Ana içeriğe geç
Sözlük

gülüş ile cümle

gülüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Böylelikle biz teslim günü denen icadı geri getirdik. (Gülüşmeler)Поэтому мы вернули инновацию установленных сроков.
Böyle oynamak çok eğlenceli aynı zamanda. (Gülüşmeler)E și atât de distractiv să te joci cu ea.(Râsete)
Böyle oynamak çok eğlenceli aynı zamanda. (Gülüşmeler)Je také docela sranda si s tím jen tak hrát.
Böyle oynamak çok eğlenceli aynı zamanda. (Gülüşmeler)זה גם פשוט יותר מדי כיף לשחק אתו.(צחוק)
Böyle oynamak çok eğlenceli aynı zamanda. (Gülüşmeler)يكفي أن هنالك الكثير من المتعة في اللعب بها أيضا.
Böyle oynamak çok eğlenceli aynı zamanda. (Gülüşmeler)次のが お見せする最後になりますが
Böyle yaşamayı seviyorlar. (Gülüşmeler)Đó là cách chúng tồn tại (Cười)
Bu adam beni kendi oyunumda ezmeyi başardı." (Gülüşler)Ce gars m'a battu à mon propre jeu. " (Rires)
Bu adam beni kendi oyunumda ezmeyi başardı." (Gülüşler)Den här personen har krossat mig på hemmaplan."
Bu adam beni kendi oyunumda ezmeyi başardı." (Gülüşler)Deze kerel pakt me in mijn eigen spel. " (Gelach)
Bu adam beni kendi oyunumda ezmeyi başardı." (Gülüşler)E lui mi ha stracciato al mio stesso gioco." (Risate)
Bu adam beni kendi oyunumda ezmeyi başardı." (Gülüşler)이 사람이 오히려 나에게 가르치고 있네" (웃음)
Bu adam beni kendi oyunumda ezmeyi başardı." (Gülüşler)le spun oamenilor să nu mai arunce mâncarea, iar acest tip m-a bătut cu propriile arme." (Râsete)
Bu adam beni kendi oyunumda ezmeyi başardı." (Gülüşler)(Risas)
Bu adam beni kendi oyunumda ezmeyi başardı." (Gülüşler)Tento chlapík ma porazil v mojej vlastnej hre." (Smiech)
Bu adam beni kendi oyunumda ezmeyi başardı." (Gülüşler)Αυτός ο τύπος με ξεφτιλίζει μέσα στο ίδιο μου το παιχνίδι."
Bu adam beni kendi oyunumda ezmeyi başardı." (Gülüşler)(Смех)
Bu adam beni kendi oyunumda ezmeyi başardı." (Gülüşler)(смях)
Bu adam beni kendi oyunumda ezmeyi başardı." (Gülüşler)והאיש הזה כיסח אותי במשחק שלי." [צחוק]
Bu adam beni kendi oyunumda ezmeyi başardı." (Gülüşler)وهذا الرجل سحقني في لعبتي." (ضحك)
Bu adam beni kendi oyunumda ezmeyi başardı." (Gülüşler)このことから私が学んだのは 私たち人間は
Bu arada bunu, en eski Çarkıfelek oyunu kabul edebilirsiniz. (Gülüşmeler)Bạn có thể xem đây có lẽ như môt trò chơi cố nhất của "Bánh Xe Vận Mệnh."
Bu arada bunu, en eski Çarkıfelek oyunu kabul edebilirsiniz. (Gülüşmeler)Je kan dit zien als misschien wel de oudste versie van het Rad van Fortuin.
Bu arada bunu, en eski Çarkıfelek oyunu kabul edebilirsiniz. (Gülüşmeler)Man könnte dies als quasi die älteste Form eines bekannten Spiels betrachten, dem "Glücksrad".
Bu arada bunu, en eski Çarkıfelek oyunu kabul edebilirsiniz. (Gülüşmeler)Můžete to považovat za možná nejstarší verzi hry kolo štěstí.
Bu arada bunu, en eski Çarkıfelek oyunu kabul edebilirsiniz. (Gülüşmeler)Podem considerar isto como, talvez, o mais antigo jogo da Roda da Fortuna.
Bu arada bunu, en eski Çarkıfelek oyunu kabul edebilirsiniz. (Gülüşmeler)Potreste considerarla probabilmente la più antica partita de 'La Ruota della Fortuna'.
Bu arada bunu, en eski Çarkıfelek oyunu kabul edebilirsiniz. (Gülüşmeler)Tekinthetjük ezt úgy, mint talán a legrégebbi szerencsekerék játékot.
Bu arada bunu, en eski Çarkıfelek oyunu kabul edebilirsiniz. (Gülüşmeler)Vous pouvez considérer ceci comme peut-être le jeu le plus ancien de la Roue de la Fortune.
Bu arada bunu, en eski Çarkıfelek oyunu kabul edebilirsiniz. (Gülüşmeler)Θα μπορούσατε να το θεωρήσετε σαν το πιθανότατα αρχαιότερο παιχνίδι του Τροχού της Τύχης.
Bu arada bunu, en eski Çarkıfelek oyunu kabul edebilirsiniz. (Gülüşmeler)Може да гледате на това като на най-древния вариант на Колелото на Късмета.
Bu arada bunu, en eski Çarkıfelek oyunu kabul edebilirsiniz. (Gülüşmeler)Можете вважати це найдревнішою грою в "Поле Чудес".
Bu arada kuru üst açı. (Gülüşmeler)-τη στεγνή κορυφή- (Γέλια)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Ah, quello comunque era un titolo provvisorio. (Risate)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Apropo, acesta este doar un titlu în lucru. (Râsete)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)C'est juste un titre de travail, soit dit en passant. (Rires)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Das ist übrigens nur der Arbeitstitel. (Lachen)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Det er for øvrigt bare en arbejdstitel. (Latter)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Es un título en progreso, por cierto. (Risas)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Ez amúgy is csak a munkacíme volt. (Nevetés)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Já agora, o título ainda está a ser trabalhado. (Risos)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Judul ini masih sementara. (Tertawa)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)아, 저것은 아직 정해지지 않은 제목입니다. (웃음)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Mimochodem, toto je jen pracovní název. (smích)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Na marginesie, to tylko tytuł roboczy. (Śmiech)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)To je, mimochodom, len pracovný názov. (smiech)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Tussen haakjes, dat is gewoon een werktitel. (Gelach)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Xin chú ý, đây chỉ là minh họa. (Cười)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Εν τω μεταξύ, αυτός είναι απλά προσωρινός τίτλος. (Γέλιο)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)До речі, це була лише робоча назва. (Сміх)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Кстати, это было лишь рабочее название. (Cмех)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Това е само работно заглавие, между другото. (Смях)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)זו רק טיוטת עבודה, דרך אגב. ( הקהל צוחק )
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)بالمناسبة، هذا مجرد عنوان نافع (ضحك)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)(笑) だから懸念があっても 誰かが権利を
Bu aslında oyun geliştirme cemiyeti için biraz şaşırtıcı oldu. (Gülüşme)(Skratt)
Bu babanın taşlarına hakaret mi?) (Gülüşmeler)(Besedilo:
Bu babanın taşlarına hakaret mi?) (Gülüşmeler)Chữ: Điều này xúc phạm đến đá của cha? (Tiếng cười)
Bu babanın taşlarına hakaret mi?) (Gülüşmeler)"Ez sérti az apák köveit?" (Nevetés)
Bu babanın taşlarına hakaret mi?) (Gülüşmeler)(텍스트: 이것 아버지의 돌을 모욕한다?) (웃음)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod