gülü ile cümle
gülü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
O, sadece gülümser.Simbolizira osmijeh.
Kafası kesilmeden önce, kalabalığa döner ve Murron’ı ona gülümserken görür.Okreće glavu i ugleda Murron u gomili kako mu se smiješi.
Einstein o gün defalarca kameralara gülümsedikten sonra bu sefer dilini çıkardı.Pošto je to već učinio mnogo puta tog dana, Einstein je umjesto osmjeha isplazio svoj jezik.
Her daim gülümser.Uvijek me je nasmijavao.
Her ikisi de Diane'e dönüp, gülümsedikten sonra kadın oradan uzaklaşır.Obje se zatim okrenu i zajedljivo smiješe Diane.
Marie Antoinette papaza dönerek gülümsedi ve "Cesaret mi?Antoaneta se okrenula prema njemu i s podsmijehom odgovorila: "Hrabrost?
Albümümü dinleyen insanların gülümsemesini istiyorum.Željela sam da se ljudi smiju kada čuju pjesme s albuma.
Yanımdan geçerken Ermenice bir şeyler mırıldanıyor ve yüzüme bakarak gülüyorlardı.Nazire im se smiješak dok ponosno stoje i gledaju naprijed.
Sonraları sürekli gülümsediği için önce Smiley, sonra da Miley lakabını almıştır.Dobila je nadimak Smiley (Smješko), a poslije skraćeno u Miley jer kao beba se nije prestajala smijati.
Gülümseyen bir simaya veya sık sık gülümseyen bir kişiye mütebessim veya güleç denir.Ponekad se naziva i izokrenuta duga ili nebeski smiješak.
Gülünç RabadashRivijera Paklenica
Gülüş bazen ölüyü bile diriltir masallarda.Dijete u suncu povremeno se glasno nasmije u kratkim isječcima.
YerelNet Gülüç BelediyesiDuhovna obnova grada Rijeke
Kuşlar açısından gülün asıl önemi iki endemik kuş türüne ev sahipliği yamasından gelmektedir.Prednost monogamije u ptica je briga dvaju roditelja nad potomstvom.
Sansa'nın yüzünde hafifçe gülümsemeyle oradan ayrılır.No, tada je ugledao Sonju na čijem licu je ugledao slabašan smiješak.
Rüzgârın yönü rüzgâr gülü, hızı ise anemometre ile ölçülür.Brzina vjetra određuje se spravom ili koja se zove anemometar.
Albümün beni de gülümsetmesini istiyorum.Skladbu prespievala aj populárna skupina IMT Smile.
Her sıkıntının sonunda mutlaka gülünecek bir şey bulunur.Vždy sa smeje na konci akejkoľvek vety, ktorú povie.
Gülümseyen Yemenli bir çocuk.Večne usmiaty chalan.
Tara gülümser...Neba belasý úsmev.
O, sadece gülümser.Všetko to zvláda s úsmevom.
Çok ciddidir ve kolay kolay gülümsemez.Sú veľmi pevné a ohybné, no nie sú pružné.
Sonunda, sahnede el ele tutuşmuş gülümserlerken görünürler.U niektorých osôb vytvára pri úsmeve jamky na lícach.
Sonraları sürekli gülümsediği için önce Smiley, sonra da Miley lakabını almıştır.Dostala prezývku „Smiley“, ktorá sa neskôr skrátila na „Miley“, pretože sa často usmievala ako malé dieťa.
O gece, diğer garip seslerle birlikte gülüşen çocuk sesleri de dahil olmak üzere çeşitli sesler duyarlar.Tudi tisto noč slišijo zvoke, skupaj s smejanjem otrok in drugimi čudnimi zvoki.
O, sadece gülümser.Jan pa se je samo smehljal.
Her daim gülümser.Vsak dan iščeta smeh.
Sonraları sürekli gülümsediği için önce Smiley, sonra da Miley lakabını almıştır.Njen vzdevek je že v otroštvu postal »Smiley« in kasneje »Miley«, saj se je kot dojenček kar naprej smehljala.
Lucky ödülünü alırken çok mutlu gözükmekte ve hayranlarına gülümsemektedir fakat gerçekte mutlu değildir.Lucky se ob sprejemu oskarjev zdi srečna, smehlja se svojim oboževalcem, vendar je ta sreča samo zaigrana.
Gülünçlü opera, Mozart'la en üstün, en zarif örneklerini kazandı.Sedaj si obrnil kolo najbolj čudovite , nenadkriljive velike dharme.
Olanlara gülüp, kendi küçük sorunlarını daha az önemsemektedirler.Spoštovanje pa si zaslužijo tiste, ki se pečajo s svojimi malimi zasebnimi zadevami.
(Hekimbaşı Gülü) Soyundan gelenler hâlâ bu yalıda yaşamaktadırlar.Ljudje, ki so že prebivali na tem območju, so te dogodke doživeli.
Sabit bir gülümseme ile belirtilmiştir.Pristni in narejeni nasmeh.
Çünkü "Aşkın Gölgesi" bir şey ifade etmiyor, insanlara gülünç geliyor.V pravljici je motiv zmaja, ki ni junak, ampak vzbuja posmeh.
Albümün beni de gülümsetmesini istiyorum.Ironičen je lahko tudi nasmeh.
Arkadaşı bu fikri gülünç bulmuştu.Meistrui pasirodė, kad tai absurdas.
Gülmek Nedir, Kime Gülüyoruz?Gülmek : Juoktis Mama, kodėl iš manęs juokiesi? : Anne, neden bana gülüyorsun?
Albümün beni de gülümsetmesini istiyorum.Laiškus galime pagyvinti šypsenėlėmis.
Haydi Gülümse Bi Bakar Mısınız?Pažiūrėsime, ar juoksitės rytoj! : Yarın gülecek misin, göreceğiz!
Sabit bir gülümseme ile belirtilmiştir.Stebima vadinamoji sardoniška šypsena.
Gülümsemeye ve arkadaşlarını cesaretlendirmeye bayılır.Kartais mėgsta atsipalaiduoti ir pašėlti su draugais.
İki genç kız mutlu bir şekilde gülümsedi.Dvi jaunos merginos laimingai šypsojosi.
Albümün beni de gülümsetmesini istiyorum.Suunurgatõstur pingutub naeratamisel.
Ancak insan ve şempanze gülüşü arasında, insanın konuşma adaptasyonları nedeniyle belirgin farklar bulunur.Šimpansi ja inimese naeru erinevus võib tuleneda inimkõne kujunemiseni viinud kohandumistest.
Ancak dünya halkları onlara gülüyor" diyerek seslendi.Igaüks, kes sellest kuuleb, naerab mind."
Genelde Herkese Gülüm der.Inimestele meeldib tavaliselt, kui neile naeratatakse.
Arkadaşı bu fikri gülünç bulmuştu.Tom ja tema ema pidasid seda väga naljakaks.
Ersan Gülüm 20 kez de sakatlık nedeniyle kadroda yoktu.Phipps jäi ellu ja teda inokuleeriti rõugetega veel 20 korda, ilma et ta oleks haigestunud.
Yazarın ilk romanı Gülün Adı 1980'de yayımlandı.Oma esimese romaani “Roosi nimi” avaldas Eco 1980. aastal.
Gülünecekse kendine gülüyor, güldürecekse kendine güldürüyor.Võilillepõllul naerame, naerame, naerame...
""Fi'krimin İnce Gülü...""."Roosaga kuritegevuse vastu".
Her güzel gülüş Semra'ya götürür beni.Smile on Eesti ansambel.
Gülümsedi ve müdürün ofisine geri döndü.Ta tüdines sellest ja pöördus tagasi spordiinstruktori ameti juurde.
Görünüşleri gülünç ve peltek dillidirler.Nad on rőőmsameelsed ja mänguhimulised.
İnsanlar için çok iyi arkadaş ve güldüren, gülünç küçük köpeklerdir.Need koerad on intelligentsed ja toredad väikesed seltsilised.
100 sayfa kadar sonra -- (Gülüşmeler)그리고 100 페이지 뒤에 -- (웃음)
100 sayfa kadar sonra -- (Gülüşmeler)A o 100 stran dále -- (Smích)
100 sayfa kadar sonra -- (Gülüşmeler)E 100 pagine dopo -- (Risate)
100 sayfa kadar sonra -- (Gülüşmeler)És 100 oldal után -- (Nevetés)
100 sayfa kadar sonra -- (Gülüşmeler)I 100 stron później... (Śmiech)