w twarz.
Kendi kendimi yendiğim için gülümsemek zor.Δυσκολεύομαι να γελάσω γιατί δάγκωσα τα χείλη μου.
Kendi kendimi yendiğim için gülümsemek zor.Мне трудно улыбаться, потому что я прикусил мою щеку во рту.
Yarın sen de gülümsemek zorundasın, anlaştık mı?Con cũng vậy đấy, phải cười vui lên, được không nào?
Yarın sen de gülümsemek zorundasın, anlaştık mı?Du auch, du musst auch morgen lachen, ok?
Yarın sen de gülümsemek zorundasın, anlaştık mı?Du också, måste le imorgon, okej?
Yarın sen de gülümsemek zorundasın, anlaştık mı?E anche tu dovrai sorridere domani, va bene?
Yarın sen de gülümsemek zorundasın, anlaştık mı?Ja dat moet je zeker doen, morgen ook. Begrepen?
Yarın sen de gülümsemek zorundasın, anlaştık mı?Kamu juga, harus tersenyum besok, oke?