gülü ile cümle

gülü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
5 genç adam -- hepsi gülüyordu, mutluydu, beraber geziyorlardı ve kaldıkları otele geri dönüyorlardı.Cinci bărbați tineri -- toți râzând, veseli, călătorind împreună, s-au întors la acest hotel unde stăteau.
5 genç adam -- hepsi gülüyordu, mutluydu, beraber geziyorlardı ve kaldıkları otele geri dönüyorlardı.Cinco jovens, todos a rir-se felizes, a viajar juntos, a regressar ao hotel em que estavam.
5 genç adam -- hepsi gülüyordu, mutluydu, beraber geziyorlardı ve kaldıkları otele geri dönüyorlardı.Cing jeunes hommes - tous riants, heureux, voyageant ensemble, de retour à cet hôtel où ils demeuraient.
5 genç adam -- hepsi gülüyordu, mutluydu, beraber geziyorlardı ve kaldıkları otele geri dönüyorlardı.Fem unga män -- skrattande, glada, de reste tillsammans och kom tillbaka till hotellet där de bodde.
5 genç adam -- hepsi gülüyordu, mutluydu, beraber geziyorlardı ve kaldıkları otele geri dönüyorlardı.다섯 젊은이들 -- 모두 웃고 있고, 행복했고, 같이 여행을 하는 사람들이었는데 그들이 머무르고 있던 호텔로 돌아오는 길이었습니다.
5 genç adam -- hepsi gülüyordu, mutluydu, beraber geziyorlardı ve kaldıkları otele geri dönüyorlardı.Năm cậu trai trẻ, họ cười, vui vẻ đi bên nhau trở về khách sạn nơi họ đang ở.
5 genç adam -- hepsi gülüyordu, mutluydu, beraber geziyorlardı ve kaldıkları otele geri dönüyorlardı.Öt fiatalember... mind nevetve, boldogan, együtt utazva, visszatérőben a szállodába ahol megszálltak.
5 genç adam -- hepsi gülüyordu, mutluydu, beraber geziyorlardı ve kaldıkları otele geri dönüyorlardı.Pět mladých mužů -- všichni rozesmátí, veselí, cestovali spolu, vraceli se do hotelu, kde byli ubytování.
5 genç adam -- hepsi gülüyordu, mutluydu, beraber geziyorlardı ve kaldıkları otele geri dönüyorlardı.Pięciu młodych, radosnych towarzyszy podróży, wracających do hotelu.
5 genç adam -- hepsi gülüyordu, mutluydu, beraber geziyorlardı ve kaldıkları otele geri dönüyorlardı.Vijf jonge mannen -- allemaal lachend, blij, samen op reis, die terug kwamen naar dit hotel waar we logeerden.
5 genç adam -- hepsi gülüyordu, mutluydu, beraber geziyorlardı ve kaldıkları otele geri dönüyorlardı.Πέντε νεαροί άντρες − ταξίδευαν μαζί και χαμογελαστοί, χαρούμενοι επέστρεφαν στο ξενοδοχείο που έμεναν.
5 genç adam -- hepsi gülüyordu, mutluydu, beraber geziyorlardı ve kaldıkları otele geri dönüyorlardı.חמישה גברים צעירים-- כולם צוחקים, שמחים, מטיילים ביחד, חוזרים למלון הזה, שבו שהו.
5 genç adam -- hepsi gülüyordu, mutluydu, beraber geziyorlardı ve kaldıkları otele geri dönüyorlardı.خمس شباب -- يضحكون . فرحين , يسافرون مع بعضهم البعض عادوا أدراجهم الى هذا الفندق حيث يقيمون
5 genç adam -- hepsi gülüyordu, mutluydu, beraber geziyorlardı ve kaldıkları otele geri dönüyorlardı.ホテルに戻ってきたところでした 一人はジョセフといい 何を-
6 saat, eğer yaşarsak. (Gülüşmeler)"Sześć godzin, jeżeli przeżyjemy" (śmiech)
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.75분 후 --(웃음)-- 충분히 본 뒤에 허기가 져서 집에 가고 싶어졌습니다.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.75 perc után -- (Nevetés) -- eleget láttam, megéheztem, és haza akartam menni.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.Ao fim de 75 minutos — (Risos) — tinha visto o suficiente, estava com fome e queria ir para casa.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.Après 75 minutes -- (Rires) -- J'en avais assez vu, j'avais faim, et je voulais rentrer chez moi.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.Después de 75 minutos... (Risas) Había visto lo suficiente, me dio hambre y quería irme a casa.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.Dopo 75 minuti - (Risate) - Avevo visto abbastanza, avevo fame e volevo andare a casa.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.După 75 de minute - (Râsete) - văzusem destul și mi se făcuse foame și voiam să plec acasă.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.Na 75 minuten -- (Gelach) -- had ik genoeg zien, begon ik honger te krijgen en wilde ik naar huis.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.Nach 75 Minuten - (Lachen) - hatte ich genug gesehen und außerdem Hunger. Ich wollte nach Hause.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.Po 75 minutách -- (Smích) -- Už jsem viděl dost, navíc jsem dostal hlad a chtěl jsem už jít domů.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.Po 75 minutach (Śmiech) zobaczyłem już dość, zgłodniałem i chciałem iść do domu.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.Po 75-tich minútach (Smiech) som videl už dosť a začal som byť hladný a chcel som ísť domov.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.Sau 75 phút -- (Cười) -- Tôi đã thấy đủ, và tôi thấy đói và tôi muốn về nhà.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.Setelah 75 menit -- (Tawa) -- Saya sudah puas, dan saya lapar dan ingin pulang.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.Μετά από 75 λεπτά — (Γέλια) — Είχα δει αρκετά, και πείνασα, και ήθελα να πάω σπίτι.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.После 75 минут — (Смех) — Я увидел достаточно, и я проголодался, И уже захотел уйти домой.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.Через 75 хвилин... (Сміх)... я надивився вдосталь, зголоднів і вирішив піти додому.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.אחרי 75 דקות-- [צחוק] ראיתי מספיק, נעשיתי רעב, ורציתי ללכת הביתה.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.بعد 75 دقيقة، -- (ضحك) -- كنت قد شاهدت بما فيه الكفاية، و شعرت بالجوع، وأردت الذهاب إلى المنزل.
75 dakika sonra - (Gülüşler) - göreceğim kadarını görmüştüm ve karnım acıkmıştı ve eve gitmek istedim.私は満足しましたし お腹も空いて 家に帰りたくなりました そこで外に出てカモを回収し
8 metre uzunluğunda bir çalışma. (Gülüşmeler)Esta mide 8 metros... (Risas)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)Ach, pierwszy raz, gdy kochałem się z krewetką... (Śmiech) (Śmiech) (Brawa)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)"Ah, a primeira vez que fiz amor com um camarão..." (Risos) (Modulação) (Aplausos)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)Ah, den første gang jeg elskede med en stenreje -- (Latter (Latter) (Bifald)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)Ah... La première fois que j'ai fait l'amour avec une langoustine ! (Rires) (Rires) (Applaudissements)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)Ah, la prima volta che ho fatto l'amore con un gambero duro -- (Risate) (Risate) (Applausi)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)Ah, la primera vez que le hice el amor a un camarón - (Risas) (Risas) (Aplausos)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)Ah, prima data cand am facut dragoste cu un crevete de stanca... (Rasete) (Rasete) (Aplauze)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)Ah, prvič, ko sem se ljubil s skalno kozico... (smeh) (smeh) (aplavz)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)À, lần đầu tiên mà tôi làm tình với một con tôm -- (Tiếng cười) (Tiếng cười) (Vỗ tay)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)아.. 내가 처음으로 새우랑 잤을때 말이지~ (웃음) (웃음)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)Ах първия път кагато правих любов с една скарида - (Смях) (Смях) (Аплодисменти)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)(Поёт) "Когда я впервые переспал с наскальной креветкой..." (Смех) (Смех) (Аплодисменты)
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)הה, הפעם הראשונה שעשיתי אהבה עם שרימפס [צחוק] [צחוק]
Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)أه، المرة الأولى التي أقمت فيها علاقة مع قريدس الصخر-- (ضحك) (ضحك)
Abominable Snowman olarak görebiliriz. (Gülüşmeler)l'Abominable Homme des Neiges qui va braquer une banque. " (Rires)
"Acaba nasıl suni semen yapılıyor?" diye merak edebilirsiniz. (Gülüşmeler)Μπορεί να αναρωτιέστε, "Πως φτιάχνει κανείς τεχνητό σπέρμα;" (Γέλιο)
Açıkçası bunu herhangi bir kimsenin gülünç bulması beni rahatsız ediyor.A mí verdaderamente me molesta que cualquier persona piense que esto es cómico.
Açıkçası bunu herhangi bir kimsenin gülünç bulması beni rahatsız ediyor.Bardzo niepokoi mnie fakt, że ktoś uznał to za żart.
Açıkçası bunu herhangi bir kimsenin gülünç bulması beni rahatsız ediyor.Beh, sono proprio infastidito dal fatto che qualcuno possa pensare che faccia morir dal ridere.
Açıkçası bunu herhangi bir kimsenin gülünç bulması beni rahatsız ediyor.Bem, fico realmente incomodado pelo facto de alguém poder pensar que era hilariante.
Açıkçası bunu herhangi bir kimsenin gülünç bulması beni rahatsız ediyor.Eh bien, je suis vraiment gêné par le fait que qui que ce soit puisse penser qu'elle était hilarante.
Açıkçası bunu herhangi bir kimsenin gülünç bulması beni rahatsız ediyor.뭐, 저는 정말로 신경이 쓰이네요. 누군가가 그걸 재밌어 죽겠다고 생각한다는 사실이 말이죠.
Açıkçası bunu herhangi bir kimsenin gülünç bulması beni rahatsız ediyor.Nagyon aggasztónak tartom, hogy ezt bárki nevetségesnek gondolja.
Açıkçası bunu herhangi bir kimsenin gülünç bulması beni rahatsız ediyor.No, minua tosiaankin vaivaa se tosiasia, että kukaan pitäisi sitä hullunkurisena.

İlgili Sayfalar