gülü ile cümle
gülü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
O sürekli gülüyor.She is always laughing.
Onu gülümsemesini en son ne zaman gördüğümü hatırlamıyorum.I don't remember when the last time I saw her smile was.
Babasının aksine, o hep gülümsüyordu.Unlike his father, he was always smiling.
Neden gülüyor olduğumuzu bilmiyorum.I don't know why we're laughing.
Kim'in gülümsemesi gerçekten güzel.Kim's smile is really nice.
Gülümsemek bizi mutlu edebilir.Smiling can make us happy.
Gülümsemek sizi daha mutlu yapabilir.Smiling can make you happier.
Ara sıra biraz gülümsersen canını yakmaz.It wouldn't hurt if you smiled a little once in a while.
Her zaman gülümsemek yorucu olabilir.Smiling all the time can be exhausting.
Herkes neye gülüyor?What's everybody laughing about?
Bana gülünmesinden nefret ederim.I hate being laughed at.
Bana gülünmesinden hoşlanmam.I don't like being laughed at.
Burada fiyatlar gülünç derecede düşüktür.The prices here are ridiculously low.
Tom'un arkadaşlarının hepsi bana gülüyorlardı.Tom's friends were all laughing at me.
Tom'un güzel bir gülümsemesi vardı.Tom had a nice smile.
Tom'un güzel bir gülüşü vardı.Tom had a nice smile.
O biraz gülünç görünüyordu.That seemed a little ridiculous.
Tom Mary'nin gülümsediğini gördü.Tom saw Mary smile.
Lütfen bana bir gülücük ver.Please give me a smile.
Lütfen bana bir gülücük verin.Please give me a smile.
Tom sık sık gülümser.Tom often smiles.
Tom gülümsedi ve dans etmeye başladı.Tom smiled and started to dance.
Annem onu bir gülümseme ile söyledi.My mother said that with a smile.
Hepimiz onun hakkında gülüyorduk.We were all laughing about that.
Mary cilvelice gülümsedi.Mary smiled demurely.
Tom'un güzel bir gülümsemesi var.Tom has a beautiful smile.
Gülü kırmak isterseniz dikenlerin sıkışmasından korkmayın.Don't fear the stinging of the thorns if you want to break the rose.
Herkes bize gülüyor.Everyone's laughing at us.
Mary bana baktı ve gülümsedi.Mary looked at me and smiled.
O bir gülümsemeyle cevap verdi.He answered with a smile.
Tom'un gülümsemesi kayboldu.Tom's smile vanished.
Tom biraz hoşgörülü bir gülümseme verdi.Tom gave a little indulgent smile.
Tom kafasını kaldırdı ve gülümsedi.Tom raised his head and smiled.
Tom'un böyle güzel bir gülümsemesi var.Tom has such a beautiful smile.
Tom gülümsedi ve şapkasını kaldırdı.Tom smiled and raised his hat.
Tom kafasını salladı ve gülümsedi.Tom shook his head and smiled.
İkimiz de şaşkınlık içinde gülümsedik.We both smiled in amazement.
Bu ifade gülünçtür.This statement is ludicrous.
Bütün dünya gülüyor.The whole world is laughing.
Tom harika bir gülümsemeye sahip.Tom has a really great smile.
Tom'un gülümsemesi odayı aydınlattı.Tom's smile lit up the room.
Tom'un gülümsemesi bulaşıcıydı.Tom's smile was contagious.
O gösteri gülünç.That show is ridiculous.
Tom'un ışıl ışıl bir gülümsemesi vardı.Tom had a radiant smile.
Ben sadece buna gülüp geçtim.I just laughed it off.
Tom buna sadece gülüp geçti.Tom just laughed it off.
O buna sadece gülüp geçti.She just laughed it off.
Bu insanları gülümsetti.It made people smile.
Tom üzüntülü bir şekilde gülümsedi.Tom smiled sadly.
Gülümsemeni görmek hoşuma gidiyor.I like to see you smile.
Tom ve Maria kötü gülüşlerini birlikte uyguladılar.Tom and Maria practiced their evil laughs together.
Tom döndü ve gülümsedi.Tom turned around and smiled.
Onlar her zaman gülüyorlar.They're always laughing.
Diana güldü. Diana konuşmadan önce hep gülüyordu.Diana laughed. Diana always laughed before she spoke.
Tom'a geri gülümsedim.I smiled back at Tom.
Tom'a gülümsedim.I smiled at Tom.
Tom elini salladı ve gülümsedi.Tom waved his hand and smiled.
O kesinlikle gülünç.That's absolutely ridiculous.
Kendimi gülümsemekten alamadım.I couldn't help smiling.
Neredeyse gülümsüyordum.I almost smiled.
İlgili Sayfalar