gülü ile cümle

gülü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O gece, diğer garip seslerle birlikte gülüşen çocuk sesleri de dahil olmak üzere çeşitli sesler duyarlar.入夜后,他们听到更多奇怪的声音,包括小孩的话语声,和不知名物在帐篷两边蹭过的悉簌声。
Fatma Gülüstü Hanım (ö.母羅氏(封太夫人)。
Bir Aşk Dersi ile Bir Yaz Gecesi Gülümsemeleri'nde mizahi bir dille hicvedilirler.隔年以歌曲《明愛暗戀補習社》出道。
Her daim gülümser.언제나 웃고 있다.
Smile İngilizcede gülümseme anlamına gelen sözcüktür.스마일(영어: Smile)은 영어로 미소를 의미하며, 소리 없는 웃음을 뜻한다.
Gitme Gülüm 10. Gönül Dağı“'웃어라 동해야' 10회 연장 확정 ..
Albümün beni de gülümsetmesini istiyorum.넘버 플레이트에는 미소라라고 쓰여 있다.
Bana tuhaf tuhaf gülüyor.절름발이이고 괴상한 웃음소리를 낸다.
Kadının yüzündeki gülümseme, bu ilgiden hoşnut kaldığının işaretidir.그녀의 웃는 얼굴이, 나에게 건강의 약이다.
Hayır hayır. ("Gülümsemesi kaybolur.")웃대이슈 - (전체가 사라졌다.)
"Gülüstani-İrəm", Bakü.웃음 소리는 “보보보보보”.
İstanbul 1989 Gülüşleri Çiçek Kokar.나사말은 8~9월에 꽃을 피는 식물이다.
O, sadece gülümser.라며 웃어댔다.
Rapçi olma hayallerini paylaşıyorlar, birlikte gülüp birlikte ağlıyorlar.그래서 작중인물들과 함께 울고, 함께 웃으면서 소설 속의 삶을 살아가는 것이다.
Sensiz Ben Olamam Sen De Vur Gülüm Duymak İstiyorum (feat.싸울 때도 미소를 잃지 않는다.(단 나서서 싸우진 않는다.)
Gülüş bazen ölüyü bile diriltir masallarda.엄마를 비롯해 모든 가족들의 웃음이자 때로는 눈물인 존재다.
Hareket eden bir maske bile bebekte gülümseme davranışını doğurur.초상화속의 남성은 자신있는 미소를 띄우고 있었고 한복을 입고 있다는 것이었다.
Adam, gülümseyerek sağ tarafa baksa da o yönde oturan kadına bakar gibi görünmemektedir.הדמות מביטה לכיוון ימין ועל פניה חיוך, אולם אין היא מביטה בדמות הנשית שמולה.
Çoğunlukla gülümsemenin nedeni mutluluktur.תחושת שמחה גורמת בדרך כלל לחיוך.
O, sadece gülümser.לפחות מחייכים.
Haydi Gülümse Bi Bakar Mısınız?אתה שואל איה החיוכים?
Tara gülümser...ואנחנו נחייך...
Albümün beni de gülümsetmesini istiyorum.על פני מופיע החיוך הארכאי.
Kahramanın ismi Triboulet'den (Fransızca rigolo yani gülünç sözcüğünden çıkartılan) Rigelotto'ya çevrildi.כך שונה שמו של הגיבן מ"טריבולה" ( Triboulet) ל"ריגולטו" (ריגולו בצרפתית פירושו משעשע).
Adnan Tunalı (Cennet Gülüşlü) Ahmet Karakman (Führer Cevat) Ayben Erman Ayça ?????פיטר פלמינג ובטסי נייגלסן (ארצות הברית ארצות הברית), הודחו בסיבוב השלישי ?? ?? ??
Çünkü "Aşkın Gölgesi" bir şey ifade etmiyor, insanlara gülünç geliyor.כלומר, דבר שכוון להיות לא הומוריסטי, אך מעורר צחוק אצל אנשים.
Kafası kesilmeden önce, kalabalığa döner ve Murron’ı ona gülümserken görür.רגעים לפני שראשו נערף הוא רואה בחיזיון את מרון בקהל, מחייכת אליו.
Bazıları gülüyordu, bazıları da başkaldırı çığlıkları atıyorlardı.חלקן צחקו, בעוד שאחרות צעקו ססמאות מרי.
"Kendi hayatımla ilgili bir film yapacak olsam, filmin sonunda seyirciyi gülümsetmesini isterdim.אם הייתי רואה טלוויזיה בבית, הייתי רוצה לשלוח סרטון".
Dünyadaki en gülünç şeydir o."זה הדבר הקל ביותר בעולם.
Gitme Gülüm 10. Gönül Dağıיצחקי, עמ' 10.
Ece'nin Çorapları Çok Gülünç Yüce Nasıl Kanatlandı?החצאיות שאליהן עברו היו חצאיות הטוטו הרומנטיות הארוכות.
İnsanlar için çok iyi arkadaş ve güldüren, gülünç küçük köpeklerdir.גזע כלבים קטנים, ידידותיים וקלים לאילוף.
Kime gülüyorsun?על מי אתה צוחק?
Kime gülüyorsun?על מי את צוחקת?
Neye gülüyorsun?על מה אתה צוחק?
Neye gülüyorsun?על מה את צוחקת?
Resimdeki kız gülümsüyor.הילדה בתמונה מחייכת.
Sana gülüyorum.אני צוחק עליך.
Sana gülüyorum.אני צוחק עלייך.
Sana gülüyorum.אני צוחקת עליך.
Sana gülüyorum.אני צוחקת עלייך.
Kim gülüyor?מי צוחק?
Tom gülüyor.טום צוחק.
Niçin gülüyorsunuz?מדוע אתם צוחקים?
Niçin gülüyorsunuz?מדוע אתן צוחקות?
Tom gülüyordu.טום צחק.
O zamanlar gözüme çok gülünç görünmüştü, ki bugün de aynı ölçüde gülünç görünüyor.Тогава изглеждаше нелепа за мен, и днес изглежда също толкова лошо.
O, sadece gülümser.Усмихвайте се повече.
Spike gülümser, "Hayır, sevmiyorsun," der, "ama söylediğin için teşekkür ederim."Джаки, където и да си, искам да кажа че те обичам и много ти благодаря“.
Dünyadaki en gülünç şeydir o.Да, да, това е най-комичното нещо в този свят.
Locking bir çeşit gülünç (comical) sokak dansıdır.Спрайт (на английски: Sprite) е рядък вид светкавичен заряд.
Gülümseyen Yemenli bir çocuk.Голям маслинов присмехулник.
Ece'nin Çorapları Çok Gülünç Yüce Nasıl Kanatlandı?Празничното моминско народно облекло било също богато на украса.
Ancak Keloğlan gibi gülünç değildir.Не просто не е толкова забавен колкото книгата.
1870'te üstüne bir rüzgâr gülü eklendi.През 1870 г. е поставен ветропоказател.
Gülünç RabadashДивит Перодръжки
Bana gülümsedi.Усмихна ми се.
Şarkı söylerken o, bana gülümsedi.Той ми се усмихна, докато пееше песен.
Şarkı söylerken o, bana gülümsedi.Той ми се усмихна, докато пееше.

İlgili Sayfalar